Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan: “Ölüm fermanının imzalanması demek”
28 Şubat davasında hüküm giyen 83 yaşındaki emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın eşi Nilgül Doğan, eşinin sağlık durumuna yönelik açıklamalarda bulundu. Doğan, " Son 45 günlük süreçte, ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının olumsuz etkisi nedeniyle sağlığının tamamıyla bozulduğu, yapılan tetkiklerle bir kez daha ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı.
FETÖ tutuklusu eski Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili tarafında iddianamesi yazılan, 28 Şubat davasında hüküm giyen 83 yaşındaki emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın eşi Nilgün Doğan, açıklamalarda bulundu.
Eşi Çetin Doğan’ın son durumuyla ilgili bilgileri aktaran Nilgül Doğan, "Son 45 günlük süreçte, ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının olumsuz etkisi nedeniyle sağlığının tamamıyla bozulduğu, yapılan tetkiklerle bir kez daha ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı.
Doğan, "Bugün geldiğimiz durumda Anayasa m.104/16 sürecinin tamamlanmadığı her bir gün, eşimin ölüm fermanının imzalanması anlamına gelmektedir. Zira, yürümekte dahi zorlanan eşimin hastaneden cezaevine geri gönderilmesiyle, göz göre göre ölüme gönderilmesi arasında hiçbir fark yoktur" dedi.
Nilgül Doğan, açıklamasında şunları kaydetti:
"84 yaşındaki eşim Çetin Doğan’ın yaşam hakkının temini için, ayrımcı bir muameleye maruz bırakılmadan, kendisiyle aynı durumda olan kişilere tanınan, ancak kendisi için bir senedir bekletilen Anayasal sürecin (m.104/16, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile cezanın kaldırılması) tamamlanmasını talep etmek amacıyla aşağıdaki açıklamayı kamuoyunun bilgisine ve takdirine sunuyorum.
Eşimin hayati risk teşkil eden sürekli hastalık hali ve kocama durumu tam bir sene önceki (5 Nisan 2023 tarihli) Adli Tıp Kurumu raporu başta olmak üzere çok sayıda resmi ve hususi rapor ile tespit edilmiştir. Buna rağmen, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere devletin ilgili kurumlarının (Adalet Bakanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu) ve Anayasa Mahkemesi’nin bilgisi dahilinde eşim, her geçen gün ölüme bir adım daha yaklaşmaktadır.
Devletin bu kurum ve kuruluşları nezdinde Çetin’in Anayasal haklarının tecellisi için yaptığımız başvurularımıza, Çetin’in sağlık durumunun aciliyetine rağmen maalesef bugüne kadar nihai bir karar verilmiş değildir. Daha önce kamuoyuyla paylaştığım üzere, eşim Çetin Doğan, İzmir F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda 29 Şubat 2024 tarihini 1 Mart 2024’e bağlayan gece ölümden dönmüştür.
Tek başına tutulduğu hücresinde aşırı yüksek tansiyon kaynaklı bilinç kaybı yaşamadan almayı başarabildiği dilaltı hapları sayesinde acil çağrı butonuna ulaşabilmiş, akabinde cezaevi yetkilileri tarafından hastaneye ulaştırılması tam üç saat sürmüştür.
Sürekli bir doktorun ve ambülansın dahi bulunmadığı cezaevinde kronik ve yaşamsal risk teşkil eden hastalıkları olan 84 yaşındaki bir kişinin yaşam hakkını teminat altına alacak sağlık koşulları kesinlikle mevcut değildir.
Çetin’in acil olarak hastaneye kaldırılmasından ancak iki gün sonra (4 Mart 2024 günü) ceza infaz kurumu yetkilerinin telefonuyla durumdan haberdar edildim. Eşime sürekli bir refakatçi gerektiğinin savcılık tarafından onaylanmasıyla, bir ayı aşkın süredir eşimin tedavi gördüğü hastanede kendisinin günlük bakım ve ihtiyaçlarına yardımcı olmaktayım.
Bugün tamamen tesadüf eseri hayatta olan eşimin tek başına hayatını idame ettiremeyecek durumda olduğu açıkça ortadadır. Kardiyoloji servisinde eşime yapılan ilk müdahale sonrasında safra kesesinde bulunduğu bir kez daha tespit edilen çok sayıdaki taşlardan birisinin vücudunda yaşamsal risk oluşturacak şekilde tıkanma yarattığı belirlenmiş, 4 Mart 2024 tarihinde yapılan bir operasyon ile taş alınarak, safra kesesine stent takılmıştır.
Akabinde, safra kesesinin mevcut durumunun hayati risk teşkil ettiği görülerek safra kesesinin alınmasına yönelik bir ameliyata karar verilmiştir. Ameliyata alınabilmesi için, cezaevi koşullarında vücudunda gelişen enfeksiyonun kontrol altına alınması, tam bir ay sürmüştür. Genel anestezi için yapılan diğer tetiklerde kışın cezaevinde zatürre başlangıcı geçirdiği tespit edilmiştir. Neticede, kalp, diyabet ve diğer kronik hastalıkları nedeniyle yüksek riskli olarak değerlendirilen bir ameliyatla, eşimin safra kesesi ancak 3 Nisan 2024 tarihinde alınabilmiştir.
Eşimin hayatını kurtaran gastroenteroloji, kardiyoloji ve genel cerrahi servislerinde görev yapan kıymetli hekimlerimize ve diğer sağlık personeline ailece minnettarlığımızı bu vesile ile bir kez daha iletmek istiyorum.
84 yaşındaki eşim, yaşamının son 14 senesinin yarısından fazlasını siyasal mahiyeti apaçık ortada olan çeşitli davalar kapsamında verilen adil olmayan kararlar nedeniyle üç farklı cezaevinde geçirmek zorunda kalmıştır. Son 45 günlük süreçte, ceza infaz kurumundaki tutulma koşullarının olumsuz etkisi nedeniyle sağlığının tamamıyla bozulduğu, yapılan tetkiklerle bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bugün geldiğimiz durumda Anayasa m.104/16 sürecinin tamamlanmadığı her bir gün, eşimin ölüm fermanının imzalanması anlamına gelmektedir. Zira, yürümekte dahi zorlanan eşimin hastaneden cezaevine geri gönderilmesiyle, göz göre göre ölüme gönderilmesi arasında hiçbir fark yoktur.
Eşim için ayrıcalıklı bir muamele asla istemiyoruz, beklemiyoruz. Ancak, eşimin ayrımcılığa maruz kalmaksızın, kendisiyle aynı durumda olan kişilere halihazırda tanınan Anayasal sürecin tamamlanmasını bekliyor, hayatta kalabilmesi için tesadüflerin değil, hak ve hukukun, daha fazla gecikme olmaksızın tecellisini umuyoruz.
15.04.2024 Saygılarımla,
Nilgül Doğan."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Çetin Tekindor sevenlerini korkuttu!
81 yaşındaki usta oyuncu Çetin Tekindor'un, kan değerlerinin yüksek olmasından dolayı bir...
Çetin'den MHP'li isimler görüşmesinin ardından...
CHP'nin eski Genel Başkanı Hikmet Çetin, TBMM'deki makam odasında MHP Genel Başkan Yardımcısı...
İzBB Meclisi'nde Basmane Çukuru ve tünel mağduriyeti için...
İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı Üçüncü Birleşimi Meclis Başkanvekili Zafer...
Güncel Haberleri
TümüMenderes Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon: Eski...
Menderes Belediyesi'ne yapılan yolsuzluk operasyonunda Belediye Başkanı İlkay Çiçek...
Çeşme Otoylu ihalesine yeni talip: Oyak Grubu yakın ilgi...
Türkiye’deki iki köprü ile devlet otoyollarının 30 yıllığına özelleştirme ihalesine Fransız...
Buca’da okul kantinlerine sıkı denetim
Buca Belediyesi, yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte ilçe genelindeki okul kantinlerinde...
Soyer'in avukatlarından yeni açıklama: Yedeğin yedeği...
Kooperatif davasından tutuklu yargılanan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in...
Murat Bakan'dan hastane önünde açıklama: Önceliğimiz...
YENİ Parti heyeti, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi...
İzBB'den 'iş makinesi' ihalesi: Detaylar belli oldu!
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dünya Bankası kredisinde ekskavatör, lowbed ve dozer alımı için...
Sayıştay'dan 9 Eylül raporu: Döner sermayede kritik bulgular
Dokuz Eylül Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda, üniversitenin...
Sayıştay'ın Ege Üniversitesi raporu dikkat çekti: Sosyal...
Sayıştay’ın Ege Üniversitesi’ne ilişkin 2025 yılı denetim raporunda dikkat çeken bulgular yer...
Manisa'da okula saldırı: Yeni Parti İzmir milletvekilini...
YENİ Parti lideri Özgür Özel, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde meydana gelen...
Kaşif Kozinoğlu Soruşturmasında Yeni Gelişme! Ambulans...
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin...
Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Burhan Özfatura...
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanlarından Dr. Burhan Özfatura, geçirdiği ani kalp...
İZAH’tan avukatlar için ‘kooperatif’ projesi: Ekonomik...
İzmir Barosu Başkan Adayı Volkan Gültekin, avukatların artan ekonomik yüklerini hafifleyebilmek...