Turkovac’ı geliştiren profesör: Virüs tanıdıktı!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nin geliştirdiği aşı adayının adını ‘Turkovac’ olarak duyurdu. Turkovac’ın faz 3 çalışmaları da başladı. Bugüne kadarki 2 aşamayı büyük bir başarıyla geçen Turkovac’ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, ABD’de üç yıl corona virüs üzerinde çalıştığını belirtirken, "En azından tanıdık bir virüs, bunu yenebiliriz diye düşündüm" dedi.
Çin'in Vuhan kentinde Aralık 2019'da ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan Covid-19, Türkiye'de ilk olarak 11 Mart 2020'de tespit edildi.
Salgınının yıkıcı etkilerini ortadan kaldırılabilmek için Türkiye, en etkin yollardan biri olan yerli aşının üretilmesi için çalışmalarına hızla başladı.
Hayata geçene 18 yerli aşı çalışması içinde en hızlı ilerleyeni, Erciyes Üniversitesince geliştirilen aşı oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerli Covid-19 aşısıyla Türkiye'de yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirterek aşının adının "TURKOVAC" olduğunu açıkladı.
Aşıyı, Prof. Dr. Aykut Özdarendeli'nin başında olduğu Erciyes Üniversitesi bünyesindeki Aşı Araştırma ve Geliştirme Merkezi ile İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde görevli ekip geliştiriyor.
Hürriyet gazetesinden Musa Kesler'in sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, "Doktora sonrası ABD’de üç yıl corona virüs üzerinde çalışmıştım. Pandemi çıkınca en azından tanıdık bir virüs, bunu yenebiliriz diye düşündüm" dedi.
Özdarendeli'ye sorulan sorular ve cevaplarından öne çıkanlar şöyle;
İlk aşı çalışmalarınız nasıl başlamıştı?
-Aşıya çalışmaya ilk doğrulanan corona vakası Türkiye’de çıktıktan hemen sonra başladık. Vaka 11 Mart’ta çıktı. Biz hemen Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Çalış ile bir araya geldik. Aşı konusunu konuştuk. Ben hemen projemi hazırlayıp mart ayı sonunda çalışmalara başladım. Zaten burası 2013 yılında kurulmuş Türkiye’nin ilk aşı merkezidir. Uluslararası standartlarda bir merkez, burada Kırım Kongo çalışmaları da yapıldı.
Birikmiş bir tecrübe var mıydı?
-Zaten o çalışmaların oluşturduğu birikimin üzerine inşa ettik çalışmalarımızı. Bir de ilginç bir tesadüf olabilir. Ben doktora sonrası Amerika’da 3 yıl ‘koronavirüs’ üzerine çalıştım. Aşı üzerine değil ama. Ülkeye 2001’de döndüm. 2003’te Kırım Kongo vakaları çıktı. Bu vakalara yönelik çalışmaları başlattık. TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı ve üniversitenin işbirliğinde bir projemiz vardı. 2010’da o konuda aşı çalışmalarına başladık. 2010’dan itibaren bu aşı çalışmalarımız devam ediyordu. Bu çalışmalardaki tecrübenin çok büyük bir olumlu katkısı oldu.
Pandemi çıkınca neler hissettiniz?
-Ben 2001’de döndüm Türkiye’ye. Sonrasında SARS ve MERS gördük. Koronavirüsün bu tür salgınlara yol açabileceğini görmüştük. Ama böyle büyük bir pandemi beklemiyorduk. Pandemi çıkınca biraz avantajlı olduğumuzu da düşündük. Kafamdan ‘En azından tanıdık bir virüs, bunu yenebiliriz’ diye geçirdim.
Aşı çalışmasında ilk başarınız neydi?
-İlk vaka Türkiye’de çıktığında Rektörümüz Prof.Dr. Mustafa Çalış başkanlığında toplandık ve hemen çalışmalara başladık. İlk olarak virüsü izole ederek aşı çalışmalarımıza başladık. Çok da hızlı yaptık bunu. Mart’ın 25’inde biz virüsü konfirme etmiştik. Nisan ayında genetiğini, DNA dizilimi çıkarttık. Mayıs ayında da fareler üzerinde çalışmaya başladık. Çok hızlı bir şekilde işledi bu süreç. Farelerde bu inaktif aşı adayının koruyucu olduğunu 2020’nin Ağustos ayında gösterdik.
FAZ 2 sonuçlarını aldığınızda ne hissettiniz?
-Biz burada süreci başından itibaren analitik olarak takip ettiğimiz için böyle iyi sonuçlar bekliyorduk. Faz 3’e geçebilmek için çok ciddi bir prosedür var. Güvenlik, kalite kontrol, üretim gibi konularda... Bunlar ciddi zaman alan süreçler. Bu süreçte sadece Erciyes Üniversitesi değil hem üretici firma hem TÜSEB tarafı çok ciddi emek verdi. Tabii biraz süreç bu anlamda uzadı. Bu insanı geriyor tabi. Fakat benim faz 2’nin iyi sonuçlanacağına dair bir şüphem yoktu. İKUM koordinesinde yürütülen faz 2’ye katılan bütün gönüllülerde antikor oluştu. Antikor miktarı kişiden kişiye fark ediyor. Tam rakam vermeyeyim ama çok iyi bir ortalama yakaladığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Genel ortalama çok iyi.
Aşı çalışmasında son durum nedir?
-Çok güçlü bir aşı adayımız var. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi son dönemeçteyiz. Bu zamana kadar aşının güvenli olduğu ortaya konuldu. Artık faz 3’te bu aşının sahadaki etkinliğini, gücünü göreceğiz. Faz 3’ün koordinasyonunu ve sponsorluğunu TÜSEB yapıyor. Yanılmıyorsam 20 bin gönüllü olacak. Yurtdışı ayağı da olabilir. O zaman sayı artabilir.
Basında veya sosyal medyada ‘yorgun’ fotoğraflarınızı niye görmedik hiç, yorulmadınız mı?
-Yorulduk tabii. Çalışmaktan değil de stresli bir süreç tabi. Bir baskı var, bir sorumluluk var. Bilim yaparken işin farklı boyutlarını da götürmek zorundasınız. Bizim işimiz projenin sonuçlarını resmi muhataplarıyla paylaşmak. Gerekli açıklamaları Rektörlüğümüz ve Bakanlık zaten yapıyordu. Ayrıca ekibimi de hem basından hem de sosyal medyadan korumak gerekiyordu. Yani motivasyonları bozulmasın diye.
En çok ne konuda zorlandınız?
-Zamanla yarışıyoruz. En çok zorlandığımız konu o oldu. Türkiye 1998’den beri aşı üretmiyor. Yığılmış bir tecrübe ve üretim altyapısı yok. İnsanlar ölüyor. Bir an önce bir çözüm bulmak gayretindeyiz. Üzerimizde vicdani bir baskı var. Kendi kendimize büyük bir sorumluluk hissediyoruz. Bu bizi zorladı. Bunu itiraf etmem lazım. Onun dışında zaten bizim laboratuvarımız yoğun çalışan bir ünite…
Planladığınız takvime uygun olarak ilerleyebildiniz mi?
-Bu tür konularda net bir tarih vermek doğru değil. Birçok değişken var. Farklı konularla uğraşıyorsunuz. Sapmalar olabiliyor. Ama 7 ay içinde faz 3’e geçildi. Bunu gerçekten önemsemek lazım. Türkiye tarihinde önemli bir çalışma. Pandemiden dolayı esnetilen bazı kurallar var ama normal şartlarda 5-6 yılda gelinebilecek bir aşamayı yaklaşık 1 yılda tamamladık. Bu önemli.
Mutasyon ve varyantlara karşı etkili olacak mı?
-İngiliz varyantına karşı bir çalışmamız var. Çalışmalarımızın sonuçlarına göre İngiliz varyantına karşı tamamen etkili.
Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin çalışmalarını takip ediyor musunuz?
-Kendileriyle gurur duyuyoruz. Hiç görüşmedim ama çalışmalarını takip ediyorum. Kanser tedavisine yönelik tecrübelerini aşıya aktardılar ve çok hızlı bir başarı yakaladılar.
Sizce aşı ne kadar önemli?
-Türkiye’de şu an çok hızlı bir aşılama devam ediyor. Hastalıkla mücadele için çok önemli başarı… Ayrıca bugün Türkiye’de birçok ekip aşı için çalışıyor. Hepsine çok teşekkürler. Çok büyük emek veriyorlar. Aşının stratejik bir ürün olduğunu, Türkiye olarak bazı aşıları mutlaka kendimizin üretmesi gerektiği mesajını aldık diye düşünüyorum. Hiç maliyet hesabı yapmadan kendi aşımızı üretmeliyiz. Ayrıca aşı üzerine çalışan çok genç ekipler var. Bu da bizim için çok büyük bir kazanç.
25 YILLIK BİRİKİM
Prof. Dr. Özdarendeli Veterinerlik Fakültesi mezunu. Doktorasını viroloji üzerine yaptı. ABD’de 3 yıl ‘koronavirüs’ çalıştı. Türkiye’de Kırım Kongo vakaları üzerine yoğunlaştı. 2009-2010’da ABD’de çalışmalarını yürüttü. 25 yıldır viroloji üzerine araştırmalar yapıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
İzmir’e “Sağlığı Geliştiren Belediye” unvanı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB) unvanı alan Türkiye’deki ikinci...
İzmirliler sağlığı geliştiren parklarda buluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlığı Geliştiren Parklar” projesiyle şehrin parkları hem spor...
Çiğli Belediyesi İzmir'de "Sağlığı Geliştiren" 3....
Çiğli Belediyesi, Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Sağlığı Geliştiren Belediye (SAGEB)...
Güncel Haberleri
TümüKarabağlar Meclisi'nde komisyonlar yeniden şekillendi
Karabağlar Belediyesi Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nın ikinci oturumu, Belediye Başkanı...
İzmir İtfaiyesi’ne 13,5 milyon Euro’luk teknoloji yatırımı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle artan yangın risklerine karşı itfaiye teşkilatını...
Erdoğan'dan Mekke Ortak Savunma Anlaşması mesajı: Hiçbir...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan...
Kuşadası Belediyesi soruşturmasında 15 gözaltı
Kuşadası Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında hakkında...
Başkan Çiçek hakkında tutuklama talebi!
Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in de aralarında bulunduğu 16 şüphelinin savcılıktaki...
Mahkemeden Ahbap Derneği kararı: Yönetimine kayyım atandı
Ahbap Derneği'nin feshi istemiyle açılan dava kapsamında mahkemeden dikkat çeken bir karar...
Kardeş Foçalar dostluk için buluştu: Nihat Dirim...
İzmir'in Foça ilçesinde 1989-1999 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve "efsane başkan"...
Başkan Çiçek ve 15 şüpheli adliyeye sevk edildi!
Menderes Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'irtikap' soruşturması kapsamında gözaltına alınan...
İlkay Çiçek'in 'Whatsapp' krizine ilişkin ifadesi ortaya...
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü "rüşvet ve irtikâp" soruşturması kapsamında...
Hayat kurtaran baba, kızını şampiyonluğa hazırlıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye eri Ramazan Karakoç, yangın ve kurtarma görevlerinde hayat...
Karşıyaka'da 'asansör' tartışması sürüyor: MMO'dan...
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal'ın ilçedeki asansör denetimleriyle ilgili açıklamalarına...
Folkart Terra'da yaşam başladı!
Çeşme’de hayata geç en Folkart Terra projesinde yaşam...
