BIST 100 11.165,44 %0,13 Altın 6.450,91 ₺/gr %1,03 Bitcoin $79.976 %1,76 Dolar 49,84 ₺ %0,00 Euro 55,66 ₺ %0,14 Sterlin 66,51 ₺ %0,11 Gümüş 84,66 ₺/gr %2,15 Ethereum $2.317,82 %2,18 İsviçre Frangı 60,22 ₺ %0,03 Kanada Doları 35,63 ₺ %0,02 Avustralya Doları 35,09 ₺ %0,21 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,28 ₺ %0,00 BAE Dirhemi 13,58 ₺ %0,01 Rus Rublesi 0,62 ₺ %0,08 Çin Yuanı 7,49 ₺ %0,04
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Güncel Fatih Altaylı davasında gerekçeli karar açıklandı

Fatih Altaylı davasında gerekçeli karar açıklandı

Gazeteci Fatih Altaylı'ya "Cumhurbaşkanı'nı tehdit" suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Kararda, ifade ve basın özgürlüğünün de diğer temel hak ve özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmadığı belirtildi.

0Yorumlar
Fatih Altaylı davasında gerekçeli karar açıklandı

Fatih Altaylı'ya 26 Kasım'da yargılandığı dava kapsamında "Cumhurbaşkanı'na yönelik tehdit" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmiş ve Altaylı'nın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında; Altaylı'nın, YouTube kanalındaki söylemleriyle, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın suikasta kurban gidebileceği veya öldürüleceği yönünde tehditte bulunduğu belirtildi.

Sunucu tarafından sorulan sorular ve sanık tarafından verilen cevaplar incelendiğinde Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin değerlendirmeler olduğu belirtilen kararda, "Sanığın söz konusu video içeriğini uluslararası bir platform olan ve ülkemizde de erişim olan Youtube isimli uygulama üzerinden herkese açık bir şekilde paylaştığı ve paylaştığı kanalın abonesinin bir milyonun üzerinde olduğu, söz konusu video içeriğinin yüzbinlerce izlendiği nazara alındığında sanığın söz konusu tehdit söylemini iletme kastına haiz olduğu, sübut bulmuştur." ifadeleri kullanıldı.

Mahkemenin kararında, sanığın gazeteci olduğu ve iddianameye konu söylemlerinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı yönündeki savunmalara ilişkin yapılan değerlendirmede, "basın özgürlüğü" kavramının içeriği ve hukuka uygunluk nedenlerine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Şubat 2007'deki kararına değinildi.

Haber verme hakkının hukuka uygun biçimde kullanılabilmesi için gereken ölçütlerin dört başlık altında toplandığı ifade edilen kararda, bu ölçütlerin "haber gerçek olmalı, güncel olmalı, haberin verilmesinde kamu yararı bulunmalı, haberin veriliş biçimi ile özü arasında düşünsel bir bağ bulunmalıdır." şeklinde sıralandığı bildirildi.

İfade ve basın özgürlüğünün de diğer temel hak ve özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmadığı kaydedilen kararda, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10/2. maddesi olmak üzere uluslararası ve ulusal mevzuatta ifade ve basın özgürlüğünün sınırlanmasının düzenlendiği vurgulandı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), ulusal makamların bu takdir yetkisini AİHS'nin 10. maddesiyle bağdaşır şekilde kullanıp kullanmadıklarını, önüne gelen davalar aracılığıyla denetlediği anımsatılan kararda, "O halde, ulusal makamlar, ifade özgürlüğünün sınırlanması ile ilgili takdir yetkilerini kullanırken, 'Sınırlamanın kanunda öngörülüp öngörülmediği, açıkça tanımlanıp tanımlanmadığı, sınırlamanın AİHS'nin 10/2. maddesinde yazılı veya yasada öngörülen meşru amaçlara uygun olup olmadığı, sınırlamanın çağdaş demokratik toplumun gereklerine uygun olup olmadığı, sınırlamada aşırıya gidilmemesi, orantılı ve ölçülü olunması' hususlarını gözetmek zorundadırlar." ifadeleri kullanıldı.

Kararda, "meşru amaç" deyiminden, genellikle sözleşmenin 10/2. maddesinde yazılı kamu güvenliği, toplumsal ahlak ve ülkelerin yasalarında mevcut sair durumların kastedildiği ifade edildi. "Çağdaş demokratik toplumun gerekleri" tanımı ile anlatılmaya çalışılanın ise topluma sunulan, sınırlanmaması, kınanmaması, özgür bırakılması gereken ifadenin veya haberin, toplumun ilgisini çeken, güncel ve kamunun yararını güden bir tartışmayı içermesi ile halkı kin ve düşmanlığa sevk etmemesi, şiddete teşvik etmemesi, nefret veya ayrımcılık içermemesi, suçu ve suçluyu övmemesi, terör veya ayrılıkçı hareketleri övmemesi, meşrulaştırıp yüceltmemesi, başkalarının kişilik haklarını, onur, şeref ve saygınlığını, hakaret, sövme veya benzer yollarla zedelememesi gibi gereklilikler olduğuna işaret edildi.

“BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞİL”

Her ne kadar doktrinde bu konuda üye devletlerin aynı ölçüleri benimsemeleri gerektiği savunulmakta ise de değer yargılarının ülkeden ülkeye değiştiği kaydedilen kararda, şunlar kaydedildi:

"Çağdaş ülkelerin çoğunda, iftira, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik olan ifadeler, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemekte, suç sayılmak suretiyle cezalandırılmaktadırlar. Toplumun ve insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek, doğru ve gerçeğe uygun bilgiler ile donatmak, yaşanan sorun, olay ve oluşumlar hakkında kamuoyunu nesnel bir biçimde aydınlatmak, düşünmeye yönlendirici tartışmalar açmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu suretle denetlemek durumunda olan basının sahip olduğu hakkı hukuka uygun bir biçimde kullandığının kabulü için, açıklama, eleştiri ve değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bağ bulunması, açıklamada küçültücü sözlerin kullanılmaması gerekmektedir."

Kararda, sanığın söylemlerinin hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik olan ifadeler kapsamında kaldığına dikkati çekildi. Sanığın söylemlerinin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyeceği, topluma sunulan, sınırlanmaması, kınanmaması, özgür bırakılması gereken ifadenin veya haberin, toplumun ilgisini çeken, güncel ve kamunun yararını güden bir tartışmayı içermesi ile halkı kin ve düşmanlığa sevk etmemesi, şiddete teşvik etmemesi, nefret veya ayrımcılık içermemesi, suçu ve suçluyu övmemesi, terör veya ayrılıkçı hareketleri övmemesi, meşrulaştırıp yüceltmemesi, başkalarının kişilik haklarını, onur, şeref ve saygınlığını, hakaret, sövme veya benzer yollarla zedelememesi gibi ilkelere uymadığı, ifadelerinin şiddete teşvik edici nitelikte olduğu dikkate alınarak, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığının anlaşıldığı söylendi.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Güncel Haberleri

Tümü

Sinem Dedetaş, ev hapsiyle tahliye edildi!

Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine...

10 saat önce

İzmir Barosu'ndan '29 Ekim' mesaisi: Cumhuriyet hepimizin...

Cumhuriyetimizin 103. yılı dolayısıyla düzenlenen Cumhuriyet kortejinin ardından konuşan İzmir...

10 saat önce

İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon...

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Bengi Atak, İzmir depreminin altıncı yılında yapı...

16 saat önce

İzmir'de Cumhuriyet Bayramı coşkusu gün boyu sürecek

İzmir'de Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü, 29 Ekim'de düzenlenecek törenler, geçit yürüyüşü, fener...

17 saat önce

İzmir Metrosu’nu Cumhuriyet coşkusu sardı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin kültür-sanat yaşamına kazandırılan Smyrna...

19 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump Arasında Kritik Görüşme:...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'la telefonda görüştü. İletişim...

19 saat önce

İspanya’daki Tren Faciasında Hayatını Kaybeden Türk...

İspanya’nın Toledo kenti yakınlarında iki hızlı trenin çarpışması sonucu 64 kişinin hayatını...

1 gün önce

Başkan Tugay'dan Bakan Çiftçi'ye ziyaret!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yi ziyaret etti....

1 gün önce

Bakan Kurum ile Başkan Yavaş görüşme gerçekleştirdi!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği...

1 gün önce

RTÜK'ten Sözcü TV ve Koza TV'ye ceza!

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayınlarında tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine...

1 gün önce

İzmir’de 29 Ekim'de trafik kısıtlaması ve park yasağı

İzmir’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları nedeniyle Atatürk Caddesi’nin (1. Kordon)...

1 gün önce

Torbalı’da 60’tan fazla parsel askıya çıktı

İzmir’in Torbalı ilçesi Karakuyu Mahallesi’nde, tapu kayıtlarında büyük bölümü zeytinlik, tarla...

1 gün önce