Sizin Düşmanınız Kim?
Bugün size hiçbir kitapta bulamayacağınız, kimsenin yazmaya cesaret edemeyeceği bilgiler vereceğim.
Uzun bir yazı olacak ama sıkılmadan okuyacağınıza garanti veriyorum...
Kim sizin gerçek düşmanınız? Solculara sorsam, Bahçeli ve sağcılar... Sağcılara sorsam, Deniz Gezmiş ve arkadaşları! Türk'e sorsam, Yunan! Yunan'a sorsam, Türkler! Hintliye sorsam, Pakistan! Afgan'a sorsam Çinliler! Galatasaraylıya sorsam Fenerliler! Bu liste uzar gider. Yani HERKESİN DÜŞMANI AYRI !!!
Hayır... Bunlar sizin gerçek düşmanınız değil. Bunlar algılarınızla oynanarak yaratılan düşmanlar... 7 milyar insanoğlunun tek bir gerçek düşmanı var. O da 2-3 bin kişilik bir insan grubu. Gelin anlatayım...
Önce şunu bir cevaplayın: Uzaylılara yani dünya dışı varlıklara inanıyor musunuz? Cevabınız hayır ise ve müslümansanız, üzgünüm, din dışı kaldınız. Çünkü bu sorunun cevabı Kuran-ı Kerim'de var. Ve cevap evet. Yarattığı evren sayısına kadar var. Kimileri bizden üstün, kimilerine göre de biz üstünüz. Ama varlar. Ateistler yada başka dine mensup arkadaşlar için de Mars'ta mikroplar ve mikro organik canlılar bulundu. NASA açıklamalarından bulabilirsiniz. Bunlar varsa, gelişmişleri de vardır. Uzaylı görmek isteyen, aynaya baksın! Biz de başka gezegende yaşayanlara göre uzaylıyız. Bunu koyun cebinize, bu yazının devamında lazım olacak!
Şimdi bakalım kimmiş bu 2-3 bin kişilik grup? Neden 7 milyar insanoğlunun ortak düşmanıymış?
Bunun cevabını, bugünlerden bulamazsınız. Geçmişe bakmak lazım. O zaman daha iyi anlarsınız, dünyanın gerçek tarihi, neden bilinçli bir şekilde, karartılıp değiştiriliyor. Bu iş Vatikan'a, Tapınak Şövalyelerine kadar gider...
Ortaçağ sonu, coğrafi keşiflerin başlamasıyla, Avrupa'da aydınlanma başladı. Bu bir gerçek. Ama bu aydınlanma, hep sınırlı kalmıştır. Öğrenilen bilgiler, sansürlenmiş, değiştirilmiş ve çarpıtılmıştır. Hiçbir zaman da Avrupa'da özgürlük olmamıştır. Hala da yoktur! AVRUPA ÜLKELERİNDE HER ZAMAN KRALLAR ve ARİSTOKRASİ HAKİM OLMUŞTUR!!!
Bugün Hollanda, İngiltere, İspanya, Danimarka, İsveç, Norveç, Belçika ve daha birçok ülke hala krallıktır ve her ne kadar kendilerini demokrasi diye yutturmaya çalışsalar da, gerçekler bundan çok uzaktır. Bunların arasına rahatlıkla, demokratik Cumhuriyet gibi görünseler bile, Fransa, Avusturya ve Almanya'yı da koyabilirsiniz.
Örnek olarak, İngiltere'nin AB'den çıkış hikayesine bakabiliriz. Parlamento'nun aldığı kararı beğenmeyen, Vampir Kraliçe, bir gecede parlamentoyu feshetti ve yerine yeni hükumeti atadı. İstediği kararı çıkarttı. Başbakan olarak da, bizim Kurtuluş Savaşı yıllarından hatırladığımız, hain gazeteci Ali Kemal'in öz torunu Boris Yeltsin'i getirdi! Aynısı ülkemizde olsa, senelerce konuşulacak olan, parlamento feshi, Avrupa'da doğru düzgün haber bile yapılmadı! Ne oldu milyonlarca İngiliz'in iradesi? Puf! Bunu da aklınızda tutun. Devam edelim.
Bu krallıklar da birbiri ile akrabadır! Hepsi enseste, sapıklığa bayılır! Yüzyıllarca birbirleri ile evlenmişler ve üremişlerdir. Fransa kralı, Hollanda prensesi ile, Alman Kraliçesi, İngiliz kraliçesi ile Avusturya arşidükü, Norveç Düşesiyle... Büyük mutlu bir aile..
Bu liste uzar gider. Ucu bucağı yok! Hala da böyle! Birkaç istisna hariç...
Son Yunan kralını hatırlayın. Yunanca bile bilmeyen bir Danimarkalı asilzadeyi, bilmem kaçıncı kuşaktan akraba diye, Yunan kralı yaptılar!!!
Fazla açılmayayım, yazı zaten uzun ve yeterince enteresan...
Coğrafi keşifler sonucu, Avrupa sömürgecilik çağına girdi. Dünyanın bütün serveti, silah zoru ile Avrupa'ya akmaya başladı. Bu aristokratlar da olağanüstü zengin oldular. Ama eksik olan bir şey vardı. Doyumsuz ruhlarında tatmin edemedikleri bir şey. Mutlak güç!
Mesela adam asilzade. Hollanda krallığında 65. sırada! Asla kral olamayacak! Yada İspanya krallığında 92. sırada! Ama çok parası var. Afrika'da altın, gümüş madenleri var. Para gani! Neredeyse kral kadar zengin. Ama güç istiyor! Doyumsuz! Ne yapacak?
Veee... Vahşi topraklar keşfedilir...
Amerika! Fırsatlar ülkesi!
Bu arkadaşlar da fırsatı ıskalamaz. Bu büyük servetleri ile Yeni Dünya'ya göç ederler. Kendilerine küçük küçük krallıklar kurarlar. Ama bunlara öyle bir isim vermezler. Adı olmayan krallıklar ülkesi! Akıllı, manipülatif, kurnaz yahudileri de kendilerine danışman alırlar. Bu mutluluk kısa sürer. Fransa ve İngiltere krallıkları, buralara da çökmeye başlayınca, birleşirler. Direnirler. Aslında İngiltere ve Fransa buna asla izin vermezdi. Ama tedarik zinciri kurmak, askerlerine destek vermek, o günkü şartlara göre çok zor olduğundan, anlaşma yoluna gittiler ve Amerika Birleşik Devletleri'nin kurulmasına razı olmak zorunda kaldılar...
Ama unutmayın, ABD'deki büyük sermaye sahipleri ile Avrupa krallıkları zaten akrabalar! Bir kısım ailelerin (aristokratların) kökleri 1200 yıl öncesine dayanıyor!
Sonrasına iyi bakın. Birinci Dünya Savaşı. Toprakların bölüşülmesi. Çin, Hindistan, Afrika, Güney Amerika her yerde mutlak güç bunlarda. Dünyanın köleliği neredeyse tamamlanmış. Geriye sadece Orta Doğu kalmıştı...
Ama Selanik'ten çıkan bir yetim Türk çocuğu, bu planı tek başına bozdu! Tekerlerine çomak soktu! Çanlarına ot tıkadı!
Gandi'nin sözlerini unutmayın: Mustafa Kemal, İngilizleri yenene kadar, biz tanrıyı İngiliz sanıyorduk!
Biz burada başarınca, Kuzey Afrika ayaklandı. Hindistan, Çin, Güney Amerika da ayaklandı. Dünyayı köleleştirme işi yarım kaldı! O yüzden hep söylerim: Atatürk'ün dünya tarihi açısından yaptığı en önemli iş, gerçek anlamda köleliği bitiren insan olmasıdır!
Dönelim bir başka vampirin sözlerine. Rockyfeller ne demişti? Atatürk yüzünden, planlarımızı, bir asır ertelemek zorunda kaldık!
Peki bu vampir ordusu ne yaptı? Birleştiler! Güçlerini, paralarını, kaynaklarını birleştirdiler. BlackRock gibi yatırım bankaları kurdular. Şu an bu yatırım bankası, ABD'deki en büyük 500 şirketin yüzde 85'ine sahip! Bu şirketlerden bazılarının cirosu Türkiye bütçesinden büyük! Microsoft, Boeing gibi değeri yüzmilyarlarca dolar şirketlerden bahsediyoruz! Yiyecekleri zehirleyen ve ülkemize de el atan hazır gıda firmalarından ve zincir marketlerinden bahsediyoruz!(paketli hiçbir gıda yemeyin)
Bu iki bilemedin, üç bin kişilik grup, dünya servetinin yarısını ellerinde tutuyor.
Evet... Geldik en heyecanlı kısmına! Günümüzde neler oluyor? Uzaylılar ne alaka?
Tamam. Haklısınız.Yazı çok uzun oldu. Onu da haftasonuna yazayım. Okumak için daha çok vaktiniz olur! Daha rahat okursunuz.
Bugüne kadar, siz değerli okuyucularım için, iki yüze yakın, köşe yazısı kaleme aldım. Tek bir kuruş menfaatim olmadı. Sadece sizlere doğru bilgiler vermeyi amaçladım. İlk kez sizden bir şey isteyeceğim. Lütfen bu yazımı, paylaşın. Başkalarının da görmesini sağlayın. Şimdiden teşekkür ederim...
Sevgi ve Saygılarımla
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (1)
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.