BIST 100 14.288,75 %1,23 Altın 6.678,68 ₺/gr %1,57 Bitcoin $78.126 %1,67 Dolar 48,63 ₺ %0,20 Euro 56,08 ₺ %0,44 Sterlin 65,54 ₺ %0,28 Gümüş 98,28 ₺/gr %2,38 Ethereum $2.500,60 %0,90 İsviçre Frangı 59,39 ₺ %0,11 Kanada Doları 34,92 ₺ %0,21 Avustralya Doları 34,58 ₺ %0,64 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,01 Suudi Riyali 12,95 ₺ %0,19 BAE Dirhemi 13,24 ₺ %0,20 Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,03 Çin Yuanı 7,24 ₺ %0,12
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Çevre İklim değişirse tarım değişir, tarım değişirse hayat değişir

İklim değişirse tarım değişir, tarım değişirse hayat değişir

Ege Bölgesinde özellikle de İzmir’de önemli seviyede varlık gösteren kuraklığa Özel Bahçeşehir Okulları Kuzey Kampüsü öğrencileri dikkat çekti. Özel Bahçeşehir Anadolu ve Fen Liseleri öğrencileri bu eğitim yılında Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜÇEV) yürüttüğü “Young Reporters of the Environment (Çevrenin Genç Sözcüleri)” programına katılım gösterdi.

0Yorumlar
İklim değişirse tarım değişir, tarım değişirse hayat değişir

Öğrenciler Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Krizine de vurgu yaptılar. İzmir’in Menemen ilçesinde Kayıkçı Başı Mevki Ahı Hıdır Mahallesi’ne ve HADE Biyoteknoloji Laboratuvarı’na giderek yaşanan kuraklığa ve bu kuraklığın üretilen ürün çeşidine, ürün miktarına ve çiftçiye etkisini yerinde inceleme fırsatı yakaladılar.

Ayrıca Menemen Tarım İlçe Müdürlüğü, HADE Biyoteknoloji Laboratuvarı ve çiftçiler ile görüşülerek kuraklığın boyutunun ürkütücü bir şekilde olduğunu gözlemleyen öğrenciler, kuraklığın insanlığa ve diğer canlıların yaşamına etkisinin çok kısa zamanda görüleceğini araştırmaları sonucunda elde ettikleri veriler sayesinde analiz ettiler. İlk olarak bölge halkını bilinçlendirmeyle işe koyulan öğrenciler daha sonra daha farklı çözüm yolları bularak geniş alanlarda seslerini duyurmak için büyük çaba sergilediler.

Son dönemlerde küresel çapta yaygınlaşan sıcaklık anomalileri, yağış rejimlerindeki düzensizlikler ve yeraltı su kaynaklarının büyük bir hızla azalması, kuraklık durumunu yalnızca çevresel bir tehdit olmaktan çıkarıp çok boyutlu bir sosyoekonomik bir vaka hâline getirdi.

İklim değişikliğinden dolayı oluşan bu süreç, tarımsal üretim sistemlerini doğrudan etkileyerek gıda ihtiyacının istikrarını zayıflatmakta ve özellikle gelişmemiş bölgelerde gıda güvenliği risklerini tetiklemeye devam ediyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) son raporlarında vurgulandığı üzere, kuraklığın yoğunluğu gün geçtikçe artmakta ve bu durum tarımsal boyutta verim düşüklüğü tedarik zinciri aksaklıklarına kadar uzanan kapsamlı bir etki alanına sahip olmaktadır.

Son yıllarda faydalı olduğunu düşünerek tükettiğimiz besinler aslında insan sağlığı ve güvenliği açısından büyük bir risk oluşturmaktadır.

Kuraklığın Tanımı

Meteorolojik süreçlerin arasında en kapsamlı doğal etkiye sahip olan kuraklık, yağışların kaydedilen normal seviyelerinin önemli ölçüde altına düşmesi sonucunda arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesine yol açan doğal olaydır.

Kuraklığın Nedenleri

Küresel iklim değişikliği sonucunda sıcaklıkların son yıllarda yaklaşık 1,5 derece artması, yağış miktarının azalmasına yol açarak kuraklık riskini arttırmıştır. Ağaçların tahrip edilmesiyle ekosistemlerin bozulması ise su döngüsünü olumsuz etkiler. Bunun yanında tarım arazilerindeki bilinçsiz sulama ve aşırı kimyasal ve gübre kullanımı gibi yanlış tarım yöntemleri toprak verimliliğini düşürüp, artan nüfus ile su kaynaklarının daha fazla tüketilmesi ve mevcut su miktarının azalmasına sebebiyet vermektedir. Tüm bu olumsuz insan faaliyetlerinin sonucunda kuraklık ortaya çıkmıştır ve ciddileşmeye devam etmektedir.

Gıda Güvenliği Tanımı

Gıda güvenliği, gıdaların üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında (üretim, işleme, depolama, dağıtım ve hazırlama) fiziksel, kimyasal ve biyolojik tehlikelerin kontrol altına alınarak tüketicinin sağlığını olumsuz etkilemeyecek biçimde korunmasını amaçlayan disiplinlerarası bilimsel süreç ve uygulamalar bütünüdür; bu süreçte mikrobiyoloji, kimya ve mühendislik gibi disiplinlerden yararlanarak “zarar vermeyen” gıdaların güvenli tüketimi sağlanmasını hedefler.

Kuraklıkta Yetişen Bitkilerin İnsan Sağlığına Etkisi

Kuraklık dönemlerinde bitkilerin savunma sistemleri zayıflar. Zayıflaması sonucu aflatoksin, okratoksin ve fumonisin gibi toksinleri üreten küf türlerinin gelişme gösterir. Bu mikotoksinler, gıdalarda birikerek karaciğer hasarı, bağışıklık sistemi zayıflaması, çocuklarda büyüme ve gelişme gerilikleri, bazı kanser türleri gibi birçok sağlık sorununa zemin hazırlar. Kuraklık koşullarında bu toksinlerden en çok mısır, kuruyemişler, tahıllar ve baklagiller gibi besin grupları etkilenmektedir.

Ekinler bu elementleri kökleriyle topraktan alarak yapılarına katarlar. Bunun sonucunda, kurak koşullarda yetişen ürünlerde ağır metal birikimi artar. Bu ağır metaller, beslenme yoluyla insan vücuduna alındığında sinir sistemi hasar görür, böbrek ve karaciğerin fonksiyonlarının bozulması gibi hayati tehlikeye sahip hastalıklara ortaya çıkabilir. Bu nedenle kurak alanlarda yetişen ürünler ağır metal kontaminasyonu açısından taşıdıkları risk yüksektir.

Kuraklığın bitkiye verdiği zararlar toksin birikimi ile sınırlanmayıp bitkinin fizyolojik yapısında bozulmalar meydana getirir. Örneğin protein oranları düşer. Bu sebeple büyüme çağındaki çocuklarda gelişim yavaşlığı, kas kaybı ve bağışıklık zayıflamasına yol açabilir. Vitaminlerde, özellikle A, C ve B grubu vitaminlerindeki azalma sebebiyle bağışıklık sistemi zayıflığı, cilt sağlığında bozulma ve yorgunluk görülebilir.

Ayrıca bitkiler kurak ortamda strese girer ve savunma mekanizması olarak daha fazla nitrat üretmeye ve biriktirmeye başlar. Yüksek miktarda nitrat, bağırsaklarda nitrite dönüşerek kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Bu da bebeklerde nefes darlığına, halsizliğe, beslenme güçlüğüne ve nöbetlere sebebiyet veren mavi bebek sendromunun riskini arttırır.

Gidişatla İlgili Gelecek Senaryoları

Kuraklık alanlarda yetişen bitkilerin vitamin, protein ve minerallerinin azalması, ilerleyen yıllarda küresel çapta “gizli açlık” adı verilen mikro besin yetersizliğinin daha da yaygınlaştırması bekleniyor. Ayrıca kurak dönemlerde gıda çeşitliliğinin azalması, tek tip beslenmeyi artırarak hem yetersiz beslenmeyi hem de bağışıklık sisteminin zayıflamasını daha geniş kitleler için sakınca doğurmaktadır.

Kuraklık, tarımsal üretimin sürdürülemez hâle geldiği bölgelerde gıda kıtlığından kaynaklı kitlesel göçleri tetikleyebilir. Bu göçler tüketimin artmasına, tarımsal üretim talebinin azalmasına, işsizliğin artmasına, politik ve toplumsal alanlarda aksamaya sebebiyet verebilir.

Birçok güncel araştırma, 2050’ye kadar kuraklık ve su kıtlığı temelli göçlerin milyonlarca insanı yerinden edebileceğini ortaya koymaktadır. Kuraklık özellikle ekonomik ve teknolojik olarak düşük bölgeleri daha fazla etkileyerek küresel eşitsizliği daha da belirginleştirecektir.

Bunun yanında teknolojik gelişmelerle ve yenilikçi üretim sistemlerinin giderek büyüyen etkisiyle yeni çözüm olanakları sağlanacaktır. Yapay zekâ ve dijital izlenebilirlik gibi teknolojiler gıda zincirindeki tehlikeleri erken tespit ederken, alternatif proteinler ve hücre-bazlı ürünler gibi yeni gıda kaynakları sürdürülebilir üretim modelleri için yeni imkanlar oluşturacaktır.

Kuraklığa Teknolojik Çözümler

Kuraklığa engel olabilmek için birtakım çözüm önerileri geliştirilmiştir. Bu çözümler su verimliliğini artırmaya ve kuraklığa karşı dirençli sistemler kurmaya odaklanmaktadır.

Basınçlı sulama sistemleri:

Damla sulama ve mikro yağmurlama sistemleri ile suyun doğrudan bitki köklerine ulaştırılması sağlanır ve buharlaşma en aza indirilir. Toprağa yerleştirilen sensörler ve nesnelerin interneti teknolojisi ile akıllı sulama sistemleri oluşturulur.

Kontrollü Çevre Tarımı:

Bitkilerin büyüme ortamı tamamen optimize edilir. Su kapalı döngüde kullanıldığı için su israfı yaklaşık %50 – %90 oranında azalır.

Hava neminden su elde etme:

Bu makineler havadan alınan gazı yaklaşık 8–20 bar basınç ve 330–360 Kelvin sıcaklık ile sıkıştırır. Ardından sıcaklık 300 Kelvin seviyesine düşürülerek gaz yoğuşturulur ve sıvı hale getirilir. Son aşamada UV sterilizasyon gibi filtrelerden geçirilerek temiz su elde edilir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Kuraklık, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek artan ve gıda güvenliğini tehdit eden ciddi bir sorun hâline gelmiştir. Azalan su kaynakları ve bozulan üretim koşulları hem tarımsal verimi düşürmekte hem de besin değerlerinde azalma, toksin oluşumu ve ağır metal birikimi gibi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.

Bu durum özellikle gelişmemiş bölgelerde yetersiz beslenme ve gizli açlık sorununu artırmaktadır. Gelecekte kuraklığın gıda fiyatlarını yükselteceği, tedarik zincirlerini zorlayacağı ve bazı bölgelerde göçleri hızlandıracağı öngörülmektedir.

Bu nedenle kuraklıkla mücadelede; etkin su yönetimi, iklime dayanıklı tarım, teknolojik yenilikler, güçlü gıda güvenliği politikaları birlikte uygulanmalıdır.

Günümüzde insanlar kuraklığın ve gıda kıtlığının kendilerinden çok uzakta olduğuna inanırlar. Ancak yağışların azalması ve pazardan alınan ürünlerin eskisi kadar taze ve lezzetli olmaması bile bu felaketin erken belirtileridir. Asıl tehlike ise geri dönüşünün olmayışıdır.



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Çevre Haberleri

Tümü

Greenpeace'ten 'pestisit' karnesi: Ürünlerin yüzde 15'i...

Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasında İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20...

5 saat önce

ÇEŞÇEP’ten Enerjisa’nın Çeşme projesine tepki: 200...

Çeşme’nin merkezindeki güneş enerjisi projesi tartışma yarattı. ÇEŞÇEP, 49 yıllığına...

5 gün önce

GES davasında karar bekleniyordu: Dikkat çeken Ankara...

Uşak’ın Bağbaşı Köyü’nde planlanan iki GES projesi için bilirkişilerin “kurulmamalı” yönünde...

9 gün önce

Çanakkale'nin tek su kaynağında maden tehdidine yargı freni!

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında planlanan altın-gümüş madeni...

9 gün önce

Kışladağ’da dikkat çeken değişiklik: 8 milyon ton ek pasa...

Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni’nde 2026 yılı için öngörülen pasa kaldırma miktarı 6 ila 8...

9 gün önce

Karaburun’da tartışmalı plan: Zeytinliklerin yapılaşma...

Karaburun Belediyesi tarafından  İnecik Mahallesi’nde çok sayıda parseli kapsayan 128...

11 gün önce

Uşak'taki GES projesine bilirkişi freni: Proje zararlı,...

Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik...

12 gün önce

YENİ Partili Saatlı'dan Altınkum planlarına tepki: Rant...

Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilerek imara açılmasıyla...

15 gün önce

Ödemiş'te orman yangını: Ekipleri müdahale ediyor!

İzmir'in Ödemiş ilçesinde orman yangını başladı. Alevlere, havadan ve karadan müdahale ediliyor.

18 gün önce

MSB’den Manisa’ya izin çıkmadı, Efkaftepe RES Kınık’a...

İzmir’in Kınık ilçesinde 405 hektarlık alanda kurulması planlanan Efkaftepe RES’e ÇED Olumlu...

18 gün önce

Kiraz'daki yangına müdahale sürüyor!

İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, Kiraz’da ziraat arazisinden ormanlık alana sıçrayan yangınla...

21 gün önce

Seferihisar’da tarım arazisi ve çayır-mera alanına GES planı

Seferihisar’da tarla vasfındaki Maliye Hazinesi arazisi güneş panellerine açılacak. 23,52...

24 gün önce