BIST 100 13.284,42 %1,67 Altın 6.865,89 ₺/gr %0,94 Bitcoin $81.271 %3,92 Dolar 48,79 ₺ %0,08 Euro 56,11 ₺ %0,08 Sterlin 65,43 ₺ %0,11 Gümüş 103,93 ₺/gr %1,69 Ethereum $2.639,12 %5,08 İsviçre Frangı 59,37 ₺ %0,40 Kanada Doları 34,90 ₺ %0,15 Avustralya Doları 34,76 ₺ %0,25 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01 Suudi Riyali 12,99 ₺ %0,23 BAE Dirhemi 13,28 ₺ %0,08 Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,50 Çin Yuanı 7,29 ₺ %0,21
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Sağlık Depremzedeler için ne yapabiliriz?

Depremzedeler için ne yapabiliriz?

Klinik Psikolog Beyza Bülbül, kamu, sivil toplum ve gönüllülerin İzmirli depremzedelere yardım etmek için kilitlendiğini söyledi. Depremzedelerin psikolojik açıdan da destek vermek isteyenlere vatandaşlara çağrıda bulunan Bülbül, “Bu süreçte duygularınızı onlarla paylaşın, Yanlarında olmanız, onlarla üzelmeniz, onları dinlemeniz ya da sıcak bir gülümsemeniz kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar” dedi.

0Yorumlar
Depremzedeler için ne yapabiliriz?
30 ekim cüma günü Türkiye, İzmir depremi ile sarsıldı. Acı ve mucize haberlerin aynı anda geldiği İzmir yaralarını kamu,  sivil toplum ve gönüllü kuruluşlar ve gönüllülerin ortak çalışmalarıyla sarıyor. Deprem bölgesinde de incelemelerde bulunan ve depremzedeleri dinleyen Klinik Psikolog Beyza Bülbül, önemli bir çağrıda bulundu.

Deprem faciasını yaşayan kişilerin bu süreçte onlarla sohbet eden, onları dinleyen, onlarla üzülen kişilere ihtiyaç duyduklarını ifade eden Bülbül, “Yaşanılan felaketler sonucunda fiziksel ve psikolojik tepkiler oluşur. Deprem sonrası; korku, keder, suçluluk ve öfke gibi güçlü zihinsel ve duygusal durumlara rastlanabilir. Uyku ve odaklanma sorunları ortaya çıkabilir. Yaşananlar zihinde sürekli canlanabilir.Bunlar olağanüstü olaylara verilen olağan tepkilerdir. Bu dönem, kuşkusuz yaşamın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için zaman tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır. Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir. Kendinize karşı sabırlı olun. Bu olayı yaşayan herkes, sizin hissettiklerinize benzer şeyler hissetmektedir. Onlarla dayanışma içinde olun, duygularınızı paylaşın” dedi.

KONUŞMAK İSTEMİYORSA ZORLAMAYIN

Deprem sürecini yaşayan kişiyi, konuşmak istemediği takdirde buna zorlanılmaması gerektiğinin altını çizen Bülbül, “Kendisinin arzu ettiği bir zamanda duygu ve deneyimini paylaşabileceğini bildirmek, kişinin rahatlamasını sağlayacaktır Ayrıca afetlerde çoğu zaman yardım için oraya gitmek hiçbir şey yapılmasa da orada bulunmak,sıcak bir gülümseme, sırtını sıvazlayan, onunla ilgilenen, onunla üzülen ve ona yardıma gelen insanın olması, kişilerin kendisini iyi hissetmesi açısından önemi olan duruşlardır” dedi.

Klinik Psikolog Beyza Bülbül, kamu, sivil toplum ve gönüllülerin İzmirli depremzedelere yardım etmek için kilitlendiğini söyledi. Depremzedelerin psikolojik açıdan da destek vermek isteyenlere vatandaşlara çağrıda bulunan Bülbül, “Bu süreçte duygularınızı onlarla paylaşın, Yanlarında olmanız, onlarla üzelmeniz, onları dinlemeniz ya da sıcak bir gülümsemeniz kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar” dedi.
 
30 ekim cüma günü Türkiye, İzmir depremi ile sarsıldı. Acı ve mucize haberlerin aynı anda geldiği İzmir yaralarını kamu,  sivil toplum ve gönüllü kuruluşlar ve gönüllülerin ortak çalışmalarıyla sarıyor. Deprem bölgesinde de incelemelerde bulunan ve depremzedeleri dinleyen Klinik Psikolog Beyza Bülbül, önemli bir çağrıda bulundu.
Deprem faciasını yaşayan kişilerin bu süreçte onlarla sohbet eden, onları dinleyen, onlarla üzülen kişilere ihtiyaç duyduklarını ifade eden Bülbül, “Yaşanılan felaketler sonucunda fiziksel ve psikolojik tepkiler oluşur. Deprem sonrası; korku, keder, suçluluk ve öfke gibi güçlü zihinsel ve duygusal durumlara rastlanabilir. Uyku ve odaklanma sorunları ortaya çıkabilir. Yaşananlar zihinde sürekli canlanabilir.Bunlar olağanüstü olaylara verilen olağan tepkilerdir. Bu dönem, kuşkusuz yaşamın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için zaman tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır. Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir. Kendinize karşı sabırlı olun. Bu olayı yaşayan herkes, sizin hissettiklerinize benzer şeyler hissetmektedir. Onlarla dayanışma içinde olun, duygularınızı paylaşın” dedi.

KONUŞMAK İSTEMİYORSA ZORLAMAYIN

Deprem sürecini yaşayan kişiyi, konuşmak istemediği takdirde buna zorlanılmaması gerektiğinin altını çizen Bülbül, “Kendisinin arzu ettiği bir zamanda duygu ve deneyimini paylaşabileceğini bildirmek, kişinin rahatlamasını sağlayacaktır Ayrıca afetlerde çoğu zaman yardım için oraya gitmek hiçbir şey yapılmasa da orada bulunmak,sıcak bir gülümseme, sırtını sıvazlayan, onunla ilgilenen, onunla üzülen ve ona yardıma gelen insanın olması, kişilerin kendisini iyi hissetmesi açısından önemi olan duruşlardır” dedi.

ÇAY, KAHVE VE SİGARA TÜKETİMİ SINIRLANDIRILMALI

Dengeli beslenme, uyuyabilme,hafif egzersizlerin de duygu durum düzelmesinde büyük önem taşıdığını anlatan Bülbül, “Bu süreçte sinir sistemi huzursuz olduğu için, bunu daha da arttıracak olan çay, kahve, kola ve sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır. Yaşanan ruhsal sıkıntının bastırılmasında alkol tüketimi ise, kısa ve uzun dönemde yeni sorunlara yol açabileceğinden, bu ve benzeri tutumlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları yararlı olabilecek aktiviteler arasında değerlendirilebilir..
Günlük yaşamı düzene koyan bir plan yapılması, belirsizlik endişesini azaltmada yardımcıdır. Olay anına zihinsel geri dönüşler yaşamak ve uykuda kâbuslar görmek sıkça karşılaşılan durumlar olmakla beraber, zamanla azalması beklenen durumlardır. İki haftayı geçen bir süreden sonra kişi yoğun korku,keder,panik,kaygı yaşıyorsa, günlük yaşama geri dönmekte zorlanıyorsa bir uzman desteği alması adına yönlendirme yapılması ve bu yönde teşvik edilmesi önem taşımaktadır”Klinik Psikolog Beyza Bülbül, kamu, sivil toplum ve gönüllülerin İzmirli depremzedelere yardım etmek için kilitlendiğini söyledi. Depremzedelerin psikolojik açıdan da destek vermek isteyenlere vatandaşlara çağrıda bulunan Bülbül, “Bu süreçte duygularınızı onlarla paylaşın, Yanlarında olmanız, onlarla üzelmeniz, onları dinlemeniz ya da sıcak bir gülümsemeniz kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar” dedi.
 
30 ekim cüma günü Türkiye, İzmir depremi ile sarsıldı. Acı ve mucize haberlerin aynı anda geldiği İzmir yaralarını kamu,  sivil toplum ve gönüllü kuruluşlar ve gönüllülerin ortak çalışmalarıyla sarıyor. Deprem bölgesinde de incelemelerde bulunan ve depremzedeleri dinleyen Klinik Psikolog Beyza Bülbül, önemli bir çağrıda bulundu.
Deprem faciasını yaşayan kişilerin bu süreçte onlarla sohbet eden, onları dinleyen, onlarla üzülen kişilere ihtiyaç duyduklarını ifade eden Bülbül, “Yaşanılan felaketler sonucunda fiziksel ve psikolojik tepkiler oluşur. Deprem sonrası; korku, keder, suçluluk ve öfke gibi güçlü zihinsel ve duygusal durumlara rastlanabilir. Uyku ve odaklanma sorunları ortaya çıkabilir. Yaşananlar zihinde sürekli canlanabilir.Bunlar olağanüstü olaylara verilen olağan tepkilerdir. Bu dönem, kuşkusuz yaşamın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için zaman tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır. Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir. Kendinize karşı sabırlı olun. Bu olayı yaşayan herkes, sizin hissettiklerinize benzer şeyler hissetmektedir. Onlarla dayanışma içinde olun, duygularınızı paylaşın” dedi.

KONUŞMAK İSTEMİYORSA ZORLAMAYIN

Deprem sürecini yaşayan kişiyi, konuşmak istemediği takdirde buna zorlanılmaması gerektiğinin altını çizen Bülbül, “Kendisinin arzu ettiği bir zamanda duygu ve deneyimini paylaşabileceğini bildirmek, kişinin rahatlamasını sağlayacaktır Ayrıca afetlerde çoğu zaman yardım için oraya gitmek hiçbir şey yapılmasa da orada bulunmak,sıcak bir gülümseme, sırtını sıvazlayan, onunla ilgilenen, onunla üzülen ve ona yardıma gelen insanın olması, kişilerin kendisini iyi hissetmesi açısından önemi olan duruşlardır” dedi.

Klinik Psikolog Beyza Bülbül, kamu, sivil toplum ve gönüllülerin İzmirli depremzedelere yardım etmek için kilitlendiğini söyledi. Depremzedelerin psikolojik açıdan da destek vermek isteyenlere vatandaşlara çağrıda bulunan Bülbül, “Bu süreçte duygularınızı onlarla paylaşın, Yanlarında olmanız, onlarla üzelmeniz, onları dinlemeniz ya da sıcak bir gülümsemeniz kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlar” dedi.
 
30 ekim cüma günü Türkiye, İzmir depremi ile sarsıldı. Acı ve mucize haberlerin aynı anda geldiği İzmir yaralarını kamu,  sivil toplum ve gönüllü kuruluşlar ve gönüllülerin ortak çalışmalarıyla sarıyor. Deprem bölgesinde de incelemelerde bulunan ve depremzedeleri dinleyen Klinik Psikolog Beyza Bülbül, önemli bir çağrıda bulundu.
Deprem faciasını yaşayan kişilerin bu süreçte onlarla sohbet eden, onları dinleyen, onlarla üzülen kişilere ihtiyaç duyduklarını ifade eden Bülbül, “Yaşanılan felaketler sonucunda fiziksel ve psikolojik tepkiler oluşur. Deprem sonrası; korku, keder, suçluluk ve öfke gibi güçlü zihinsel ve duygusal durumlara rastlanabilir. Uyku ve odaklanma sorunları ortaya çıkabilir. Yaşananlar zihinde sürekli canlanabilir.Bunlar olağanüstü olaylara verilen olağan tepkilerdir. Bu dönem, kuşkusuz yaşamın zor bir dönemidir. Toparlanmak ve kendinize gelmek için zaman tanıyın. Kayıplarınız için yas tutmanız en doğal hakkınızdır. Duygularınızda iniş çıkışlar olması normaldir. Kendinize karşı sabırlı olun. Bu olayı yaşayan herkes, sizin hissettiklerinize benzer şeyler hissetmektedir. Onlarla dayanışma içinde olun, duygularınızı paylaşın” dedi.

KONUŞMAK İSTEMİYORSA ZORLAMAYIN

Deprem sürecini yaşayan kişiyi, konuşmak istemediği takdirde buna zorlanılmaması gerektiğinin altını çizen Bülbül, “Kendisinin arzu ettiği bir zamanda duygu ve deneyimini paylaşabileceğini bildirmek, kişinin rahatlamasını sağlayacaktır Ayrıca afetlerde çoğu zaman yardım için oraya gitmek hiçbir şey yapılmasa da orada bulunmak,sıcak bir gülümseme, sırtını sıvazlayan, onunla ilgilenen, onunla üzülen ve ona yardıma gelen insanın olması, kişilerin kendisini iyi hissetmesi açısından önemi olan duruşlardır” dedi.

ÇAY, KAHVE VE SİGARA TÜKETİMİ SINIRLANDIRILMALI

Dengeli beslenme, uyuyabilme,hafif egzersizlerin de duygu durum düzelmesinde büyük önem taşıdığını anlatan Bülbül, “Bu süreçte sinir sistemi huzursuz olduğu için, bunu daha da arttıracak olan çay, kahve, kola ve sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır. Yaşanan ruhsal sıkıntının bastırılmasında alkol tüketimi ise, kısa ve uzun dönemde yeni sorunlara yol açabileceğinden, bu ve benzeri tutumlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları yararlı olabilecek aktiviteler arasında değerlendirilebilir..
Günlük yaşamı düzene koyan bir plan yapılması, belirsizlik endişesini azaltmada yardımcıdır. Olay anına zihinsel geri dönüşler yaşamak ve uykuda kâbuslar görmek sıkça karşılaşılan durumlar olmakla beraber, zamanla azalması beklenen durumlardır. İki haftayı geçen bir süreden sonra kişi yoğun korku,keder,panik,kaygı yaşıyorsa, günlük yaşama geri dönmekte zorlanıyorsa bir uzman desteği alması adına yönlendirme yapılması ve bu yönde teşvik edilmesi önem taşımaktadır”
Dengeli beslenme, uyuyabilme,hafif egzersizlerin de duygu durum düzelmesinde büyük önem taşıdığını anlatan Bülbül, “Bu süreçte sinir sistemi huzursuz olduğu için, bunu daha da arttıracak olan çay, kahve, kola ve sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır. Yaşanan ruhsal sıkıntının bastırılmasında alkol tüketimi ise, kısa ve uzun dönemde yeni sorunlara yol açabileceğinden, bu ve benzeri tutumlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları yararlı olabilecek aktiviteler arasında değerlendirilebilir..
Günlük yaşamı düzene koyan bir plan yapılması, belirsizlik endişesini azaltmada yardımcıdır. Olay anına zihinsel geri dönüşler yaşamak ve uykuda kâbuslar görmek sıkça karşılaşılan durumlar olmakla beraber, zamanla azalması beklenen durumlardır. İki haftayı geçen bir süreden sonra kişi yoğun korku,keder,panik,kaygı yaşıyorsa, günlük yaşama geri dönmekte zorlanıyorsa bir uzman desteği alması adına yönlendirme yapılması ve bu yönde teşvik edilmesi önem taşımaktadır”
Dengeli beslenme, uyuyabilme,hafif egzersizlerin de duygu durum düzelmesinde büyük önem taşıdığını anlatan Bülbül, “Bu süreçte sinir sistemi huzursuz olduğu için, bunu daha da arttıracak olan çay, kahve, kola ve sigara tüketimi sınırlandırılmalıdır. Yaşanan ruhsal sıkıntının bastırılmasında alkol tüketimi ise, kısa ve uzun dönemde yeni sorunlara yol açabileceğinden, bu ve benzeri tutumlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları yararlı olabilecek aktiviteler arasında değerlendirilebilir..
Günlük yaşamı düzene koyan bir plan yapılması, belirsizlik endişesini azaltmada yardımcıdır. Olay anına zihinsel geri dönüşler yaşamak ve uykuda kâbuslar görmek sıkça karşılaşılan durumlar olmakla beraber, zamanla azalması beklenen durumlardır. İki haftayı geçen bir süreden sonra kişi yoğun korku,keder,panik,kaygı yaşıyorsa, günlük yaşama geri dönmekte zorlanıyorsa bir uzman desteği alması adına yönlendirme yapılması ve bu yönde teşvik edilmesi önem taşımaktadır”


Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Sağlık Haberleri

Tümü

Bakan Memişoğlu'ndan 'erken teşhis' açıklaması: 158...

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "158 milyon kronik hastalık taraması gerçekleştirdik, 14,1 milyon...

16 gün önce

Diş Hekimi Sayısı Artıyor, Kalite ve İstihdam Geriliyor

Türkiye'de son yıllarda plansız biçimde artan diş hekimliği fakültelerinin, mesleğin geleceği ve...

1 ay önce

Karabağlar Belediye Meclisi'nde çoğunluk Cumhur...

CHP'de "mutlak butlan" kararının ardından yaşanan ayrışma, İzmir'deki belediye meclislerine de...

1 ay önce

Genel Sağlık-İş'in 'ücretsiz ring' başvurusu reddedildi:...

Genel Sağlık-İş İzmir Şubesi'nin Bayraklı Şehir Hastanesi'ne gitmekte zorlanan sağlık emekçileri...

1 ay önce

Doğum sonrası ölüm soruşturmasında doktor tutuklandı

Şanlıurfa'da özel bir hastanede sezaryenle doğum yaptıktan sonra fenalaşan Edanur Yaman,...

2 ay önce

11 yıldır bitirilemeyen hastaneye 380 milyon TL harcandı!

11 yıldır bitirilemeyen Selçuk Devlet Hastanesi’nin yarım kalan işlerinin 2023’teki 179,1 milyon...

2 ay önce

Hastane emekçilerinden rektörlük önünde eylem: Mağduriyet...

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi çalışanları, çalışma koşulları ve yönetimin uygulamalarına...

2 ay önce

‘Şişman diyetisyen’ dediler, 36 kilo verip herkesi şaşırttı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97...

3 ay önce

Menemen'de yeni hastane için ihale süreci!

Sağlık Bakanlığı, İzmir Menemen’de 50 bin metrekare kapalı alana sahip, deprem izolatörlü ve...

3 ay önce

Büyükşehir'den ikinci Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi

Konak Center'da yer alan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi'nde (İZSEM) açtığı Gönüllü Danışmanlık...

3 ay önce

Çiğli’de temizlik bayramda da tam gaz

Çiğli Belediyesi, Kurban Bayramı boyunca ilçe genelinde yürüttüğü kapsamlı temizlik...

3 ay önce

Çiğli’de temizlik bayramda da tam gaz

Çiğli Belediyesi, Kurban Bayramı boyunca ilçe genelinde yürüttüğü kapsamlı temizlik...

3 ay önce