BIST 100 13.251,85 %0,40 Altın 6.734,25 ₺/gr %0,06 Bitcoin $84.434 %2,04 Dolar 48,86 ₺ %0,05 Euro 55,79 ₺ %0,18 Sterlin 64,91 ₺ %0,27 Gümüş 101,27 ₺/gr %0,05 Ethereum $2.677,46 %2,56 İsviçre Frangı 59,26 ₺ %0,07 Kanada Doları 34,65 ₺ %0,04 Avustralya Doları 34,39 ₺ %0,01 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,02 ₺ %0,04 BAE Dirhemi 13,30 ₺ %0,05 Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,00 Çin Yuanı 7,28 ₺ %0,05
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Ekonomi "Yeşil Mutabakat ile tüm enerji tedarik zincirleri değişe...

"Yeşil Mutabakat ile tüm enerji tedarik zincirleri değişecek"

2050 yılında karbon-nötr bir ekonomiye ulaşmayı hedefleyen Avrupa Birliği'nin (AB), çeşitli çalışmalar yürüttüğü sektörlerin başında enerji sektörü geliyor.

0Yorumlar
"Yeşil Mutabakat ile tüm enerji tedarik zincirleri değişecek"

 “Eğer sera gazı emisyonlarını azaltmak istiyorsak, enerji sektöründeki sera gazı salınımlarını azaltmalıyız ve yenilebilir enerji kaynaklarından enerji üretimine yönelmemiz gerekiyor.” diyen Ege İhracatçı Birlikleri, AB’de Yeşil Mutabakat için sektörleri desteklemeye yönelik uygulanan kapsamlı yatırım planının benzerinin Türkiye’de de uygulanmasını, özellikle enerjide yeşil yatırımların önünün açılmasını ve desteklenmesini istiyor.  

Karbon salınımlarındaki en büyük payı enerji kaynaklı emisyonların oluşturduğunu açıklayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Avrupa Yeşil Anlaşması’nın temel öncelikli alanlarından birinin enerji olduğunu vurguluyor.

“Avrupa Komisyonu, ilk etapta Şubat 2015’te, gelecekteki potansiyel iklim değişikliği politikalarına uygun olacak şekilde Enerji Birliği adı altında bir strateji açıkladı. 2030 yılında enerji kaynaklarının yüzde 32’sini yenilenebilir enerjiye dönüştürmek isteyen AB, Yenilebilir Enerji Direktifiyle yol haritasını ortaya koydu. Ayrıca, Elektrik Piyasaları Regülasyonuyla da, elektrik piyasalarında yenilenebilir enerjiye daha büyük bir pay ayıracak ve sınır aşırı enerji altyapılarının geliştirilmesiyle AB genelinde entegre bir enerji piyasası kurulmasını hedefleniyor. Tüm bunlara ek olarak, binaların enerji performansını arttırmak için de Bina Enerji Performansı Direktifi de yayımladı. Yönetsel düzenlemelerle de, üye ülkelerden 2021-2030 yılları arasında 10 yıllık Ulusal Enerji ve İklim Planı hazırlamaları bekleniyor.”

Düşük karbon yakıtlar, binalarda enerji tasarrufu, kaynakların çeşitlendirilmesi, enerji depolanması 

AB Komisyonu’nun, yeşil dönüşüm kapsamında 2030 ve 2050 hedeflerini belirlediğini anlatan Eskinazi, bu hedefler doğrultusunda strateji ve regülasyonların yanında alınan iki temel aksiyonu; akıllı sektör entegrasyonu ve açık deniz - yenilenebilir enerji olarak açıklıyor.

“Akıllı sektör entegrasyonu stratejisiyle; elektrik, gaz, binalar, endüstri ve ulaşım gibi çeşitli enerji sektörleri, karbon salınımlarını azaltmak amacıyla entegre edilecek. Fosil yakıtların kullanımı, yenilenebilir elektrik enerjisi ile yer değiştirecek ve elektrifikasyonun mümkün olmadığı alanlarda düşük karbon yakıtlar kullanılacak. Açık deniz ve yenilenebilir enerji stratejisine göre de; açık denizde bulunan rüzgârın kuvveti, gelgit veya dalgaların hareketiyle birlikte ortaya çıkan enerjinin, modern teknolojilerle birlikte kullanıma sunulması planlanıyor. Yeşil Mutabakat ile birlikte tüm enerji tedarik zincirlerinde, temiz enerjinin ulaşımını kolaylaştırmak ve binalardaki enerji tasarrufunu artırmak adına dijitalleşme teşvik edilecek. Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi kadar, üretilen enerjinin depolanması da önemli bir konu. Bataryalar için Stratejik Aksiyon Planı ile enerji depolama kapasitesinin arttırılması planlanıyor.”

Karbon emisyonlarının yüzde 87,4'ü enerji sektöründen

Jak Eskinazi, Yeşil Anlaşma’ya uyumda geç kalınması durumunda AB’nin sınırda karbon mekanizmasıyla Türkiye’nin karşılaşacağı maliyetin yaklaşık yıllık 1,8 milyar euro olabileceğini paylaştı.

“Özellikle, çimento, otomotiv, makine, demir-çelik ve tekstil gibi sektörler daha çok etkilenecek. Avrupa Birliği bir yandan üye ülkelerin emisyonları düşürmeyi hedefliyor, diğer taraftan da Birlik dışından ithal edilen ürünlerin karbon içeriğine göre “sınırda karbon düzenlemesi” mekanizmasıyla vergilendirilmesini amaçlıyor. Bu yolla, AB sınırları içerisinde karbon maliyetiyle iş yapan şirketlerin rekabetçiliği korunmuş olacak ve AB ülkeleri aynı zamanda karbon vergisi gibi ekstra bir geliri de kendilerine yaratmış olacaklar. Toplam CO2 emisyonlarının 2019 yılında yüzde 87,4'ü enerji sektöründen, yüzde 34,6'sı elektrik ve ısı üretiminden, yüzde 12,3'ü endüstriyel işlemler ve ürün kullanımı sektöründen, yüzde 0,3'ü ise tarım ve atık sektörlerinden kaynaklanıyor.”

Yenilenebilir enerji ve atıklardan elde edilen elektrik üretimi; yüzde 14,7

Eskinazi, sanayi sektörünün elektrik tüketiminde birinci sırayı koruduğunu hatırlatarak, “Kömür, sıvı yakıt ve doğalgazdan (fosil yakıtlar) üretilen elektrik, toplam üretimimizin yüzde 56,1’ine tekabül ediyor. Hidroelektrikten elde edilen elektrik yüzde 29,2. Yenilenebilir enerji ve atıklardan elde edilen elektrik üretimimiz geçen on yılda on kattan fazla artış göstermiş ama buna rağmen yenilebilir enerjiden elektrik üretimimiz, toplam elektrik üretimimizdeki payı yüzde 14,7 seviyelerine kadar anca gelebilmiştir. Hala elektrik üretimimiz önemli derecede fosil yakıtlara bağlı. 2019 yılında sanayi sektörünün kullandığı elektrik toplam tüketimin yüzde 45 ile birinci sırayı alırken, ticaret sektörü yüzde 19,3, meskenler yüzde 21,8, resmi daireler yüzde 5,3, aydınlatma yüzde 2 ve diğer sektörler yüzde 6,6 olmuştur. Sanayi sektörünün en önemli aktörü olan ihracatçımız son dönemde elektrik maliyetleriyle de mücadele ediyor.” dedi.

Yeşil yatırım teşvikleri genişletilip, öncelikli yatırım alanı olmalı

Jak Eskinazi’ye göre ihracatçılar, yenilebilir enerji kaynaklarından kendi elektriğini üretmesi ve enerji tasarrufu sağlamasıyla hem Yeşil Mutabakat’a uyum sürecini hızlandıracak, karbon vergisinden daha az etkilenecek hem de elektrik maliyetlerini düşürme imkanı sağlamasına yardımcı olacak.

“İhracatçılarımız, bir an önce sürdürebilirlik ve karbon yönetimine başlamak zorunda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Verimlilik Artırıcı Projeler ve Gönüllü Anlaşmalar adı altında 2 alt program uyguluyor. Her iki alt program için başvuru yapmak isteyen işletmelerin sahip olması gereken ön şartlardan biri son 3 yıla ait yıllık toplam enerji tüketimleri ortalamasının asgari 500 TEP olması. 500 TEP enerji tüketimi şartından dolayı çoğu firma bu teşvikten yararlanamıyor. 500 TEP şartının 250 TEP’e düşürülmesi ve böylelikle daha çok firmanın ve projenin desteklenmesinin önünün açılması yerinde olacaktır. Yenilebilir enerji kaynaklarından enerji üretilmeli, firmaların yapacakları yatırımlarla paralel yatırım teşvikleri genişletilmeli, öncelikli yatırım konuları ihracatçıların beklentileri kapsamında genişletilmeli.”

Enerji projelerine özel bir destek mevzuatı çıkarılmalı

İhracatçılarımızın yenilenebilir enerji konusunda yapacakları yatırımların öncelikli yatırım olarak değerlendirilip, 5’inci Bölge teşviklerinden yararlandırılması konusunda gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğinin altını çizen Eskinazi şöyle devam etti:

“Ticaret Bakanlığı’nın yürütücüsü olduğu destek mekanizmaları içerisinde; ihracatçı firmalarımızın gerek enerji verimliliğini sağlamak adına gerçekleştirecekleri harcamalar, gerek de fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma kapsamında işletmelerinde gerçekleştirecekleri enerji projelerinin desteklenmesi kapsamında herhangi bir destek mekanizması maalesef yok. İhracatçılarımızın yeşil enerji harcamalarının desteklenmesi kapsamında yapacakları danışmanlık, eğitim, makine/ekipman ve yazılım vs. harcamalarının desteklenmesini için özel bir destek mevzuatının çıkarılması yerinde olacaktır. İhracatçıların Ticaret Bakanlığı’ndan bu konuda ciddi beklentileri var.”

Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonu istatistikleri ne durumda?

En son yayımlanan TÜİK verilerine göre; Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonu 2019 yılında 506,1 Mt CO2 eşdeğeri oldu. Sera gazı envanteri sonuçlarına göre, 2019 yılı toplam sera gazı emisyonu bir önceki yıla göre %3,1 azalarak 506,1 milyon ton (Mt) CO2 eşdeğeri (eşd.) olarak hesaplanmıştır. Kişi başı toplam sera gazı emisyonu ise 1990 yılında 4 ton CO2 eşd., 2018 yılında 6,4 ton CO2 eşd. ve 2019 yılında 6,1 ton CO2 eşd. olarak hesaplanmıştır. Görüleceği üzere, ülkemizde üretimdeki ve nüfustaki artışa paralel olarak sera gazı emisyonları yıllar içinde ciddi artış göstermiştir.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Ekonomi Haberleri

Tümü

İzmir'de 'karşılıksız çek' patlaması: Yüzde 69 yükseldi!

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin verilerine göre İzmir’de 2025’in Ocak-Ağustos...

15 saat önce

Batıçim hisselerinde sert düşüş: Zirveden yüzde 63 geriledi!

Borsa İstanbul’da işlem gören Batıçim hisseleri yeni haftaya sert kayıpla başladı. BTCIM, 21...

1 gün önce

Borsadaki çöküş meclis gündeminde: DEM Partili Akın’dan...

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasını...

2 gün önce

Borsada Holding Depremi: BIST 100 Endeksi Haftaya Düşüşle...

Borsa İstanbul BIST 100 endeksi, küresel piyasalardaki pozitif seyre rağmen yeni haftaya...

2 gün önce

Pusula ve Tera yöneticileri hakkında gözaltı kararı!

Pusula Portföy yöneticisi Serdar Turhan ile Tera Yatırım yöneticisi Alper Öztürk hakkında...

4 gün önce

Motorin fiyatları 100 TL'nin altına geriledi

Motorin fiyatlarının 100 TL'nin üzerine yükselmesine yönelik tepkiler sürerken, litre fiyatına...

4 gün önce

İzmir'in 2025 vergi rekortmeni belli oldu!

İzmir'in 2025 yılı vergi rekortmenlerini açıklandı. Müteahhit Ahmet Cengiz 417 milyon 497 bin TL...

4 gün önce

ASELSAN'dan dudak uçuklatan yatırım!

ASELSAN, savunma sanayiindeki üretim kapasitesini ve teknolojik altyapısını güçlendirme...

5 gün önce

İzmir’de ticarette alarm: Kuruluşlar düştü, kapanışlar arttı

İzmir’de ağustos ayında yeni şirket kuruluşları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,9...

5 gün önce

Bakan Gürlek'ten 'fon soruşturması' açıklaması: Tüm...

Fon piyasasına yönelik yürütülen soruşturmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın...

5 gün önce

Finansal İstikrar Komitesi'nden açıklama: Sorun geçici ve...

Piyasalarda son yaşanan gelişmelerin ardından Finansal İstikrar Komitesi toplantı kararı aldı....

6 gün önce

Faizsiz Finansta Dev Birleşme: Emlak Katılım, Katılımevim...

Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş., tasarruf finansman sektöründe kartları yeniden dağıtacak...

6 gün önce