BIST 100 13.337,69 %0,40 Altın 6.822,42 ₺/gr %0,63 Bitcoin $85.946 %6,27 Dolar 48,81 ₺ %0,06 Euro 56,01 ₺ %0,08 Sterlin 65,30 ₺ %0,12 Gümüş 103,80 ₺/gr %0,12 Ethereum $2.756,18 %5,57 İsviçre Frangı 59,44 ₺ %0,14 Kanada Doları 34,81 ₺ %0,23 Avustralya Doları 34,77 ₺ %0,05 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 12,99 ₺ %0,05 BAE Dirhemi 13,29 ₺ %0,08 Rus Rublesi 0,59 ₺ %0,97 Çin Yuanı 7,29 ₺ %0,09
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Çevre Prof. Dr. Tanrıkul’dan “İzmir Körfezi” uyarısı: “Koku dev...

Prof. Dr. Tanrıkul’dan “İzmir Körfezi” uyarısı: “Koku devam ederse sağlık sorunu oluşturabilir”

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul, İzmir Körfezi’yle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tanrıkul, “Körfezdeki çamurda fazla miktarda bakteriyel ve kimyasal yük bulunuyor. Buna bağlı olarak oluşan fermantasyon sonucu çıkan gaz, denizden atmosfere doğru sızıntı yapıyor. Bundan dolayı ileride insanlarda sağlık sorunu oluşturabilecek niteliğe de kavuşacak bir kokuya neden oluyor" diye konuştu.

0Yorumlar
Prof. Dr. Tanrıkul’dan “İzmir Körfezi” uyarısı: “Koku devam ederse sağlık sorunu oluşturabilir”

İzmir Körfezi’nde balık ölümleri görülmesinin ardından yeniden gündeme gelen körfez kirliliği ve kötü koku sorunu devam ediyor.

Son olarak, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul, körfezle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tanrıkul, “Uzun süredir körfezde suyun kimyasal ve fiziksel kalitesinden dolayı riskli bir yaşam devam ettiren balıklara en sıcak günler darbeyi vurdu ve balıklar ölmeye başladı" ifadelerini kullandı.

 

“OKSİJEN SEVİYESİ BİRAZ ARTTI”

Su sıcaklığının sadece 0,5 santigrat artışının, zaten kirlilik ve hava sıcaklığından sersemleyen balıkların yaşamasına imkan tanımadığını belirten Tanrıkul, şunları kaydetti:

“Hava sıcaklıklarının düşmeye başlamasına bağlı olarak sudaki oksijen seviyesi biraz arttı. Balık ölümleri de buna bağlı olarak kesilmeye başladı. Körfezde hala daha önce ölen balıklar kıyaya vurabiliyor veya sersem balıklar görülebiliyor. Bu sersem balıkların görülmesi artık balıkların ölmediğinin göstergesidir. Sersemleyen balıkların dayanamayan bir kısmı ölse dahi artık geriye kalan toparlayacak ve yaklaşık 10-15 gün sonra balık ölümü olmayacak.”

 

“SAĞLIK SORUNU OLUŞTURABİLİR”

Körfez’deki balık ölümlerinden dolayı ortaya çıkan koku sorununa da değinen Tanrıkul, açıklamasına şu ifadelerle devam etti:

“Bu ölü balıklar da yine zaman zaman kıyaya vuracaktır. İzmir Körfezi cep şeklinde olan bir iç körfez. Orta körfezde de problemler var ancak iç körfez kadar mühim değil. Kirlilik yaratan tüm etmenlerin neredeyse hepsi iç körfeze dökülüyor. Ancak iç körfezde atıkların temizleneceği kadar bir akıntı söz konusu değil. Ayrıca suyun dibinde büyük miktarda çamur var ve bu da körfezin derinliğini etkiliyor, sığ bir deniz ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu akıntının olmaması, atık ve kirliliğin iç körfeze sürekli akması ve arıtma tesislerinin bu kadar fazla miktardaki kirleticiye karşı kapasitesinin yetmemesi, bazı derelerin kaçak noktalarındaki kirliliğin denize ulaşması körfezin sürekli kirlenmesine neden oluyor. Su kirliliğini ise kimyasal ve biyolojik kirlilik olarak ikiye ayırıyoruz. Bizim duyduğumuz koku ölü balıklardan veya sudaki azota bağlı olarak üreyen mikroorganizmalardan kaynaklanan ağır koku. Özellikle körfezdeki çamurda fazla miktarda bakteriyel ve kimyasal yük bulunuyor. Buna bağlı olarak oluşan fermantasyon sonucu çıkan gaz denizden atmosfere doğru sızıntı yapıyor. Bundan dolayı insanı rahatsız eden, ileride sağlık sorunu oluşturabilecek bir niteliğe de kavuşacak bir kokuya neden oluyor.”

 

“DOĞANIN KENDİ KENDİNE ÇALIŞMASINI SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR”

Tanrıkul, yalnızca ekosistem olarak değerlendirme yapmanın problemi yok etmeyeceğini belirtti ve şöyle konuştu:

“Öncelikle yerel yönetimler ve devletin birimleri ilgili kanunlarla atık suların düzenlenmesi gerekiyor. Derelerle ilgili çalışmalar yapılıyor ancak bunun haricinde arıtma tesislerinin kapasitelerinin arttırılması gerekiyor. Bir arıtma tesisi yerine İzmir Körfezi'nin değişik bölgelerine birden fazla arıtma tesislerinin yapılması gerektiği düşüncesindeyim. Bu kirlilik unsurlarının denize salınımını azaltmadan körfezin toparlaması mümkün değil. Körfezde bu kirliliği yok edecek kadar su akıntısı yok. Bu nedenle dış körfezden veyahut temiz deniz suyunun körfeze basılması, oradan beslenmesi körfezin daha çok toparlanması için katkı sağlayabilir. Bunlar sağlandıktan sonra yurt dışında birçok bölgede kullanılan yöntem olan ve körfezi filtreleyen istiridye gibi canlıların yerleştirilmesi ve uzun süre kesilmeden devam ettirilmesi ekosistemi toplayacaktır. Eğer körfezin dibindeki çamur bir nebze azalırsa ya da su kriterleri biraz düzelebilirse dış orta körfezde deniz çayırları gelişimleri yeniden canlanır ve bunların da ekosisteme hem oksijen anlamında hem yaşam anlamında olumlu etkilerini görebiliriz. Sonuçta sadece mühendislik tedbirleriyle bu işin altından kalkabilmek de mümkün değil. Bizim doğayı toparlayıp, doğanın kendi kendine çalışmasını sağlamamız gerekiyor."



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Çevre Haberleri

Tümü

TMSF kayyumlu şirketin Pamucak projesine ÇED onayı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığı Bodrum Otel İşletmeleri...

5 gün önce

Aliağa’da karbonmonoksit alarmı: Bir yılda yüzde 368 arttı!

Aliağa’da karbonmonoksit oranının bir yılda yaklaşık yüzde 368 arttığına dikkat çeken DEM Parti...

5 gün önce

Akbelen için kritik viraj: Kömür mü, yaşam mı?

Akbelen Ormanı ile simgeleşen İkizköy ve çevresindeki yaşam mücadelesinde gözler Danıştay’a...

6 gün önce

Greenpeace'ten 'pestisit' karnesi: Ürünlerin yüzde 15'i...

Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasında İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20...

7 gün önce

ÇEŞÇEP’ten Enerjisa’nın Çeşme projesine tepki: 200...

Çeşme’nin merkezindeki güneş enerjisi projesi tartışma yarattı. ÇEŞÇEP, 49 yıllığına...

12 gün önce

GES davasında karar bekleniyordu: Dikkat çeken Ankara...

Uşak’ın Bağbaşı Köyü’nde planlanan iki GES projesi için bilirkişilerin “kurulmamalı” yönünde...

16 gün önce

Çanakkale'nin tek su kaynağında maden tehdidine yargı freni!

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında planlanan altın-gümüş madeni...

16 gün önce

Kışladağ’da dikkat çeken değişiklik: 8 milyon ton ek pasa...

Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni’nde 2026 yılı için öngörülen pasa kaldırma miktarı 6 ila 8...

16 gün önce

Karaburun’da tartışmalı plan: Zeytinliklerin yapılaşma...

Karaburun Belediyesi tarafından  İnecik Mahallesi’nde çok sayıda parseli kapsayan 128...

18 gün önce

Uşak'taki GES projesine bilirkişi freni: Proje zararlı,...

Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik...

19 gün önce

YENİ Partili Saatlı'dan Altınkum planlarına tepki: Rant...

Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilerek imara açılmasıyla...

22 gün önce

Ödemiş'te orman yangını: Ekipleri müdahale ediyor!

İzmir'in Ödemiş ilçesinde orman yangını başladı. Alevlere, havadan ve karadan müdahale ediliyor.

25 gün önce