İzmir'de kamu emekçileri, yoksulluğa karşı ses yükseltti!
İzmir’de kamu emekçileri derinleşen yoksulluğa karşı bir araya geldi. İktidarın ekonomi politikalarına tepki gösteren emekçiler, “Herkesin durduğu yeri de, hakem heyetinin adına “zam” dediği o utanç rakamlarını da tarih yazdı. Eylemler yaptık, masadaki her rezilliği ifşa ettik” dedi.
ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz yurttaşın sırtındaki maddi yükü her geçen gün daha da arttırmaya devam ediyor.
Kamu emekçileri, bugün İzmir’in Konak İlçesi’nde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) önünde bir araya gelerek yaşadıkları ekonomik sıkıntılara yönelik, “Tükeniyoruz” başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklamasında, iktidarın ekonomi politikalarına, özelleştirme politikalarına, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde emekçilere kulak verilmediğine, TÜİK’in yayımladığı açlık ve yoksulluk rakamlarına, artan vergi oranlarına tepki gösterildi.
Bir araya gelen emekçiler alanda sık sık, “Sarılar, işbirlikçileri geldikleri gibi gidecekler” , “Susma haykır, sefalete hayır” sloganları attı.
Basın açıklamasına; Büro-İş, Eğitim-İş, Enerji-Sen, Genel Sağlık-İş, Güvenlik-İş, Maliye-İş, Ulaşım-İş, Tarım Orman-İş, Tüm Yerel-Sen, Ulaşım Memur-Sen katıldı.
Açıklamayı emekçiler adına, Birleşik Kamu Sen İzmir İl Başkanı Barış Düdü okudu.

“NEDEN İŞYERLERİMİZDE DEĞİLİZ?”
Basın açıklamasına şu ifadelere yer verildi:
“Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar olarak; AKP iktidarının emekçiyi yoksullaştıran, sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük üçüncü kamu emekçileri konfederasyonu Birleşik Kamu-İş olarak işyerlerimizde değil meydanlardayız.
Neden işyerlerimizde değil meydanlardayız? Adına Toplu Sözleşme dedikleri rezil tiyatroda emeğimizin hakkını gasp edenler, şimdi biz emekçilerin durumunu gözetmeden bütçe yaptıkları için tükeniyoruz.”
“ÜLKEMİZ ÜRETMEDEN TÜKETEN BİR HALE GELDİ”
Nasıl bir yoksulluk sarmalına atıldığımızı, göz göre göre nasıl nefes alamaz hale getirildiğimizi doğruca anlatabilmek için yakın geçmişe bir bakalım:
Halk olarak içine düştüğümüz ağır ekonomik krizin temelleri mevcut iktidar tarafından atıldı. Özelleştirme eliyle Cumhuriyet yadigârı olan fabrikalar, sadece arsalarının bedeli kadar düşük fiyatlara yandaşlara peşkeş çekildi. Ülkemiz üretmeden tüketen bir ülke haline getirildi.
“ÜRETEN YURTTAŞLAR, EN ÇOK VERGİ VERİP EN AZ ÜCRETİ ALIR HALE GELDİ”
“Dolarla mı maaş alıyorsunuz, size ne dolardan” denirken ülkede toplu iğne almak için bile dolar kuru takip edilir hale geldi. Üstüne bir de “faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi, kabul gören tüm ekonomi doktrinleriyle çelişen bir zihniyetle yıllardır sürdürülen ısrar; yoksulun daha yoksul, zenginin daha zengin olduğu, orta sınıfın yok edildiği bu karanlık ekonomik iklimi yarattı.
Ülkede asgari ücret genel ücret haline getirildi. Asgari ücret ve onun sadece biraz üstünde maaş alanlar, kayıtlı istihdamın yüzde 70’ine ulaştı. Yani ülkenin çalışan, üreten yurttaşları en çok vergiyi verip en az ücreti alır hale geldi.
“HAKEM HEYETİNİN ZAM DEDİĞİ UTANÇ RAKAMLARI TARİH YAZDI”
Bu yıl, üçüncü büyük kamu emekçileri konfederasyonu olarak bizim de bulunduğumuz Toplu Sözleşme masasında, ortadaki ağır tabloyla zerre uyuşmayan, adeta hakaret niteliğindeki zam tekliflerini ifşa ettik. Diğer konfederasyonlara, “Yapısı belli ve hükümetin noteri gibi çalışan hakem heyetine gidip bu hakaret zamlarını meşrulaştırmayın” dedik.
Sonuçta ne yazık ki dediğimiz gibi oldu. Herkesin durduğu yeri de, hakem heyetinin adına “zam” dediği o utanç rakamlarını da tarih yazdı. Eylemler yaptık, masadaki her rezilliği ifşa ettik.
O masada verilmeyen ancak ufak kanun değişiklikleriyle kamu emekçisine sağlanabilecek birçok hak için raporlar hazırladık. Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilere bu çalışmalarımızı sunarak, “Basit kanun değişiklikleriyle kamu emekçisinin içine düştüğü bu darboğazı biraz olsun rahatlatabilirsiniz” dedik.
“BU DAHA DA REZİL VE SEFİL GÜNLERİN AYAK SESİDİR”
Düzenli olarak, TÜİK’in hayal âleminden bildirdiği rakamların aksine çalışmalar yaparak açlık ve yoksulluk sınırının ulaştığı boyutu ortaya koyduk. Bu gerçekleri yetkililere duyurmaya çalıştık.
Bakın; Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR’a göre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 liradır. Bu; kamu emekçilerinin ezici çoğunluğunun yoksulluk sınırının çok altında yaşadığı, alım gücünün her geçen gün eridiği ve açlık sınırına hızla yaklaştığı anlamına gelmektedir.
Bu, daha da rezil ve sefil günlerin ayak sesleridir. Birileri kendi yarattığı krizin faturasını utanmadan emekçilere ödetmeye çalışmaktadır.
Toplu sözleşme masasında memurun haline kulak vermediler. Asgari ücretin belirleneceği masada işçi bile yok. Şimdi de halktan alınan vergilerle oluşan bütçeyi, emekçileri ve halkı görmezden gelerek şekillendiriyorlar. Bu pişkinliğe artık yeter diyoruz!
Bakın; üst düzey kamu yöneticilerine vicdanlara sığmayan bir seyyanen zam önerdiler. Ağır tepki verdik, bunun nasıl bir rezillik ve adaletsizlik olduğunu her yerde anlattık. Bir iyileştirme yapılacaksa bunun tüm kamu emekçilerini kapsaması gerektiğini, aksi halde gelir adaletsizliğinin daha da büyüyeceğini söyledik.
Sonrasında hemen geri adım attılar. Oysa söz konusu iyileştirmeyi tüm kamu emekçilerine yaymak, bir kez olsun emekten yana tavır almak mümkündü.
“BÜTÇE HAZIRLANIRKEN AYNI DÜŞMANLIĞI GÖRÜYORUZ”
Şimdi bütçe hazırlanırken de aynı emek düşmanlığını görüyoruz.
Bütçede hak yok, halk yok, işçi sınıfı yok, matematik yok, vicdan yok…
Sermaye var, yandaşların çıkarları var, zenginin ağzına çalınan parmak parmak ballar var.
Bütçenin yükü dolaylı vergilerle yoksulluktan beli bükülmüş emekçilerin ve açlık sınırının altına itilmiş emeklilerin sırtına bindirilirken, kamu kaynakları sermaye gruplarına aktarılıyor. Sosyal devlet ilkesi yok sayılıyor.
En zenginler kamu teşvikleri ve vergi aflarıyla korunurken, halk yine en çok vergiyi ödeyip en az hizmeti alıyor.
Oysa halkın vergileri şirketlerin kâr hanesine değil, yurttaşların ihtiyaçlarına ayrılmalıdır. Bütçe halkın ortak kaynağıdır ve en büyük pay emekçilere, emeklilere, gençlere, engellilere ve yoksul halkımıza ayrılmalıdır.
Bütçe, ekonomi gemisinin rotasıdır. Rotası adil ve bilimsel belirlenmeyen bu geminin daha derin krizlere sürüklenmesi kaçınılmazdır.
EMEKÇİLER TALEPLERİNİ SIRALADILAR!
Biz emekçiler olarak buna razı değiliz.
Artık yeter, yaşayamıyoruz diyoruz.
Sorumlusu olmadığımız bu krizin faturasını ödemeyi reddediyoruz.
İnsanca çalışma koşulları ve insanlık onuruna yaraşır ücretler istiyoruz ve alacağız.
Yoksulluk sınırının üstünde maaş İSTİYORUZ!
Seyyanen zammın emekçi ve emeklilerin tamamına verilmesini İSTİYORUZ!
Yan ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmasını İSTİYORUZ!
Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesini İSTİYORUZ!
Enflasyon farkının aylık ödenmesini İSTİYORUZ!
Yılda 4 ikramiye İSTİYORUZ!
Kira yardımı İSTİYORUZ!
Kamu emekçisinin umudu olan Birleşik Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Bu iş bırakma eylemi bir uyarıdır. Gasp edilen haklar teslim edilmedikçe, üretimden gelen gücümüzü kullanmaya ve demokratik mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz.
Nasıl belirlendiği belli olmayan gerçek dışı enflasyon rakamlarını, krizin faturasının emekçilere kesilmesini ve milli gelirden almamız gereken payın gasp edilmesini kabul etmiyoruz"
OZAN ÇAĞDAŞ'TAN EMEKÇİLERE DESTEK!
Basın açıklamasının ardından Çağdaş isimli bir halk ozanı, ülkedeki yoksulluğa dikkat çektiği bir şiiri okudu.
Şiirde şu ifadeler yer aldı:
Dilsizlerin sağırların yurdunda yaşamak perişan olmuş gidiyor.
Fakirle fukura geçim derdinde, yoksulluk başını almış gidiyor.
Pazarın yolunu bulamaz olduk, zemzemin yanına varamaz olduk.
Meyvenin fiyatını soramaz olduk, cüzdanlar tam takır olmuş gidiyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Gümrükçü'nün 'elitler gitti' çıkışına, Volkan Gürboğa'dan...
Gerçekleştirdiği basın açıklamasında "Elitler gitmiştir, emekçiler burada CHP'ye sahip çıkmaya...
Dünya Kupası finalinin hakemi açıklandı
2026 FIFA Dünya Kupası finalinde düdük çalacak hakem belli oldu. İspanya ile Arjantin arasında...
Motorine dev zam! İşte güncel fiyatlar...
Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve petrol stoklarındaki azalma, akaryakıt fiyatlarını yeniden...
Ekonomi Haberleri
TümüGersan Elektrik ABD pazarında!
Gersan Elektrik Ticaret ve Sanayi, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında önemli bir adım...
Kadın işsizliği 2005'ten bu yana en düşük seviyede!
Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda işsizlik oranı, haziranda yüzde 9,8'e yükselerek...
İmzalar atıldı: A101'in sahibi CarrefourSA'yı satın aldı!
Aydın Grup bünyesindeki Yeni Mağazacılık, CarrefourSA'nın kontrol hisselerini devralarak...
İzmir turizminin 6 aylık bilançosunda düşüş yaşandı!
İzmir, 2026 yılının ilk altı ayında 583 bin yabancı ziyaretçiyi misafir etti. Ancak kent, geçen...
Vestel'den kritik adım: 500 milyon dolarlık borç için...
Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık borç yeniden yapılandırma sürecinde kritik bir aşamaya...
Zeytin ve zeytinyağı ihracatçıları finansmanda kolaylık...
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), ihracatçıların finansmana erişimini...
Motorine dev zam! İşte güncel fiyatlar...
Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve petrol stoklarındaki azalma, akaryakıt fiyatlarını yeniden...
Merkez Bankası, faiz oranını açıkladı!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir...
Egeli yaş meyve sebze sektörü ihracatını 572 milyon...
Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran...
Benzin fiyatları 70 TL'ye yaklaştı: İşte güncel fiyatlar...
Benzinin litresine ortalama 1 lira 29 kuruş zam yapıldı. Zamlı fiyatlar bugün itibarıyla pompaya...
Benzine bir zam daha: Pompaya yansıyacak
Akaryakıt fiyatlarında yeni artış kapıda. Benzinin litre fiyatına bu gece yarısından itibaren...
DTO'da gündem, Alsancak Limanı: Yeni dönem 1 Ağustos'ta...
Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi'nin Temmuz ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi....
