Öktem, Çağdaş Grubu’nun yeni dönem hedeflerini açıkladı
Çağdaş Avukatlar Grubu İzmir Barosu Başkan adayı Emre Öktem, avukatların ekonomik sorunlarının mesleğin her kademesinde hissedildiğini belirterek genç meslektaşlara yönelik çözüm önerilerini anlattı. Öktem ayrıca, Genç Avukatlar Meclisi'nin kapatılmasına yönelik gelen eleştirilere yanıt verdi.

ÖMER FARUK ALTIN / EGE’YE BAKIŞ - Çağdaş Avukatlar Grubu İzmir Barosu Başkan adayı Emre Öktem, baro seçimleri öncesinde avukatların yaşadığı ekonomik sorunları ve meslek örgütündeki temsil tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öktem, özellikle mesleğe yeni başlayan avukatların ekonomik baskı altında olduğunu ifade ederek, baronun öncelikli görevlerinden birinin genç meslektaşların sorunlarına çözüm üretmek olduğunu belirtti.
“KEŞKE BAROLARIN ELİNDE SİHİRLİ BİR DEĞNEK OLSA”
Avukatların ekonomik sorunlarının artık mesleğin her kademesinde hissedildiğini dile getiren Öktem, “ekonomik şiddetle mücadele” dedi. Öktem, avukatların iş alanlarının genişletilmesi, mesleki hakların güçlendirilmesi ve genç meslektaşların ayakta kalmasını sağlayacak adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
“BİZİM GÖREVİMİZ, ÇÖZÜM SAĞLANANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM ETMEK”
Baroların avukatların yaşadığı sorunların çözümleri için mücadele etmesi gerektiğini söyleyen Öktem, “Ülkemizde yasama organı bellidir. Bazı sorunların çözümü için mevzuat değişikliği gerekir. Baroların yapabileceklerinin sınırı da burada başlıyor. Peki barolar ne yapmalı? Barolar bu değişiklikler için mücadele etmeli. Mücadelenizi verirsiniz, sonuç alamasanız bile en azından sesinizi duyurursunuz, farkındalık yaratırsınız. Bizim 2018’den beri yaptığımız şey de budur. Çoklu baro düzenlemesine karşı yapılan eylemlerden örnek verebiliriz. O dönemde bütün avukatlar ve barolar sokaklardaydı. Ancak sonuçta yasa çıktı. Avukatların ve baroların mücadelesi doğrudan sonucu değiştirdi mi? Hayır. Ancak ne oldu? Bugün “numaralı barolar” olarak ifade ettiğimiz ikinci barolar ortaya çıktı ve bu barolar hukuki bir zemine sahip olabilir ancak bizim açımızdan meşruiyet tartışması devam etmektedir. Biz o dönemde mücadele ederek sesimizi yükselttik. Baroların bölünmesinin yaratacağı sorunları yurttaşa anlattık, kamuoyuna aktardık. Bugün İstanbul Barosu hem avukatların hem de toplumun gözünde köklü ve meşru bir kurum olarak görülürken, ikinci barolar hukuki olarak kurulmuş olsalar da aynı toplumsal karşılığı oluşturamamıştır. Baronun yapabilecekleri bellidir. Mevzuat değişikliği gerektiren konularda tek başına karar alarak çözüm üretme imkânı yoktur. Ancak bu durum bizi mücadele etmekten, eleştirmekten, kamuoyu oluşturmaktan ve hak aramaktan geri bırakmamalıdır. Bizim görevimiz, çözüm sağlanana kadar mücadeleyi sürdürmektir” diye konuştu.
“BİRİNCİ ÖNCELİĞİMİZ EKONOMİK ŞİDDETLE MÜCADELE ETMEK”
Avukatların ekonomik sorunlarının düzelebilmesi için öncelikle ülke ekonomisinin düzelmesi gerektiğini ifade eden Öktem, “Birinci önceliğimiz avukatların ekonomik sorunları. En büyük sorunumuz, meslektaşlarımızın, özellikle de genç meslektaşlarımızın yaşamış olduğu ekonomik problemler. Biz ekonomik sorunları daha çok genç meslektaşlarımız üzerinden değerlendiriyoruz. Çünkü en fazla problemi, hayata ve meslek hayatına yeni başlayan meslektaşlarımız yaşıyor. Ama artık ekonomik sıkıntı mesleğin her kademesinde var. Hatta ben hep şunu söylüyorum: Avukatın yaşamış olduğu ekonomik problemin, ülkede yaşayan yurttaşların ekonomik probleminden hiçbir farkı yok. Biz de bu ülkenin yurttaşlarıyız. Avukatın para kazanabilmesi, ekonomik özgürlüğünü rahatça yaşayabilmesi için öncelikle yurttaşın ekonomik olarak güçlü olması gerekiyor. Biz bunu dile getirdiğimiz zaman sürekli “Baro siyaset yapıyor” eleştirisiyle karşılaşıyoruz. Eğer yurttaşın ekonomik haklarını, yurttaşlık haklarını korumaya yönelik konuşmalar yapmak siyaset yapmaksa, biz bu siyaseti yapmaya devam edeceğiz. Çünkü zaten hukuk siyasetten bağımsız değildir. Ben bu ülkenin bir yurttaşıyım, aynı zamanda bir avukatım. Bir yurttaşın hakkını almasını sağlamak, aslında benim de haklarımın korunması anlamına gelir. Aynı zamanda bunun ekonomik olarak da bana yansıması olur. Dolayısıyla birinci önceliğimiz avukatların ekonomik problemlerini çözmek, ekonomik şiddetle mücadele etmek” ifadelerini kullandı.
“AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİ’NİN İMZALANMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ”
Türkiye’de ekonomik şiddetin yanı sıra avukatlara yönelik fiziksel bir şiddetin de olduğunu ifade eden Öktem, fiziksel şiddetin yalnızca yumruk ve tokat atmakla olmadığını, haksız yere tutuklu olan pek çok avukatın da olduğunu ifade etti.
Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin önemine değinen değinen Öktem şunları söyledi:
“Havana Kuralları ortada. Bu kurallar, avukatlık mesleğinin avukatın yaptığı işle özdeşleştirilemeyeceğini, avukatın dosyanın tarafı olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Ancak bizim ülkemizde tam tersi bir uygulamayla karşı karşıyayız. Bir dosyada avukatlık yapmak, bazı durumlarda örgüt üyeliğiyle eşdeğer hale getirilen bir hukuk anlayışıyla karşı karşıyayız. Peki biz mesleğimizi nasıl icra edeceğiz? Ülke, avukatlar açısından adeta bir açık hava hapishanesine dönüşmüş durumda. Kaç meslektaşımızı cinayetlere kurban verdik? İlk önceliklerimizden biri, Türkiye Barolar Birliği nezdinde ve İzmir Barosu'nun öncülüğünde, ülkemizin Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni imzalaması için çalışmalar yürütmek olacak. Çünkü bu sözleşme, avukatlık mesleğini ve meslektaşlarımızı ekonomik, fiziksel ve politik olmak üzere her türlü şiddete karşı koruyacak önemli bir güvence sağlayacak”
“YENİ BARO BİNASINI BAYRAKLI’YA İNŞA EDECEĞİZ”
Öktem İzmir Barosu’nun binasını Bayraklı’ya taşımak için çalışmaları sürdürdüklerini ifade ederek,“İzmir Barosu’nun fiziki koşullarını değiştirmek olacak. Çünkü biz mesleğe, meslektaşa ve ülke gündemine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz ancak yeni bir baro binasına ihtiyacımız olduğunun da farkındayız. Çünkü sayımız 15 bine yaklaşıyor. Artık çoğumuz Bayraklı civarında yoğunlaşmış bir bölgede mesleğimizi icra ediyoruz. Bu bölgede yeni bir bina çalışmasını zaten yaklaşık üç yıldır yürütüyoruz. Bu çalışmalarımızın da sonuna yaklaştık. Bu döneme yetişmedi ancak umarım bir sonraki dönemde benim başkanlığıma nasip olacak. Yeni bir baro binasını Bayraklı bölgesinde inşa edeceğiz. Meslektaşlarımızın konfor alanlarını yükselteceğiz. İzmir Barosu’nun yaşam alanlarını çoğaltacağız. İzmir Barosu’nun Baro Bahçesi’ni 2019 yılında biz kazandırdık, Özkan Başkan döneminde. Ben o zaman yönetim kurulu üyesi değildim ama inşaatında çimento kardım” ifadelerini kullandı.
“AKSAMALARIN TEMEL NEDENİ EKONOMİK KOŞULLAR”
Baro Bahçe’ye yönelik açıklamalarda bulunan Öktem, “Bizim en büyük avantajımız herkes baroyu ve baroculuğu biliyor. Listemizde bulunan bütün arkadaşlarımız İzmir Barosu’nun komisyon ve merkezlerinde gönüllülük esasıyla görev alan meslektaşlarımızdır. Herkes baronun bir alanında faaliyet göstermiştir. Bu bizim geleneğimizdedir. Yeni dönemde de belediyeyle sözleşmemizi dört yıl daha uzattık. Binayı geliştirdik. Oturma alanını büyüttük, koltukları yeniledik. Tabii bu alanlarda bazı aksamalar yaşanmış olabilir. Bunun temel nedeni de ekonomik koşullardı. 2023 yılındaki 7. Yargı Paketi ile 0-5 yıl kıdeme sahip meslektaşlarımızdan aidat alınmaması yönünde bir düzenleme yapıldı. Ben buna sonuna kadar katılıyorum. Meslektaşlarımızın bu aidatı ödememesi olumlu bir adım, sonuna kadar destekliyoruz. Ancak baro önemli bir gelir alanını kaybetti. Baronun bu kaybını devletin kapatması gerekirken bu da yapılmadı. Keşke genç meslektaşlarımızın BAĞ-KUR primleri, vergi yükümlülükleri gibi ekonomik yüklerini azaltacak düzenlemeler yapılsa. Aksine, geçtiğimiz yıl ilk girişimcilik desteğinden yararlanan meslektaşlarımızın bu hakkı ellerinden alındı. Buna ilişkin açtığımız pilot davalar var ve baromuzun takip ettiği süreçler devam ediyor” dedi.
“GRUPLAR ARASINDA KUTUPLAŞMA ARTTI”
Genç Avukatlar Meclisi’nin kapatılmasına yönelik gelen tepkilere cevap veren Öktem şunları söyledi:
“Genç Avukatlar Meclisi, kuruluşu itibarıyla zaten yanlış kurulmuş bir oluşumdu. 2014 yılında genel kurulda biz genç avukatlar bir imza topladık. “İşçi Avukatlar Merkezi kurulsun” diye bir önerge verdik. Genel kurulda oylandı, tavsiye niteliğinde bir karar olarak çıktı ve 2014 seçimlerini Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu kazandı. Başkan da Aydın Özcan’dı. Daha sonra biz, ‘genel kuruldan böyle bir karar çıktı, İşçi Avukatlar Merkezi kurun’ diye çağrı yaptık. Ancak kurulmadı. Bunun yerine Genç Avukatlar Meclisi adı altında bir meclis oluşturuldu. Bu meclisin içinde bir başkan, başkanlık divanı, başkan yardımcılığı, genel sekreterlik gibi görevlerin olduğu bir yapılanma vardı. İşçi Avukatlar Merkezi’ni ise biz 2018 yılında seçimleri kazandığımızda yeniden kurduk. Genç Avukatlar Meclisi’ne ilişkin yönergede, başkan, başkan yardımcısı ve genel sekreter gibi görevlerin seçimle belirleneceği düzenlendi ve bu yapı devam etti. Ancak bizim en başından beri istemediğimiz şey şu oldu: Genç avukatların, genç meslektaşlarımızın bir seçim sürecinde karşı karşıya gelmesi, rakipleşmesi… Genç Avukatlar Meclisi’nin ilk dönemlerinde kırmızı liste, beyaz liste, mor liste, sarı liste, turuncu liste gibi farklı listeler yarışıyordu. Ancak son iki-üç seçimdir bu süreç giderek daha fazla kutuplaşmaya başladı.
“GENÇLER ARASINDA YENİ BİR AYRIŞMA BAŞLIYORDU”
Oysa baro genel kurulları çok daha olgun, çok daha seviyeli tartışmaların yaşandığı süreçlerdir. Genç Avukatlar Meclisi’nde ise süreçler maalesef böyle ilerlemedi. Çağdaş Avukatlar Grubu’nun gençlerinin kazandığı dönemler de oldu. Ancak bir grup kazandığında, diğer tarafta kalan gençlerin ötekileştirildiği bir yapı oluştu. Bugün İzmir Barosu’nda 0-5 yıl kıdeme sahip, Genç Avukatlar Meclisi’nin doğal üyesi olabilecek yaklaşık 6 bin meslektaşımız var. Ancak son Genç Avukatlar Meclisi seçiminde kullanılan oy sayısı yaklaşık 600’dü. Yani genç meslektaşlarımızın yalnızca yüzde 10’u katılım gösterdi. Sonuçta bir liste kazanıyor, gençler arasında yeni bir ayrışma başlıyordu. Ben yönetim kurulu üyesiyim. Genç bir meslektaşıma “Neden Genç Avukatlar Meclisi’ne gitmiyorsun?” diye sorduğumda, “Abi ben o gruptan değilim ki” ya da “Bizi kavga mı ettireceksin, onlarla çalışılmaz” gibi cevaplar alıyorum. Oysa bizim beklediğimiz şey; Genç Avukatlar Meclisi’nin genç avukatların ortak çalışmalar yaptığı, sorunlarını tespit ettiği, baro yönetimine çözüm önerileri sunduğu, geniş katılımlı bir platform olmasıydı. Ancak mevcut yapı buna izin vermedi. Genç meslektaşlarımız toplantılara katılmadı. Çünkü “Ben o gruptan değilim, ben bu gruptan değilim” anlayışı oluştu. Bütün bunlar üst üste geldiğinde Genç Avukatlar Meclisi, kuruluş amacından uzaklaşan bir yapıya dönüştü.
“KAPATMADIK, KOMİSYONA DÖNÜŞTÜRDÜK”
Bir diğer önemli nokta da şu: İzmir Barosu’nun yaklaşık 30 komisyon ve merkezi var. Bizim hiçbir komisyon ve merkezimizde başkan, lider, sözcü gibi hiyerarşik bir yapı yoktur. Bizim istediğimiz şey, genç avukatların eşit şekilde söz sahibi olduğu bir yapı oluşturmaktı. Bu nedenle Genç Avukatlar Meclisi’ni kapatmadık. Genç Avukatlar Meclisi’ni bir komisyona dönüştürdük. Yani İzmir Barosu’nun yaklaşık 30 komisyon ve merkezinden biri olarak faaliyet göstermeye devam ediyor. Biz sadece oradaki hiyerarşik düzeni kaldırdık. İstediğimiz şey; 6 bin genç meslektaşımızın eşit konumda olduğu, herkesin söz hakkının bulunduğu, herhangi bir rekabetin, çekişmenin ve kavganın olmadığı, genç avukatların sorunlarının tespit edildiği ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir yapıydı”
Benzer Haberler
Öktem’den seçim mesajı: Baro dinamizmini kaybetmesin!
İzmir Barosu’nda yaklaşan genel kurul öncesi konuşan Çağdaş Avukatlar Grubu Başkan Adayı Emre...
Baro Başkan Adayı Sökmen'den Çağdaş Grup'a sert eleştiri:...
İzmir Barosu’nun ekim ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Avukatlar...
Başkan adayı Karabağlı vizyonunu açıkladı: Hedefim...
EBSO Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, gerçekleştirdiği basın toplantısında,...
Güncel Haberleri
TümüDİSK'ten AK Parti'li Fıçı'ya ziyaret!
CHP’den istifa ederek AK Parti’ye geçen Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, DİSK Ege Bölge...
İzmir'e hafta sonu için sağanak yağış uyarısı
İzmir’de hafta sonu hava parçalı ve çok bulutlu geçecek. Cumartesi yağış beklenmezken, pazar...
YENİ Parti'den özelleştirme hesabı: İzmir - Aydın 415 TL...
YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 30 yıllığına özelleştirilmesi planlanan...
MMO İzmir’de işten çıkarma krizine şubeden açıklama!
MMO İzmir Şubesi’nde işten çıkarma sürecine ilişkin gerilim devam ediyor.
Ömer Çelik’ten İsrailli Bakana Sert Yanıt: 'Hesap...
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip...
Narin Güran davasında 99 hesaba erişim engeli
Diyarbakır'da katledilen 8 yaşındaki Narin Güran davasında Yargıtay'ın kesinleşmiş yargı...
Sırbistan'da Kabus Bitti: Tarihin En Büyük Orman Yangını...
Sırbistan'ın kuzeydoğusundaki Deliblato Kumları bölgesinde 2 Ağustos'ta başlayan ve Sırbistan...
İzmir'de sahte vatandaşlık işlemi operasyonu!
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Türk vatandaşlığına geçmek...
Memurlardan Başkan Mutlu'ya kırmızı kart!
Konak Belediyesi’nde TİS alacaklarının ödenmediğini ifade eden Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube,...
Eğitimci Şahin’den bakanlıklara okul güvenliği eleştirisi!
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırının ardından eğitimci...
Manisa Valiliği açıkladı: Yaralanan öğrencilerin son...
Manisa'daki saldırıda hafif yaralanan öğrenciler taburcu edildi, 3 öğrencinin yoğun bakımdaki...
Başkan Ünsal’dan ‘AKP transferi’ çıkışı: Seçildiğim...
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, AKP’ye geçmeyeceğini belirterek, “Seçildiğim yerdeyim”...