ŞPO'dan imar affı çıkışı: Toplumsal yıkım yaratacak kararı reddediyoruz!
BBP'nin imar affı teklifini TBMM'ye sunması sonrasında; kulislerde imar affı geleceği iddiaları kuvvetlendi. Konuya ilişkin TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) tarafından açıklama yapıldı. ŞPO'nun yaptığı açıklamada, "Toplumumuzda yoksulluk artmış ve geniş kitleler artık açlıkla mücadele eder duruma gelmişken, imar aflarıyla bir avuç kesimin sebepsiz zenginleşmesinin önü açılmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
EGE'YE BAKIŞ- AK Parti tarafından en son 2018'de gelen imar affından yaklaşık 10 milyon kişi yararlanmıştı. Büyük Birlik Partisi'nin meclise sunduğu 'imar affı' teklifinin kabul edilmesi bekleniyor. 9'uncu kez gelecek olan 'imar affı' ile birlikte, kaçak yapılaşma yapanlar çıkarılan af ile imar barışına dahil edilecek. Konuya ilişkin açıklama yapan Şehir Plancıları Odası (ŞPO), imar affı teklifini reddettiklerini ve insanların çoğunun açlıkla mücadele ederken böyle bir affın gelmesiyle belirli kısmın sebepsiz zenginleşeceğini vurguladı.
ŞPO; "Toplumumuzun yüksek bir oranı açlıkla mücadele ederken, yarattıkları hukuksuzluk karşısında belirli kesimlerin ödüllendirilmesi toplumumuzda kuşaklar boyunca devam edecek adaletsizlik duygusunun yerleşmesine sebep olmaktadır. Hayata geçirilen her imar affı, emeğiyle geçinen ve bugüne kadar kanun ve yönetmeliklere uygun şekilde hareket etmiş geniş toplum kesimlerinin adalete ve kanunlara olan güvenini sarsmaktadır." ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:
KENTSEL VE TOPLUMSAL HAYATIMIZDA FİZİKİ, SOSYAL VE AHLAKİ AÇIDAN YIKIM YARATACAK OLAN İMAR AFFI TEKLİFİNİ REDDEDİYORUZ
Kamuoyuna yansıdığı üzere "İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" 25.07.2022 tarihinde TBMM`ye sunulmuştur. Ülkemizde seçimler öncesi bir gelenek haline gelen af tartışmaları yeniden gündeme gelmiş; bir kez daha "imar affı" da bu tartışmalar içerisindeki yerini almıştır. Bugüne kadar kent toprağı üzerinde kısa vadeli seçim kaygıları nedeniyle hayata geçirilen "imar afları" sınırlı sayıda kişiye yönelik umut yaratırken, geniş kitlelerin uzun vadede yaşamlarını ise etik, ahlaki, fiziki ve ekonomik açıdan olumsuz şekilde etkilemektedir.
Kısa vadeli, popülist seçim kaygıları üzerinden hayata geçirilen "imar afları" neticesinde kentlerimizde yaşam kalitesi giderek bozulmaktadır. Kimi zaman da sürekli yinelenen imar afları nedeniyle mevzuata aykırı şekilde yapılmış yapılar, yaşanan doğa olaylarını birer afete dönüştürmekte ve yüzlerce vatandaşımızın ölümüne sebep olmakta, maddi ve manevi açıdan telafisi mümkün olmayan yıkımlar yaratmaktadır. Her imar affı sonrasında orman ve tarım alanlarımızla birlikte doğal karakteri, kültürel ve tarihi kimliği korunacak alanlarımız azalmakta ve zarar görmekte, kentlerimiz her geçen gün yaşaması daha zor alanlar haline dönüşmektedir.
Etik ve ahlaki açıdan değerlendirildiğinde ise imar afları toplumumuzda her geçen gün yıpratılan adalet duygusunun bir kez daha zedelenmesine sebep olmaktadır. Toplumumuzda yoksulluk artmış ve geniş kitleler artık açlıkla mücadele eder duruma gelmişken, imar aflarıyla bir avuç kesimin sebepsiz zenginleşmesinin önü açılmaktadır. Mevcut kanun ve yönetmeliklere aykırı şekilde yapı yapmış kitlelerin kamu arazileri üzerinde yarattıkları yıkım ve tahribat görmezden gelinmekte, zamanında hukuka aykırı tavır içerisinde bulunan kitleler açık şekilde ödüllendirilmektedir. Toplumumuzun yüksek bir oranı açlıkla mücadele ederken, yarattıkları hukuksuzluk karşısında belirli kesimlerin ödüllendirilmesi toplumumuzda kuşaklar boyunca devam edecek adaletsizlik duygusunun yerleşmesine sebep olmaktadır. Hayata geçirilen her imar affı, emeğiyle geçinen ve bugüne kadar kanun ve yönetmeliklere uygun şekilde hareket etmiş geniş toplum kesimlerinin adalete ve kanunlara olan güvenini sarsmaktadır.
Ayrıca TBMM`ye sunulan kanun değişikliği teklifi incelendiğinde de kanun yapma tekniği açısından aykırılıkların var olduğu görülmektedir. Kanun değişiklik teklifine ilişkin hazırlanan gerekçe ile kanun metni arasında açık bir uyumsuzluk bulunmaktadır. İmar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi`ne ilişkin gerekçede "…yapı kayıt belgelerini yerinde inceleme ve 31 Aralık 2017 tarihinden öncesine ait alınması gereken uydu görüntüleri yerine, Nisan 2018 ve Ağustos 2018 tarihli ve Sayıştay raporlarıyla tespitli uydu görüntülerinin" kullanılması sebebiyle "Yüzbinlerce vatandaşımız ve binlerce aile(nin) iptal edilen yapı kayıt belgeleri neticesinde; idari para cezaları, yıkım kararları ve haklarında açılan ceza davaları sebebiyle telafisi güç mağduriyetler yaşadıkları" ifade edilerek, yapı kayıt belgesinin uygulanmasına yönelik tarihin 2022 yılı esas alınarak uygulanması teklif edilmiştir. Görüleceği üzere kanun teklifiyle yapılan bir senelik bir farklılığa dayanarak imar affının süresinin 2022 yılına kadar uzatılmasına yönelik düzenleme, açık şekilde aynı kanuna ilişkin TBMM`ye sunulan gerekçe ile çelişmektedir. Ayrıca mağduriyet yaşadığı iddia edilen vatandaş ve aile sayısı yüz binler ve binler gibi afaki rakamlarla ifade edilse de bu kanun teklifinin yaratacağı yıkımdan dolayı ülkemizde bugüne kadar usulüne uygun şekilde mülk edinmiş ve emeğiyle geçinen milyonların gündelik yaşamlarında ve toplumsal adalet duygusunda yıkım yaratacağı kesindir.
Afetler ülkesi gerçeği göz ardı edilerek fen ve sağlık kurallarına uymayan, imar planlarına aykırı sağlıklı olmayan yapılarla birlikte güçlendirme dahi yapılmamış yapıların yasallaştırılması, olası bir depremde ülkemizi yeniden geri dönülemez hasarlarla karşı karşıya bırakacaktır. Bu değişiklikle, TOGO Kuleleri gibi Mahkeme kararlarına rağmen hukuk tanımaz bir biçimde ve aleni olarak mevzuata aykırı bir şekilde inşa edilen yapıların tamamı aklanmakta, planlara ve İmar mevzuatına uymayanlar ödüllendirilmektedir. Bu durum başlı başına planlı kentleşme politikasının altını oyan ve toplumda mevzuata, yasalara uygun hareket eden yurttaşları mağdur eden bir sonuç yaratmaktadır.
Sonuç itibariyle imar aflarının, özünde kamusal alanların yağmalanması anlamına geldiği, geçmişte hukuka aykırı şekilde yapılmış yapıların affedilmesiyle hem kentsel yaşamın kalitesinde düşüş yaşandığı, hem de doğal afetlerde yüreklerimizi yakan can ve mal kayıplarını artıran sonuçlar yarattığı ortadadır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle TBMM`ye sunulan ilgili Kanun Değişikliği Teklifi`nin geri çekilmesini veya Genel Kurul`a geldiği takdirde toplumsal refahı gözeterek ilgili tüm siyasi parti temsilcileri tarafından reddedilmesini talep ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
ŞPO İzmir'den 'Elektrik Fabrikası' için 'kamu yararı'...
İzmir'in kent belleği açısından önemli bir yeri olan Tarihi Elektrik Fabrikası ve çevresindeki...
HKP'den 'Elektrik Fabrikası' çıkışı: Parababalarının lüks...
Halkın Kurtuluş Partisi İzmir İl Başkanlığı'ndan Tarihi Elektrik Fabrikası ve çevresindeki...
Baykent Dönüşüm Derneği'nden ŞPO'ya 'halk düşmanlığı'...
Baykent Dönüşüm Derneği, Ekim Ayı Bayraklı Belediye Meclisi toplantısı öncesinde Şehir Plancıları...
Çevre Haberleri
Tümüİzmir'de sağanak yağış uyarı
Meteroloji 2. Bölge Müdürlüğü'nün 5 günlük hava durumu tahmininde İzmir'de gök gürültülü sağanak...
TMSF kayyumlu şirketin Pamucak projesine ÇED onayı
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığı Bodrum Otel İşletmeleri...
Aliağa’da karbonmonoksit alarmı: Bir yılda yüzde 368 arttı!
Aliağa’da karbonmonoksit oranının bir yılda yaklaşık yüzde 368 arttığına dikkat çeken DEM Parti...
Akbelen için kritik viraj: Kömür mü, yaşam mı?
Akbelen Ormanı ile simgeleşen İkizköy ve çevresindeki yaşam mücadelesinde gözler Danıştay’a...
Greenpeace'ten 'pestisit' karnesi: Ürünlerin yüzde 15'i...
Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasında İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20...
ÇEŞÇEP’ten Enerjisa’nın Çeşme projesine tepki: 200...
Çeşme’nin merkezindeki güneş enerjisi projesi tartışma yarattı. ÇEŞÇEP, 49 yıllığına...
GES davasında karar bekleniyordu: Dikkat çeken Ankara...
Uşak’ın Bağbaşı Köyü’nde planlanan iki GES projesi için bilirkişilerin “kurulmamalı” yönünde...
Çanakkale'nin tek su kaynağında maden tehdidine yargı freni!
Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında planlanan altın-gümüş madeni...
Kışladağ’da dikkat çeken değişiklik: 8 milyon ton ek pasa...
Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni’nde 2026 yılı için öngörülen pasa kaldırma miktarı 6 ila 8...
Karaburun’da tartışmalı plan: Zeytinliklerin yapılaşma...
Karaburun Belediyesi tarafından İnecik Mahallesi’nde çok sayıda parseli kapsayan 128...
Uşak'taki GES projesine bilirkişi freni: Proje zararlı,...
Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik...
YENİ Partili Saatlı'dan Altınkum planlarına tepki: Rant...
Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilerek imara açılmasıyla...