EMO ve MMO üç santrali işaret etti: Kapatılmaları arz güvenliğini etkilemeyecek!
EMO ve MMO, Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralları'nı değerlendiren bir rapor yayımladı. Resmi verilere dayanan raporda, söz konusu üç termik santralın kapatılmasının ardından Türkiye`nin ve Ege Bölgesi`nin elektrik arz güvenliğinde herhangi bir risk oluşmayacağı ifade edildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve Makina Mühendisleri Odası (MMO), Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralları'nın Ülke Geneli ve Ege Bölgesi Açısından Elektrik Üretimindeki ve Enterkonnekte Sistem İçindeki Yerleri başlıklı bir teknik rapor hazırladı.
Tamamen resmi kurumların verilerine dayanan raporda, söz konusu üç termik santralın kapatılması halinde Türkiye'nin ve Ege Bölgesi'nin elektrik arz güvenliğinde herhangi bir risk oluşmayacağı ifade edildi.
Rapordaki verilerle yaklaşık kırk yıldır devrede olan, ekonomik verimliliğini yitirmiş ve teknolojisi eskimiş bu üç termik santralın devreden çıkarılmasının ülke ve bölge arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacağı tespit edildi.
Kapatılması halinde kamunun yüksek fiyatlarla elektrik alma ve kapasite ödemeleri yapma yükü ortadan kalkacak, ormanlar, zeytinlikler ve tarım alanları madencilik tahribatından kurtulacak, bölge halkı yaşam alanlarına yeniden kavuşacak ve ülkemizin iklim taahhütlerine uyum yolunda önemli bir adım atılmış olacağı ifade edildi.
Meseleyi arz güvenliği ya da elektrik ihtiyacı olarak değil, kamu yararı ile şirket çıkarları arasında bir tercih meselesi olarak değerlendirmek gerektiğinin de altı çizildi.
Bu santralları ayakta tutan gerekçenin teknik bir zorunluluktan ziyade belirli çıkar çevrelerinin devam ettirmek istediği bir kazanç düzeni olduğuna vurgu yapıldı.
EMO ve MMO'dan yapılan açıklamada "Enerjinin bir rant aracı değil bir kamu hizmeti olarak görülmesi gerektiği inancıyla halkın sağlıklı bir çevrede yaşama, ucuz ve güvenli elektriğe erişme hakkını savunmak üzere kamuoyunun bilgisine sunarız" ifadelerine yer verildi.
Raporda öne çıkan bölümler şöyle:
1- Kuruluç güç açısından
"2021-2025 arası 5 yıl incelendiğinde elektrik üretimi yaklaşık %9,5 artarken, toplam kurulu gücün yaklaşık %23 oranında arttığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle, üretim kapasitesindeki artış, elektrik üretimindeki artışın oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. Bu durum arz güvenliğinin daha da kuvvetlendiğini göstermektedir.
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın toplam gücü 1.768 MW, toplam teorik yıllık üretimi ise 10,9 milyar kWh’dir. Bu büyüklükler Türkiye kurulu gücü ve yıllık üretim kapasitesi içerisinde çok küçük oranlara tekabül etmektedir (sırasıyla %3 ve %1,4). Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın devre dışı bırakılmaları durumunda Türkiye elektrik sisteminin kurulu güç ve üretim kapasitesi anlamında etkilenmeyeceği ve eksilen miktarların mevcut kullanılmayan kapasite ile kolayca karşılanabileceği açıkça görülmektedir."
2- Ege Bölgesi tüketim ve üretim açısından
"Ege Bölgesi’nde yerli kömür, ithal kömür, doğal gaz, hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal ve biyokütle santralları mevcuttur. yalnızca lisanslı 50 MW ve üzeri santralların üretiminin bile bölge tüketimini piyasa koşullarında kolayca sağladığı görülmektedir. 50 MW ve üzeri santralların toplam gücü 10.772 MW, piyasa koşullarında üretimi ise 48.942,2 GWh olduğu görülmektedir.
Uzun yıllar ortalamalarına göre 2025 yılında rekor üretim yapan Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralları’nın 2025 yılı üretim tablosuna göre Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralları’nın rekor üretim değeri olan 10.402,05 GWh’den yalnızca 50 MW’dan küçük santralların üretimi bile 7.863 GWh, yani yüzde76 daha fazladır.
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın devre dışı edilmeleri durumunda Ege Bölgesi’nin elektrik talebinin yalnızca bölge içerisinde mevcut santrallar ile dahî kolayca karşılanabileceği açıkça görülmektedir.
Türkiye geneli açısından ise mevcut kapasite içerisinde çok küçük bir miktar olan bu üç santralın üretim yapmamasının, tüketim açısından herhangi bir sıkıntı yaratmayacağı ve mevcut kullanılmayan kapasitenin devreye alınması ile bu santralların üretim eksikliğinin kolayca karşılanacağı görülmektedir."
3- Elektrik enerjisi ihtiyacı açısından
"Türkiye tepe yük oluşumu uzun yıllardır Temmuz-Ağustos aylarında ve öğleden sonra saatlerinde gerçekleşmektedir. Bu saatler güneş enerji santrallarının tam yükle devrede olabileceği saatlerdir. Son yıllarda hızla artan güneş enerjisi kurulu gücü nedeni ile bu santrallar fazla enerji ürettiğinden sisteme sıfır bedelle elektrik vermektedirler.
Bu nedenle Türkiye elektrik sisteminde tepe yükün karşılanmasında güneş santrallarının önemi artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda tepe yükün çok büyük oranda yalnızca güneş santrallarından karşılanabileceği değerlendirilmektedir."
4- Yeni elektrik santralları açısından
"Ege Bölgesi’nde son birkaç yıl içerisinde yapımına başlanmış olan 3.811 MW gücündeki 106 adet elektrik üretim tesisi projesinin 2.321,3 MW’lık bölümü tamamlanmış, 1.358,3 MW bölümü ise tamamlanma aşamasındadır.
Bölgede yeni yapılan ve yapımı devam eden elektrik üretim tesislerinin büyüklüğü Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın iki katına yakındır. Bu durum şu anda Ege Bölgesi’nde inşası devam eden elektrik üretim tesislerinin Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın devre dışı kalması halinde eksilen kapasiteyi karşılayacak oranda olduğunu göstermektedir."
5- Enterkonnekte sistemi açısından
"1982 yılında devreye alınan Yatağan TES 650 MW, 1986 yılında devreye alınan Yeniköy TES 420 MW ve 1994 yılında devreye alınan Kemerköy TES 698 MW kurulu güçtedir.
Türkiye enterkonnekte sistemde 2025 yılı sonu itibarıyla 123.168 MW kurulu güçte santral vardır. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın kurulu güçleri toplamı 1.768 MW olup, ülke toplam kurulu güç içindeki payları %1,43’tür.
Türkiye enterkonnekte sisteminin bu durumu Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın devre dışı kalması durumunda iletim şebekelerinin bölgeye yük getirme veya bölgeden yük aktarma konularında hiçbir sorunla karşılaşmayacağını açıkça göstermektedir."
6- Faydalar ve alınması gerek bazı önlemler açısından "Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallarının devre dışı bırakılması halinde yıllık 10,8 ton karbon salımı önlenmiş olacaktır. Bu miktar Türkiye yıllık karbon salımının yaklaşık %2’si oranındadır. Bu durum anlaşmaya uyumda çok önemli bir adım olacaktır.
Kömürden elde edilen elektrik, Türkiye piyasasında çok yüksek fiyatla satılmaktadır. Yapılan bir yasal düzenleme ile EÜAŞ her yıl Türkiye’de yerli kömürden üretilen elektriğin büyük bir bölümünü 75 dolar/MWh bedelle almaktadır. Bilindiği gibi uzun yıllardır Türkiye EPİAŞ piyasasında elektrik piyasa fiyatı 50-60 dolar/MWh seviyesindedir.
2025 yılında EÜAŞ Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’ndan 75 dolar/MWH bedelle toplam 1.766.636 MWh elektrik almış ve bu uygulamaya göre 132 milyon 497 bin 700 dolar ödemiştir.
TEİAŞ bu santrallara kapasite ödemeleri adı altında elektrik satmadıkları zamanlarda gerektiğinde devreye girebilme primi vermektedir. Bu ödemeler önemli miktarlara ulaşmıştır. Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’na 2018-2025 yılları arasında 192 milyon dolar, Yatağan Termik Santralı’na ise 82 milyon dolar ödeme yapılmıştır. Bu santralların devre dışı kalması durumunda kamu bu ödemeleri de yapmayacaktır."
7- Santral sahibi şirketlerin kurguladığı madencilik açısından değerlendirme
"Santralların ihtiyacı olan kömürün temininde güçlük çeken, bu nedenle insanların yaşam alanlarını, ormanları, koruları, tarımsal arazileri, zeytinlikleri, sit alanlarını, ören yerlerini bile açık işletmeye uygun sahalar olarak görebilen santral sahibi şirketlerin, taleplerini kabul ettirebilmek için; yoğun bir kamuoyu oluşturma çabasına girdikleri gözlemlenmektedir.
Havzaya bir bütün olarak bakıldığında bölgenin turizm alanı olması, ruhsatların içinde hem zeytinlik vasfına sahip arazilerin hem de doğal ve arkeolojik sit alanlarının bulunması nedeniyle bölgede sürdürülebilir bir madenciliğin yapılabilmesi çok zor, neredeyse imkânsız görünmektedir.
Ülkemizde süregelen uygulamaların birçoğunda ağaçlar kesilmekte ve doğa sınırsız biçimde tahrip edilmektedir. Kaldı ki gerek ülke genelinde gerekse bölgede bugüne değin yapılan açık işletme madencilik faaliyetlerinde, rezervlerin tükendiği maden sahalarının geri kazanıldığı, sahanın çevresindeki doğal yapı ile uyumlu hale getirildiği, tarım vb. faaliyetler için tekrar kullanılabilir hale dönüştürüldüğü örnekler yok denilebilecek derecede azdır. Rezervlerin tükendiği açık maden işletmelerinden geriye, büyük çukurlar, delik deşik edilmiş bir coğrafya kalmaktadır. Bunun zıddının bölgede olacağına inanmak için somut bir neden de bulunmamaktadır."
Benzer Haberler
Bornova Misket Üzümü coğrafi işaret logosuyla geleceğe...
Bornova’nın köklü tarihini ve tarımsal zenginliğini simgeleyen tescilli Bornova Misket Üzümü,...
Konak Belediyesi ve MMO arasında asansör güvenliği için...
Konak Belediyesi ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi arasında ilçedeki asansörlerin...
Aşka işaret diliyle 'evet' dediler
İzmirli sağır çift, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin işaret dili çevirmeninin desteği ile bir ömür...
Güncel Haberleri
TümüÖzelleştirmelere bir tepki de TMMOB'tan: İşletme hakkının...
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, aralarında İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın...
Kozinoğlu soruşturmasında 9 gözaltı!
Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun...
Seferihisar soruşturmasında yeni detaylar: Yüz binlerce...
Seferihisar Belediyesi'ne yönelik soruşturmada İsmail Yetişkin ile Sultan Acar arasındaki...
Buca Belediyesi’nin teminatları SGK tarafından satışa...
Buca Belediyesi iştiraklerinin SGK borçlarına karşılık teminat gösterdiği iki tarla SGK...
Menderes soruşturmasını çarpıcı iddia: Çiçek’in yanına...
İzmir’de Menderes Belediyesi soruşturmasında Belediye Başkanı İlkay Çiçek’le cinsel içerikli...
İzmir’in ana ulaşım hattı için kritik dava: Özelleştirme...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme kapsamına sokulan 2 köprü, 8 otoyol ve 2...
Baro Başkan Adayı Sökmen’den Baro için dikkat çeken vaatler!
Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun İzmir Barosu Başkan Adayı Serhat Sökmen, genç avukatların...
Kültürpark Platformu’ndan Folkart’a İEF tepkisi: Algı...
İzmir’de Kültürpark ve Basmane Çukuru’nun korunması amacıyla mücadele yürüten Kültürpark...
Besim Dutlulu, o tarihi işaret etti: İzmir'in çöpünü...
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İzmir’den Manisa’daki Katı Atık Bertaraf...
İzmir'de 9 Eylül coşkusu: Önce yürüyüş ardından tören!
İzmir’in kurtuluşunun 104. yılı kutlamaları Zafer Yürüyüşü ile başladı. Basmane Karakolu önünden...
Sevilen oyuncu Kılıç son yolculuğuna uğrandı
İstanbul'daki evinde cansız bedenine ulaşılan ünlü oyuncu Serhat Kılıç, memleketi Ankara'da...
Bayraklı'da TİS masasından uzlaşı çıkmadı: İşçiye sopa...
Bayraklı Belediyesi ile Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube arasındaki TİS görüşmelerinin 5’inci...