SOSYAL MEDYA

Piyanoyla varolan bir hayat: Işık Ece Tezgel Gönül

Kültür Sanat

Piyanoyla varolan bir hayat: Işık Ece Tezgel Gönül

Sizleri bugün Ankara’da doğup , büyüyen, 7 yıldır da İzmir’de  yaşayan, piyano eğitmeni ve konser piyanisti Işık Ece Tezgel Gönül ile tanıştırmak istiyorum. İlk piyano dersini üç yaşında Kemal Eroğlu’ndan alan sanatçı ile sanat yaşamı ve  gerçekleştirdiği projeler üzerine konuştuk.

 

 

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ankara’da doğdum büyüdüm. İzmir’de 7 yıldır yaşıyorum. Baba tarafım, köklerim İzmir’de aslında. Piyano eğitmeni ve konser piyanistiyim.

Piyano sizin için ne anlam ifade ediyor?
Piyano benim için bir var oluş aslında. Ben onunla var olduğumu hissediyorum. Hayatımda çok  büyük bir yer teşkil ediyor.

Yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Bir çok farklı proje üzerinde çalışmalar yapıyorum. Hepsi birbirinin parçası, bir bütünü oluşturuyorlar. Öğrenciler yetiştiriyorum. Çok özel çocuklarla çalışıyorum. Yetenekli çocuklar bunlar. Festivallere hazırlanıyoruz, sınıf konserleri hazırlıyoruz. Onlarla birlikte sahneye çıkıyoruz. Çocukların desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Onları görünebilir kılmak, onların motivasyonlarını yükseltmek benim için çok önemli. Sınıf öğretmenlerinin çok fazla yapması gereken iş olduğundan, belki de yeteri kadar çocuklar okul gösterilerine çıkamasalar da böyle özel eğitim, ders alan çocukların muhakkak sahneye çıkmaları gerektiğine inanıyorum. Aktif konserler düzenliyorum  benden ders alan öğrencilerim de bunu görüyorlar, beni sahnede görüyorlar bu bana gurur veriyor. Özellikle bu Nisan ve Mayıs aylarında çok yoğun bir resital dönemine giriyorum. Projelerim var onları gerçekleştirmek istiyorum.  Şehir dışında da, İzmir’de de olacak. Yakın zamanda takipte kalırlarsa izleyiciler web adresim www.ecetezgel.com onlarla da paylaşırım tarihlerini. İstanbul, Bursa’ya gideceğim bu sene ilk kez. Ankara’da  da resitallerim olacak.

Projelerinizden bahseder misiniz?

Meslektaşlarımla  Piyano Butik Ofis’te paylaşım seminerleri hazırlıyorum. Onlarla böyle bir beyin fırtınası yapıyoruz ve çok güzel etkileşimler aldım, geri dönüşler aldım. Burada öğrendiklerini sınıflarında uyguluyorlar, öğrencileri ile birlikte çalışıyorlar. Bazı metotlarım var onları da paylaşıyorum. Çünkü Türkiye’de ne yazık ki yok böyle metotlar. Yurtdışından getirtiyorum, onlarla paylaşıyorum, onlar da kullanabiliyorlar bu metotları. Bu seminerler iki gün sürüyor, 4’er saat. İlk gün paylaşımda bulunuyoruz bunlar da aslında sır terapisine giriyor. Yani orada konuşulan her şey,  geçen isimlerin hepsi o seminerde kalıyor. İkinci günde, piyanonun başında uygulamalı bazı teknik çalışmalar yapıyoruz birlikte. Bir diğer çalıştığım alan da uzun zamandır kendimi geliştirdiğim bir konu bu; sanatçılarla uzun veya kısa vadeli olan seanslar eşliğinde hedeflerine yönelik çalışmalar yapıyorum özellikle projelerini gerçekleştirmek istedikleri alanlarda kendine ket vurmuşlar, engel koymuşlar, elimizden geldiğince bunu böyle biraz meditasyon vari bir ortamda, biraz daha bilinçaltı çalışmaları yaparak, örneğin ben uygulayıcısıyım da aynı zamanda, eğitimlerini de aldım; Neurolinguistik programming (NLP)denilen bir teknik var, emotional freedomtechnique (EFT) var. Bunların hepsi gerekli görüldüğü noktalarda tarafımdan kişiler de tercih ederlerse tabi ki uygulanıyor ve dediğim gibi sır terapisi adı altında seanslara devam ediyoruz. Projelerimden bir diğeri de ‘hareketten müziğe’ adlı bir çalışmamız var. Sevgili Ekin Tuğsavul ile birlikte yapıyoruz bunu. Daha çok yetişkin bireylere, öğretmen arkadaşlarımıza, üniversitelerdeki çalışanlara,  farklı alanlardan çalışan bireylerle yaptığımız çok özel, çok  yenilikçi bir çalışma.
Bir müzik kulübümüz var, yine burada gerçekleşecek bu ay. Her ay bir besteciyi konu aldığımız ve müziklerini dinlediğimiz bir kulüp bu. Son olarak sizin kadar profesyonel olmasa  da ben de elimden geldiğince sanatçılarla bir arada olup onlarla etkileşimde olmaktan keyif alıyorum. İlk röportajımı da Fazıl Say ile gerçekleştirdim, buraya İzmir’e resital vermeye geldiğinde. Ardından İdil hanım ile yapacaktım ama çok ufak bir sağlık problemim oldu, gerçekleştiremedim. Yine bu alanda da kendimi geliştirmek istiyorum.

Çok güzel bilgiler aktardınız, bunun için teşekkür ederiz. Bir sanatçı olarak sanatın önemini nasıl vurgularsınız?

Sanatı icra ederek, dahil olarak, onu geliştirerek ,paylaşarak ve halktan biri olarak halkla iç içe geçerek  vurgularım. Yaratarak diye düşünüyorum.

Çocuklara sanatı sevdirmek için neler yapıyorsunuz bu alandaki çalışmalarınızı bizimle paylaşır mısınız?

Festivallere katılıyoruz. Her şeyden önce aktif  piyano çalan bir öğretmenleri var. Bana derse gelen çocuklar benimle iletişime geçtiklerinde de farklı sorular yöneltiyorlar bana, bu çok hoşuma gidiyor. Bestecileri inceliyor,eserlere beraber hazırlanıyoruz. Mümkün olduğunca senfoniye,  operaya öğrencilerimi konserlere götürüyorum.Sanatçıları tanıtmaya özen gösteriyorum.

İzmir’de sanatçıları birleştiren bir platforma ihtiyaç var mı?

Bir topluluk var galiba, İzmir Akdeniz Akademisi ‘nin çıkardığı  Platform dergisi var. Dergiye ben ulaşamadım ama böyle bir platform olmasını çok isterim.Bir araya gelip gerçekten fikir alışverişi yapmak isterim.

İzmir’deki sanat etkinliklerini yeterli buluyor musunuz?

Sezon içinde güzel etkinlikler oluyor,jazz festivali olsun, senfoni ve operadaki etkinlikler olsun, devlet tiyatrolarında veya özel tiyatrolardaki etkinlikler olsun fakat İzmir’de özellikle yaz aylarından itibaren sıcakların da gelmesiyle bir sakinlik oluyor.Ben isterim ki yazında, belki Ağustos ayında değil ama;Temmuz ayında Eylül ayında, okullar açılmadan festivaller düzenlenebilir.Böyle bir dönem olursa iyi olur diye düşünüyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Yaptığınız bu röportajların takip edilmesini isterim. İzleyicilerin desteğine hepimizin ihtiyacı var. Beni  bugünlere getiren annem Refiye Tezgel’e anne karnında bana klasik müzik dinleten, beni sanatla iç içe büyüten rahmetli  babam, Birol Tezgel’e, eşime,ailme, eğitimimde emeği geçen tüm büyüklerime ve öğretmenlerime, katkısı olan herkese teşekkürler. Özellikle İsviçre’de eğitimi tamamlamama destek olan hocam Prof. Karl Andreas Kolly’e çok teşekkür ederim.Ayıca beni dinlemek isteyen müzikseverleri 18 Mayıs’ta ”İspanya Bahçelerinde Geceler” adlı konserime bekliyorum.

Tekrar görüşmek üzere, sevgiyle ve müzikle, sanatla kalın.

Devamını Oku
İlginizi Çekebilir..

Kültür Sanat Kategorisinden Diğer Haberler

YUKARI