BIST 100 14.350,34 %1,04 Altın 7.181,41 ₺/gr %0,13 Bitcoin $79.139 %1,07 Dolar 48,11 ₺ %0,05 Euro 56,14 ₺ %0,04 Sterlin 65,63 ₺ %0,08 Gümüş 105,37 ₺/gr %1,17 Ethereum $2.479,25 %0,50 İsviçre Frangı 59,94 ₺ %0,03 Kanada Doları 34,72 ₺ %0,05 Avustralya Doları 34,42 ₺ %0,12 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 12,81 ₺ %0,05 BAE Dirhemi 13,10 ₺ %0,06 Rus Rublesi 0,57 ₺ %1,40 Çin Yuanı 7,16 ₺ %0,08
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Güncel Madencilerin Ankara direnişinde 16’ncı gün: Bakanlıkla gö...

Madencilerin Ankara direnişinde 16’ncı gün: Bakanlıkla görüşme başladı

Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki madenlerde aylardır ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için Ankara'ya gelen işçilerin eylemi 16'ncı gününde de devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplanan madencilerden oluşan bir heyet, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tarcan ile görüşecek.

Madencilerin Ankara direnişinde 16’ncı gün: Bakanlıkla görüşme başladı

Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki maden işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi, ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve sigorta alacakları için başlattıkları hak mücadelesi devam ediyor.

Cumhuriyet'in haberine göre, Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madencilerin Ankara’da yürüttüğü eylem 16’ncı gününe ulaştı.

PATRONUN EVİNİN ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

Ailalelerinin de destek verdiği madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı öncesinde holding patronu Sebahattin Yıldız'ın adresine gitti. Yıldız'ın tebligat almamak için boş bir adresi gösterdiğini öne süren 15 yıllık Doruk Madencilik işçisi Kamil Tanrısever, duruma tepki göstererek, "Ev adresi boş, sadece güvenliği var. Evrakları almak için boş adresi kiralayıp tutmuş ama kendisi yok. Biz bunun arkasından koşmak zorunda mıyız?" dedi.

BAKANLIK İLE GÖRÜŞME BAŞLADI

Patronun adresindeki açıklamanın ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne geçen işçiler, baretlerini yere vurarak tepkilerini dile getirdi. 16 gündür süren direnişte ilk kez resmi bir temas sağlandı. Aralarında 4 madenci, bir avukat ve bir sendika yöneticisinin bulunduğu heyet, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tarcan ile görüşmeye girdi.

SİYASİLERDEN MADENCİLERE DESTEK

Madencilerin Bakanlık önündeki eylemine siyasi partilerden de destek geldi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş'ın, maden işçilerine destek vermek amacıyla eylem alanına geldi.

AKSU: "ŞU ANA KADAR BİR ÇÖZÜM İRADESİ GÖREMEDİK"

Özgür Özel'den önce Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu süreci hatırlatan bir konuşma yaptı ve şunları söyledi:

"6 kez gözaltına alındık. 10 gündür bakanlığın önündeyiz. Bu kapılar bugüne kadar kapalıydı. Şimdi içeride 5 arkadaşımız var. Prosedürel bir görüşme mi çözüm için mi bilemiyoruz. Şu ana kadar bir çözüm iradesi göremedik. Bugün çözüm bekliyoruz. Çözüm için cumhurbaşkanlığı ile görüşme konusunda da bir irade göstereceğiz."

Özgür Özel ise şöyle konuştu:

 “Değerli arkadaşlar, hepinize merhaba. Öncelikle burada maden işçilerinin ve ailelerinin göstermiş oldukları direnişe, mücadeleye ilgi gösteren ve onların sesini tüm Türkiye’ye duyuran basın mensubu arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Bugün bu Yıldızlar SSS Holding’den alacaklı olan maden işçilerinin mücadelesine bir kez daha destek olmak için veya bir başka deyişle onlara verilen sözler tutulmadığı için bir kez daha haklarını aramak üzere buraya geldiklerinde onlarla dayanışma içinde olmak için buradayız” dedi. Özel, şunları söyledi: 

“VERİLEN SÖZLER TUTULMUYOR”

“Tabii eylem iki haftayı geçen bir süredir devam ediyor. Milletvekillerimiz, Genel Başkan yardımcılarımız, Parti Meclisi üyelerimiz, yerel yönetimlerden arkadaşlarımız sürekli arkadaşlarımızla iletişim halindeler. Bugün bir kez daha aileler, eşler, çocuklar buraya geldiler. Aynı 23 Nisan gününde olduğu gibi, temmuz ayı içerisinde olduğu gibi bir kez daha davet ettiler ve biz de buraya geldik. Bakanlığın önünde onlara destek olmaya geldik. Geçen sefer olduğu gibi siyasetin ilgisinin yoğunlaştığı, basının ilgisinin yoğunlaştığı günlerde bir görüşme kapısı aralanıyor. Artık bu gelenekselleşti. Ama daha sonra tam sözler veriliyor… Bu insanlar ne yapsın? Günlerce burada yalınayak, başı kabak, tek başına parklarda, taşların üstünde yatmak, üç günde bir nezarethaneye atılmak, iki gece nezarethanede kalmak karşılığında devlet bir söz verince inanıp dönüyorlar. Sonra o söz de tutulmuyor. Bu defalarca böyle sürdü. Tabii geçen sefer şunu söyleyelim. Bağımsız Maden-İş’in mücadelesi, madenci arkadaşların, ailelerin mücadelesi sonucunda bu Yıldızlar SSS Holding’ten geçmişe dönük alacakların tahsil edilmesi bir gerçekliktir ve büyük bir başarıdır. Yani buradan şunu herkes görsün. Bu mücadelelerin sonucunda çoktan hak edilmiş olan alacakların bir şekilde önemli bir miktarı tahsil edildi. Ama ne zaman kameralar buradan uzaklaşıyor, bizler uzaklaşıyoruz; o gün mutabakata varılıyor ‘Bakanlık müfettişlerinin belirlediği alacaklar da ödenecek’ diye. Aylarca ücretsiz izne çıkarılmış, fazla mesailer ödenmemiş, birtakım tazminatlar ödenmemiş birçok hak var. Onlar çıkıyor, ‘Nasılsa gitti bunlar, bir daha toplanamazlar’ diye bu kötü akıl, kötü zihniyet, haramzade zihniyet yine madencinin alın terinin, evladının lokmasının peşine düşüyor, onu ödememeye gayret ediyor. Onlar da ısrarla ve inatla haklarını almak için bir kez daha geldiler. Bugünkü durum mayıs ayında ve temmuz ayında yapılan mücadelenin başarısız olmasından değil, başarıya ulaşmasından ama devamında verilen sözler gereği bütün alacakların tam olarak ödenmemesinden. Ayrıca bu mücadele Doruk Madencilik’teki başarı, bu şirketin diğer hakkını yediği işçilere de ilham oluyor. Onlar da diyorlar ki ‘Doğru bir sendikal örgütlenme ve mücadeleyle biz de hakkımızı alabiliriz.’ Onlar da burada bu mücadeleyi veriyorlar.” 

“KAYYIMI ATAYIN, BAKIN ÖDEMİYORLAR MI?”

“Buradan şunu ifade etmek isterim. Görüyorsunuz bir anda bir sektörün tamamına kayyım atıyorlar, bir anda bir sektörün tamamına el koyuyorlar, bir anda bir şirkete gidiyorlar ve el koyuyorlar, kamulaştırıyorlar. ‘Efendim nedir?’ ‘Şöyle, şöyle, şöyle iddialar var.’ Kardeşim burada iddia, middia yok; burada somut bir gerçek var. Kul hakkı yemek var, alın teri sömürüsü var, apaçık emek hırsızlığı var. Öyle zırt pırt her şeye kayyım atanlar, şirkete el koyanlar, ‘Şirketi kamulaştırırız’ diye hamle yapıp bir haftaya anlaşıp geri adım atanlar; haydi bu Yıldızlar SSS Holding’e de atayın bir tane kayyım da işçilerin bütün borçlarını ödesin. Gerekiyorsa kamulaştırın. Nasıl ki bunlar anayasaya göre yapmamaları gereken bir işi yapıp madencilik yapıyorlar. Madenler aslında bu insanların. Deyin ki ‘Bu parayı bu akşamüstüne kadar ödemezsen yarın öğlen sana işletme kayyımı atıyorum, borçları biz ödeyeceğiz.’ Görün bakalım ödüyorlar mı, ödemiyorlar mı? Öyle mahkemeye düşenlerin malına çöküp, iftira atınca geri verip, ‘Doğru ifade verince bir daha el koyarız’ tehdidini böyle son derece esnek bir şekilde yapanlar; gücünüz herkese yetiyor da gücünüz bu Yıldızlar SSS Holding’e niye yetmiyor sizin?” 

“MİLLETİMİZ DE HAKLI MÜCADELEYE DESTEK VERİYOR”

“Nedir bu insanların sizden çektiği? Yazın ortasında burada bir sürü çocuk var. Bunların yazın dinlenmeleri, tatil yapmaları gerekirken babalarının peşinde, babalarının hakkını almayı buraya gelmişler. Eşler perişan. O yüzden bir kez daha uyarıyoruz. Bundan sonraki süreçte umarım içeride sorun çözülür. Beş arkadaşımız; Sayın Bağımsız Maden-İş’in Başkanı Gökay Başkan ve ekibi sonuç alırlar ya da Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen sözler veya o konuda diyalog kanalının açık tutulmasını yönelik gayretler sonuç verir. Arkadaşlar hakkını alsalar, kimsenin yani ne bu gazetecilerin, ne bu siyasetçilerin, ne bu emekçilerin; Bakanlık önünde kaldırımda güneşin altında hiçbirimizin bir işi yok. Hepimiz işimize, gücümüze bakacağız. Milletimiz bu haklı mücadeleye destek veriyor. Ama gözler başka tarafa çevrildiğinde yine sözler tutulmuyor. Bunun için arkadaşlarımızla dayanışma göstermek üzere buradayız. Ayrıca Türkiye’deki bütün işçilere, ‘Hakkımı alamıyorum, emeğim sömürülüyor, hakkım kadar maaş alamıyorum, eziliyorum’ diyen herkese söylüyoruz. En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir. Tabii ben böyle dedim diye en kötü sendikaya da değil, iyi ve mücadele eden sendikalara üye olun. İşçinin işçiden başka dostu yoktur. İşçiler gerçek anlamda sendikacılık yapan bir sendikal mücadele verenlerin etrafında toplanırlarsa, önlerinde durabilecek hiçbir güç yoktur. Bunu bir kez daha ifade ediyorum. Burada Yıldızlar SSS Holding bünyesinde çalışıp, Bağımsız Maden-İş bünyesinde sendikal mücadele veren tüm emekçi kardeşlerimin huzurunda, onların şahsında Türkiye işçi sınıfını saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

“BAŞKANLARA ‘PARDON’ DEDİLER”

YENİ Parti lideri Özel, basın mensuplarınca Aziz İhsan Aktaş davası’nda verilen kararların sorulması üzerine şunları söyledi:

“Arkadaşlar devletin, devlet gibi değil de son derece böyle sanki kötülük yapmak, pazarlık yapmak, birilerinin işine geleni yapmak, işine gelmediğini yapmamak üzere olgulaştırılmış bir canavara dönüştüğü bir noktadayız. Arkadaşlar eğri oturup doğru konuşalım. Bütün vatandaşlarımıza ifade ediyorum. Örneğin en çok ceza alan Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat. 60’a yakın eylemden suçlanıyor değil mi arkadaşlar? Bu eylemlerin 56 tanesinden beraat ediyor. 1 yıl 8 aydır o 60 eylemin hepsi gerçekmiş gibi haber yapıp konuşuluyor. Sonra bu eylemlerin 56’sından ‘Pardon. Bu konuda hiçbir suç yok. Beraat ettin’ deniyor. Geri kalan dört eylemden de üst sınıra çok yakın yerlerden ceza verilip, yüksek cezalarla içeride tutuluyor. Sebep ne? Sebep şu arkadaşlar. Aziz İhsan Aktaş diye birisine ‘Sen suç örgütü liderisin’ dediler. ‘Bunlar da senin suç örgütün’ dediler. Bu yüzden suç örgütü soruşturması olduğu için, örneğin Adana’da ya da Adıyaman’da ya da başka şehirlerde olan insanlar örgüt soruşturması denilip İstanbul’a getirildiler. Bir yıl sekiz ay yatan var, 10 ay yatan var, yedi ay yatan var. Silivri zindanında yattılar. Bir yıl sekiz aydır yatan üç kişi yatmaya da devam ediyor. Sonra dediler ki ‘Aziz İhsan Aktaş diye bir suç örgütü yokmuş.’ Bakın ‘örgüt’ deyince başka şehirdeki insanları yetkisiz mahkemelerin olduğu başka şehirlere getirmek mümkün oluyor. Örgüt olduğu için örneğin ayda 60 dakika yakınlarıyla görüntülü görüşemediler. Örgüt olduğu için kütüphane hakkından, havalandırma hakkına, yakınlarıyla görüşme hakkına kadar hakları kısıtlandı. Dün ‘Örgüt yokmuş, çünkü biz Aziz İhsan Aktaş’ı tutuklayamayız.’ ‘Örgüt’ derse alınan bütün cezaların toplamını o da alacak. ‘Örgüt yok. Aziz Bey’e güle güle.’ Aziz İhsan Aktaş’la Rıza Akpolat’ın ilişkilendirildiği hiçbir eyleme ceza yok. Onun olmadığı, buldukları üç - dört eyleme en üst sınırdan ceza vererek; birine 20 yıl, birine sekiz yıl ceza verilip içeride tutulmaya devam edilen bir iş var.”

“ARKADAŞLARIMIZI ŞEKLEN SUÇLU GÖSTERİYORLAR”

“Şimdi buradan şunu söylemek isterim. Bir yandan da Silivri’de duruşmalar görülüyor. Bazı gazeteci arkadaşlar Silivri duruşmasını izliyorlar. Bütün iddiaları gerçekmiş gibi vaktiyle üstünde tepindiler. İddianame çıkınca hiç köşelerine yazmadılar. Hani ya parkelerin altından dolar çıkacaktı, hani ya para kasalarının görüntüleri olacaktı hani ya bavul bavul para taşınıyordu hani ya binlerce telefon, yüzlerce daire verilmişti. Hiç bunları sormadılar. ‘Bu yalanları kim attı?’ demediler. Sonra da 15 tane itirafçı helallik istedi, özür diledi, ‘Yalan konuştum’ dedi. Bunlar haber yapmadılar. Sonra geçen hafta bir itirafçı çıkıp attığı iftirada mahkemede cayınca, karar gününü bile beklemeden acil lafın arasına girip, ilk kez oluyor yargı tarihinde, araya girip ‘Tutuklayın bunu’ dediler ki hepsi teker teker çözülüp bundan sonrakiler de yapmasın diye. O kişiden sonrakiler attıkları iftirada caydıklarında daha doğrusu mahkeme, ‘At buraya imzayı çık dışarı.’ Doğrusunu söylemeye kalktığında yeniden tutuklama sopasını görünce, beyanlarını tekrar edince, şimdi köşelerine yazıyorlar ki ‘Efendim bakın gördünüz mü, yüzüne karşı söyledi.’ Kardeşim 1,5 - 2 yıldır söyledikleriniz dökülürken birini haber yapma, şimdi Türkiye’nin en önemli geçmiş tarihi gazetelerinden birinde köşe yazarları sütun sütun ‘Efendim şu itirafçı şunu dedi’ deyip de ‘Ben bunu baskı altında dedim’ diyenleri haber yapmadın ya. Mahkemede doğrusunu anlatınca savcının, ‘Bize böyle söz vermedi, tutuklayalım bunu’ dediğini anlatmadın ya. Şimdi burada hadi bakalım, bakın Rıza Akolat, 438 yıl hapis cezası isteniyordu. Döndüler 20 yıl ceza verdiler. İşte bunun istinaf ve yargıtayda kesin bozulacak diye üst sınırdan veriyor. Niye üst sınırdan veriyor? Diğerlerinde veremedi, insan gibi alt sınırdan, hak ettiği gibi çünkü mahkemede olay çıkarmamış, bir olay çıkarmamış. Çünkü alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek gerekçeler ortaya çıkmamış. Hem ceza açısından hem de infaz rejimi açısından, cezaevi ve mahkeme disiplini açısından alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir şey yok. ‘Ama alt sınırdan verirsek Aziz İhsan Aktaş’ı kurtaracağız diye onun içinde olduğu hiçbir şeyden ceza veremedik. Bunlar buradan çıkıp gidecekler. Biraz daha yatsınlar, suçlu algısı pekişsin diye efendim 4 ila 8 yıl, 7,5 yıl veriyor. Nerede görüldüyse? O yüzden bakın bir daha ifade ediyorum arkadaşlar. 60 tane suçlamanın 56’sına, ‘beraat’ dedi mahkeme. Dört tanesine üstten üstten ceza verip, şeklen suçlu gösteriyorlar arkadaşlarımızı.”

“SİLİVRİ’DE DE BENZER OYUN ORTAYA KONUYOR”

“Silivri’de diğer davada da benzer bir oyun ortaya konuyor. Herkes şunu görsün. Mahkeme, ortaya konulan oyunun son perdesini oynamıştır. Zaten bu oyunda öyle bahsedildiği gibi 200 kişi, 60 tane eylemden, takır takır rüşvet almış falan bir şey olmadığı belliydi. Olmadığı için sonuçlar böyle oldu. Kastırabildikleri, kendince buldukları, sonradan bozulacak bir yerden de yüksek yüksek cezalarla üç CHP’li, dört CHP’li belediye başkanını görevden uzaklaştırmak, onun dışında da elleri tertemiz yapıp Aziz İhsan Aktaş diye suç örgütü dediğiniz, ‘Türkiye çapında bir çete kurdu, örgüt kurdu, herkese rüşvet dağıttı’ dediğiniz kişiyi de bırakıp gidiyorsunuz. Neymiş efendim? Adli makamları bilgilendirerek yapmış. O dediğin kimsenin haberi yokken gelip, ‘Benden rüşvet istiyorlar, veriyorum. Bak paraların numarası burada, gel suçüstü yap’ dersen olur. Ya da ‘Ben rüşvet verdim, pişmanım’ deyip gelip kendisi o günü ihbar ederse olur. Soruşturma başlamış bir şey yok, kovuşturma başlamış iddianame yazılmış, içeriye atılmış. O sırada ‘İtirafçı olacağım’ diyor. ‘Hadi bakalım sen çık, senin hiçbir suçun yok…’ Rüşvet suçunun oluşması için bir alanın, bir verenin olması lazım. Alan burada, veren serbest. Alan var mı? Alan da yok. Tamamen bir yalan üzerine kurulmuş bir düzen. Artık kimse bu insanların yüzüne çıkıp da şöyle bakamaz yani. Her yerden bir örgüt icat ediyorlar ya, örgüt diyorsan örgütü ispatlayacaksın. Örgüt deyip iki yıl zulmedip, ‘Örgüt yok’ diyorsan, başta ‘Örgüt’ diyenin cezalandırılması lazım. Bu kadar insanın hakkına girdiler. Bu kadar insanı örgüt üyesi diye içeride tuttular. Öyle pardon deyip kenara çekilmek yok. Nerede bu iddianameyi hazırlayanları denetleyecek HSK? Bu insanları örgütten, tüm haklarından mahrum tutan Silivri gibi bir cezaevinde perişan edenler nerede? Onlar terfi ettiler. Böyle mi terfi edilir, hakimlikte ve savcılıkta? Bu kadar kötülük cezalandırılır. Bu kadar kötülük ödüllendirilmez. O yüzden milletimizin vicdanına havale ediyoruz, bu kadar kötülüğü planlayıp, son günde de böyle tiyatro oyununu planlayanları.”

“KAVALA DERHAL SERBEST KALMALI”

Özel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala için ikinci kez hak ihlali kararı vermesini şu sözlerle değerlendirdi: 

“Derhal serbest bırakılmalı. Anayasamızda yazıyor, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, bir uluslararası sözleşmeyle bunu kabul ettiğimiz için, kanunla çelişse kanunun üstündedir. Ayrıca anayasada yazıyor, Anayasa Mahkemesi kararları mutlaka ve mutlaka yasama, yargı ve yürütme için bağlayıcıdır. Gerekçeli karar yayınlandığında derhal uygulanır. Defalarca AYM kararlarına uymadılar, bütün arkadaşlar açısından. AİHM ikinciye karar veriyor, hala daha direniyorlar. Türkiye’yi de perişan ediyorlar bu yaptıklarıyla. Osman Kavala 10 yılı herhalde doldurdu. Büyük bir haksızlıkla muhataptır. Artık ayrıca da şunu da söyleyeyim. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup 20’nin üzerinde milletvekilinin genel başkanları adına attıkları imza var raporda. ‘AİHM kararları derhal uygulanacak’ diyor. Altına imza atıyorlar. İmza söz, namustur. Bunu yerine getirmelerini bekliyoruz. Ama gördüğünüz gibi hiç oralı değiller. Anayasanın bir sayfası Cumhurbaşkanının yetkilerini yazıyor. O sayfa geçerli, yürürlükte. Öbür sayfası Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını yazıyor. O sayfaya uyumuyor. O zaman bir gün birisi gelir seninle ilgili sayfaya da uymadığını söyler. Kendi bindikleri dalı kesiyorlar. Bu ülkenin toplum sözleşmesini yok sayan, toplumla yaptığı sözleşmeyi yok saymış demektir. O zaman da tutup ‘Ben devletin başıyım’ diyemezsin. Devletin başıysan devletin başı gibi davranacaksın. Gücünü aldığın anayasanın her sayfasına uyulmasını… Herkes biliyor, herkes biliyor ki üç kez Kavala beraat etti. Ama Recep Tayyip Erdoğan’ın zihninde mahkum olduğu için salıverilmedi. Beraat ettiğini gün kapıyı açmadılar. Öbür taraftan hızlıca casus suçlamasıyla tutuklama yaptılar. Casusluktan beraat etti, yeniden aynı davayı açıp ceza verdiler. Bu kadar kötülük bir insana yapılmaz. Türkiye’ye de yapılmaz.”

“SEÇER’LE ARAMIZDA EN UFAK BİR PROBLEM YOK”

YENİ Parti Genel Başkanı Özel, basın mensuplarının ‘Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in CHP’ye bağlılık vurgusu yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?’ sorusuna şu yanıtı verdi:

“Öncelikle Vahap Seçer’in CHP’ye yaptığı bağlılık duygusu bizim yaptığımızdan farklı değil. Dün Vahap Başkan beni aradı. Biz zaten onlara güçlüklerini bildiklerimizi belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin kararlarını ve sürecini kendilerine bıraktığımızı söylemiştik. Vahap Seçer Cumhuriyet Halk Partisi’ne duyduğu saygıyı, sevgiyi, bağlılığı ifade ediyor. O konuda hiçbirimiz Vahap Seçer’den eksik bir tarafta değiliz. O da onu vurguluyor. Bunun yanı sıra o ilin kendi durumunu gözeterek gerekli kararları verirler. Bu konuda bir sıkıntı yok. Vahap Bey’in bana bizzat söylediği, ‘Siz Adana’ya geldiğinizde de gelip size eşlik ettim. Mersin’e ve bölgeye ne zaman gelirseniz Genel Başkanım olarak size eşlik ederim. Mensubu bulunduğum parti bir başka belediyenin davetine icabet ettiğinde ben de zaten davetliydim ve hem katılmam olmazdı. İfadelerim de mensubu bulunduğum Atatürk’ün kurduğu partiye dairdi’ dedi. Benim de bu konuda kendisine yönelik bir kırgınlık, küskünlük düşünmediğimi söyledim. Hatta kendisi hatırlattı, ‘Ben butlanın ilk günlerinde Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olarak da tüm arkadaşlarla bunu kınamıştım. Defalarca da geldim burada tavrımı gösterdim. Bu konuda aramızda en ufak bir problem olmadığını bilmesi isterim’ diye kendisi ifade etti bizzat bana. Ben de aynı iyi duyguları kendisine ifade ettim. Takip ettiğiniz gibi herhalde bugün dördüncü büyükşehir belediye başkanı geliyor. Ama şu Adalet Bakanlığı’nın tüm kanallarla, Türkiye’deki tüm belediye başkanlarımıza, ‘Bakın bir sürü soruşturmalar var şunlar var bunlar var. İsterseniz bir gidin Cumhurbaşkanımızla görüşün’ dediğini. Bu Cumhurbaşkanı ile görüşmek demek, partiye katılmak demek biliyorsunuz. ‘Yok bunu yapmıyorsanız bile yerinizden ayrılmayın, YENİ Parti’ye gitmeyin’ diye tehditte bulunduklarını, bakın Ankara’daki bütün belediye başkanlarımız açısından da söylüyorum, ilçe belediye başkanlarımız, Türkiye’nin dört bir yanından milletvekili, önceki dönem milletvekili, parti yöneticisi, bir akraba, bir kanalla ‘Gel götürelim Adalet Bakanlığı ile görüştürelim, Cumhurbaşkanının yanına çıkalım. Aman sıkıntıya girmeyesin.’ Bu tehdit ve şantaj ortamında bu arkadaşlarımızın gösterdiği, geçen arkadaşlarımızın cesaretine de diğer arkadaşlarımızın konuya ilişkin temkinli yaklaşımlarına da anlayış göstermek durumundayız hepimiz. Durum bundan ibaret.”

“YAŞANAN İNSAN SELİ İZAH EDİLEBİLİR GİBİ DEĞİL”

Trabzon ve Rize ziyaretleri ile önümüzdeki günlere ilişkin programı sorulan Özel’in değerlendirmesi şöyle oldu:

“Trabzon ve Rize’yi, sizlerin ekranlarından vatandaşlarımız gördü. Ben de orada ifade ettim. Görülmemiş bir ilgi, büyük bir coşku var. Öğrenciler yokken, insanlar tamamen yaylalardayken ya da başka yerlerdeyken, tarlasındayken, fındık bahçesindeyken, günün ortasında, güneşin altında Trabzon’daki ve Rize’deki insan selleri normal siyasi çalışmalarla izah edilebilecek durumun çok çok ötesinde. Bundan çok memnunuz. Tahmin ediyorum bu cuma Kocaeli’ndeyiz, Cumartesi Kayseri’deyiz. Durmaksızın il gezilerimizi sürdüreceğiz. Vatandaşın gösterdiği ilgiden, alakadan fevkalade memnunuz. Genel Merkez 30 Ağustos tarihi itibari ile herhalde kapılarını açıyor, orada çalışmaya başlayacağız. Tahmin ediyorum 31 Ağustos günü milletvekillerimiz, kurucular kurulu üyelerimiz ve partimizin asil ve yedek üyeleri ile bir toplantımız olacak. 1 Eylül’de MYK’mız binada olacak. 2’sinde de tüm il başkanlarımız, ilk il başkanları toplantımızı yapmak üzere binamızda olacak. YENİ Parti’de işler planlandığı gibi gidiyor. Milletimizin kurulması talimatını verdiği, adını verdiği, bütçesini verdiği parti örgütlenmesini hızla tamamlıyor. Tüm vatandaşlarımızı YENİ Parti’ye üye olmaya davet ediyoruz. Ağustos ayı içerisinde hafta sonuna kadar üye olanlar, ilçe kongrelerinde oy kullanabilecekler. İl kongreleri ve Genel Başkan oylamalarımız da tüm üyelerimizle yapılacak. Onun için ‘Benim de sözüm var. Ben Türkiye’nin gidişinden şikayet etmek ya da izlemek değil, buna müdahale etmek, siyasete doğrudan dahil olmak istiyorum’ diyen her yaştan gençleri YENİ Parti’ye davet ediyoruz.”

“SUÇÜSTÜ DURUMUNDALAR”

YENİ Parti Genel Başkanı Özel, İzmir Menderes Belediye Başkanlığı seçimlerinin sorulması üzerine ise “Özür diliyorum ama İzmir İl Başkanıma bile o kayyımsı mekanizmalarla, butlansı organizmalarla muhatap olmamalarını telkin ederken beni o tartışmanın içine aman ha çekmeyin, sakın. Onlar kendi tartışmalarını yürütsünler, milletin gözü önünde suçüstü durumundalar” dedi.



Güncel Haberleri

Tümü

Başkan Yiğit'e belediye önünde coşkulu karşılama!

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, belediye binasında düzenlenen törenle görevine geri döndü.

2 saat önce

Büyükşehir'den yeni hizmet binası için ihale!

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ana hizmet binasının zemin ve temel durumunun belirlenmesi için...

4 saat önce

Kemeraltı esnafından 'Gediz Elektrik'e tepki: Burnumuzdan...

İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin, özellikle yaz aylarında yaşanan...

5 saat önce

Süleymancılara 3'üncü dalga operasyon: Çok sayıda gözaltı...

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik gerçekleştirdiği 3'üncü...

5 saat önce

Çiğli Başkanı Yıldız'a saldırıda 2 kişi tutuklandı

Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'a saldırıyı gerçekleştiren K.S.'nin uyuşturucu...

18 saat önce

AK Parti'li İnan sen kimsin demişti, İGC Başkanı Dilek...

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, "Gazeteciler Kimsenin Emir Eri Değildir"...

21 saat önce

Madencilerin görüşme talebi yanıtsız kaldı!

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madencilerin Enerji Bakanlığı önündeki eylemi sürüyor. Sendika...

1 gün önce

Soyer'den savcıya 'iddianame çağrısı: Artık yazmasını...

Kooperatif davasından tutuklu yargılanan Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer...

1 gün önce

Onur Yiğit göreve iade edildi!

İçişleri Bakanlığı 3 Temmuz 2026'da görevden alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in...

1 gün önce

Alsancak’ta okul mağduriyeti büyüyor: Veliler çözüm...

Alsancak’ta yıkılan Salih İşgören İlkokulu sonrasında Melih Özakat İlkokulu hakkında verilen...

1 gün önce

ABD'nin İran savaşı bilançosu: 18 ölü, 756 yaralı!

Pentagon'un, İran'la savaşta verdiği kayıpları iki ayrı döneme ayırarak verilere yansıttı. İlk...

1 gün önce

Süleymancılara ikinci dalga operasyon!

Süleymancılara yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon yapıldı.

3 gün önce