Gıda güvenliği otopark engeline takıldı: Mühendis Toprak’tan belediyelere çağrı!
Türkiye’nin birçok noktasında otoparkların pazar yeri olarak da kullanılması, gıda güvenliği tartışmalarını beraberinde getirdi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, egzoz gazı ve çevresel kirleticilerin oluşturabileceği risklere dikkat çekerek yerel yönetimlere çağrıda bulundu.

ÖMER FARUK ALTIN / EGE’YE BAKIŞ - Türkiye’nin birçok kentinde otoparkların pazar alanı olarak kullanılması sonucunda ortaya çıkan gıda güvenliği ve halk sağlığına ilişkin riskler tartışma yaratıyor.
Pazar yerlerinin hijyenik gıda merkezleri olması gerektiğine dikkat çeken TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, pazar yerlerinin farklı amaçlarla kullanılmasını eleştirerek, yerel yönetimlere planlama, temizlik ve denetim konusunda gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.

“MESELE YALNIZCA ‘ARABA GIDAYA DEĞİYOR MU?’ MESELESİ DEĞİLDİR”
Pazar yerlerinin üzerinde veya doğrudan pazar alanının bulunduğu alana araçların giriş çıkış yapması sırasında; çeşitli çevresel kirleticilerin alana taşınabileceğini ifade eden Toprak, araçların gıdaya değmesine gerek kalmadan da riskler oluşturabildiğine dikkat çekti.
Toprak açıklamasında, “Pazar yerinin üzerinde veya aynı alanda araçların park etmesi ya da motorlu araç trafiğinin bulunması gıda hijyeni ve güvenliği açısından bir risk oluşturur. Pazar yerleri yalnızca alışveriş yapılan alanlar değil, aynı zamanda gıdanın tüketiciyle buluştuğu alanlardır. Dolayısıyla bu alanların tasarımı, temizliği, atık yönetimi, haşere kontrolü ve çevresel koşulları doğrudan gıda güvenliğiyle ilişkilidir. Araçların egzoz gazları, lastiklerden ve yollardan kaynaklanan partiküller, yağ ve yakıt kalıntıları, çamur ve çevresel kirleticiler gıdaların bulunduğu ortama taşınabilir. Ayrıca araç hareketliliğiyle birlikte toz ve partikül oluşumu artar. Burada mesele yalnızca “araba gıdaya değiyor mu?” meselesi değildir. Gıda güvenliğinde çapraz bulaşma ve çevresel bulaşma risklerini birlikte değerlendirmek gerekir. Gıda güvenliği, tarladan sofraya kadar geçen tüm süreçlerde fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik tehlikelerin önlenmesini esas alır. Pazaryerileri gibi açık veya yarı açık alanlarda araç varlığı, bu tehlike zincirinin en önemli halkalarından birini kırar” ifadelerini kullandı.
“GIDALARIN KİRLETİCİLERE MARUZ BIRAKILMASI KABUL EDİLEMEZ”
Açıkta satılan gıdaların çevresel kirleticilere maruz kalmasının halk sağlığı açısından önemine vurgu yapan Toprak, gıdanın bulunduğu ortamlarda gereksiz yere egzoz, toz, partikül gibi gıda hijyenini tehdit eden uygulamarın kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Toprak konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“En büyük risklerden biri açıkta satılan gıdaların çevresel etkilere doğrudan maruz kalmasıdır. Örneğin domates, biber, salatalık, yeşillikler, meyveler, kuru bakliyat gibi ürünler açıkta veya yeterli koruyucu bariyer olmadan sergileniyorsa; toz, toprak, mikroorganizmalar ve çeşitli çevresel kirleticiler ürün yüzeyine taşınabilir. Özellikle tüketime hazır veya yıkama işlemi yapılmadan tüketilebilen ürünler, açıkta satılan kuruyemiş, unlu mamul, peynir, zeytin, vb, açısından bu konu daha da önemlidir. Yeşillikler ve bazı meyve-sebzeler üzerinde oluşabilecek mikrobiyolojik bulaşmalar halk sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bir diğer önemli konu da araçlardan kaynaklanan egzoz emisyonları ve diğer kirleticilerdir. Burada “aracın egzoz gazı sebzeyi zehirler” gibi basitleştirilmiş bir ifade kullanmak doğru olmaz. Ancak gıdanın bulunduğu ortamın gereksiz yere egzoz, toz, partikül ve diğer çevresel kirleticilere maruz bırakılması gıda hijyeni açısından kabul edilebilir bir uygulama değildir”
“YEREL YÖNETİMLERİN SORUMLULUĞU SON DERECE AÇIKTIR”
Yerel yönetimlerin bu konudaki tutumunu değerlendiren Toprak, pazar yerlerinin kurulmasından çevresel koşulların sağlanmasına kadar birçok konuda sorumlulukları bulunduğunu belirtti.
Pazar yerlerinin bir gün pazar alanı, başka bir gün ise araç park alanı olarak kullanılmasının doğru olmadığını ifade eden Toprak, “Burada yerel yönetimlerin sorumluluğu son derece açık. Pazar yerlerinin kurulması, işletilmesi, temizliği, altyapısı, atıkların yönetimi, çevresel koşulların sağlanması ve gıda satışının uygun koşullarda gerçekleştirilmesi konusunda belediyelerin önemli görevleri bulunuyor. Bir pazar yerinin bir gün gıda satış alanı, başka bir gün araç park alanı gibi kullanılması doğru değildir. Gıda satışı yapılan alanların önceliği gıda güvenliği olmalıdır. Belediyeler yalnızca tezgâhların kurulduğu alanı tahsis etmekle sorumluluğunu tamamlamış sayılmaz. 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" ile Zabıta ve Belediye Mevzuatı uyarınca yerel yönetimler (belediyeler), semt pazarlarının altyapısını ve çalışma koşullarını gıda hijyenine uygun hale getirmekle yükümlüdür. Pazarın bütününde temizlik, hijyen, atık yönetimi, haşere kontrolü, içme ve kullanma suyu, tuvaletler, zemin koşulları ve araç giriş-çıkışları bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Burada denetim kadar planlama da önemlidir. Gıda güvenliği açısından uygun olmayan bir fiziksel düzeni oluşturduktan sonra yalnızca esnafı denetlemek yeterli değildir” dedi.
“GÖRÜŞ SUNUYOR VE GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMASINI TALEP EDİYORUZ”
Gıda Mühendisleri Odası olarak yerel yönetimlerle düzenli iş birliği ve uyarı mekanizmaları işletildiğini ifade eden Toprak, gerekli önlemlerin alınması konusunda da çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Toprak’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Pazar yerlerinin modernize edilmesi, açıkta gıda satışının sınırlandırılması ve hijyenik koşulların sağlanması hususunda belediyelerimize teknik görüşlerimizi sunuyoruz. Kent genelindeki pazar alanlarında gözlemlediğimiz mevzuat aykırılıklarını ve hijyen risklerini ilgili belediye başkanlıklarına ve zabıta daire başkanlıklarına ileterek gerekli önlemlerin alınmasını talep ediyoruz. Ayrıca belediyelerin zabıta personeline ve pazar esnafına yönelik gıda hijyeni eğitimleri düzenlenmesi yönünde girişimlerimizi sürdürüyoruz. Şunu da açıkça ifade etmek gerekir ki bir yerde halkın sağlığını ilgilendiren bir sorun varsa ve gerekli uyarılara rağmen çözüm üretilmiyorsa, Gıda Mühendisleri Odası olarak bunu dile getirmekten ve kamuoyunu bilgilendirmekten çekinmeyiz. Çünkü bizim sorumluluğumuz herhangi bir belediyeyi ya da kurumu korumak değil; halkın sağlığını ve güvenli gıdaya erişim hakkını savunmaktır”
YURTTAŞLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Gıda hijyeni ve güvenliği konusunda yurttaşlara yönelik de çağrılar ve uyarılarda bulunan Toprak, pazarda yer alan her ürünün güvenli olmadığını ama birkaç basit nokta ile risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade ederek, “Öncelikle açıkta satılan ürünlerin zeminle, araçlarla, atıklarla veya kirli yüzeylerle temas etmemesine dikkat edilmeli. Sebze ve meyvelerde ezilmiş, çürümüş veya bozulmaya başlamış ürünler tercih edilmemeli. Özellikle tüketime hazır ürünlerde hijyen koşullarına daha fazla dikkat edilmeli. Satıcının ellerinin, kullandığı ekipmanların ve tezgâhının temizliği de önemli bir göstergedir. Pazar alışverişinden sonra özellikle çiğ tüketilecek sebze ve meyveler uygun şekilde yıkanmalı. Peynir, zeytin, yoğurt, açık tereyağı, kuruyemiş ve unlu mamuller gibi doğrudan tüketime hazır gıdaların üzeri açık, toza, egzoza maruz kalacak şekilde, soğuk zincir kırılarak satıldığı tezgahlar tercih edilmemeli. Tüketiciler, gördükleri hijyensiz koşulları ve araç parkı ihlallerini Belediyelerin ALO 153 Zabıta hatlarına ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ALO 174 Gıda Hattı'na bildirmeli” diye konuştu.
"YEREL YÖNETİMLERDEN BEKLENTİMİZ NET!"
Toprak, konuşmasının sonunda gıda güvenliğinin anayasal bir hak olduğunun altını çizerek, pazar alanlarının yalnızca ticari alanlar olarak değil, halkın sağlığını ilgilendiren alanlar da olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Gıda güvenliği bir lüks değil, anayasal bir insan hakkıdır. Pazar yerleri, yurttaşlarımızın taze ve uygun fiyatlı gıdaya ulaştığı en temel kamusal alanlardır. Ancak "ucuz ve taze gıda" sağlarken "sağlıksız gıda" sunulmasına göz yumulamaz. Pazar alanlarının otopark veya araç geçiş güzergahı olarak kullanılması kabul edilemez bir uygulamadır. Tüm yerel yönetimleri, pazar alanlarını sadece ticari alanlar olarak değil, doğrudan halk sağlığını ilgilendiren hijyenik gıda merkezleri olarak kurgulamaya ve gerekli idari/fiziki tedbirleri eksiksiz almaya davet ediyoruz. Yerel yönetimlerden beklentimiz net. Pazar yerleri rant, otopark ya da günübirlik kullanım alanları olarak değil, kamusal gıda alanları olarak planlanmalı. Çünkü konu yalnızca bugün pazardan aldığımız domatesin temiz olup olmaması değildir. Konu, toplumun sağlığının nasıl korunduğudur. Tüketicilerin de bu konudaki farkındalığı ve hak araması, kentlerimizde gıda güvenliği kültürünün yerleşmesi için en büyük gücümüz olacaktır”
Benzer Haberler
Başkan Tugay’dan İzmir’in gıda güvenliği hamlesi
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı tüm paydaşların...
MMO İzmir'de işten çıkarma krizi: Tepki gösteren 4...
MMO İzmir Şubesi’nde ekonomik gerekçelerle başlayan işten çıkarma sürecinde 8 mühendisin...
Dr. Bülent Şık: Yetersiz beslenme hem sağlığı hem...
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni yürüten gıda...
Özel Haber Haberleri
TümüKocaoğlu’ndan Başkan Tugay’a ‘istifa’, muhalefete...
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Cemil Tugay’ın istifasının ardından, CHP...
Levent Üzümcü'ye 'Cemil Tugay' sorusu: AK Parti'ye...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği iddiaları gündemdeki...
Öktem’den seçim mesajı: Baro dinamizmini kaybetmesin!
İzmir Barosu’nda yaklaşan genel kurul öncesi konuşan Çağdaş Avukatlar Grubu Başkan Adayı Emre...
CHP İzmir’de seçim yapılanması: Sönmez’e akademik kurul...
CHP İzmir seçim çalışmalarını koordine etmek amacıyla 9 kişilik seçim koordinasyon kurulu...
Gültekin’den Çağdaş Gruba 'AK Parti' benzetmesi!
İzmir Barosu seçimleri öncesi adaylığını sürdüren İzmir Avukat Hareketi Başkan Adayı Volkan...
Ekonomist Toptaş’tan borsa için ‘sert dalgalanma’ uyarısı!
Fonlarda yaşanan temerrüt ve likidite sorunlarının ardından Borsa İstanbul’da yaşanan sert...
Baro Başkan Adayı Sökmen'den Çağdaş Grup'a sert eleştiri:...
İzmir Barosu’nun ekim ayında yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Avukatlar...
Başkan adayı Çolak'tan 'çok sesli baro' vaadi: Her...
İzmir Barosu başkanlığına bağımsız adaylığını açıklayan Tacettin Çolak, mevcut yönetimi...
Tüprag'a karşı 6 köy birleşti: Madeni köyümüze sokmayacağız!
Uşak'ta bulunan ve önemli su kaynaklarını besleyen Murat Dağı'nda maden tehdidi devam ederken,...
Sengel'den Grup Başkanvekilliği açıklaması: "Bilgim...
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’den YENİ Parti’ye geçişlerin ardından grup...
İlkay Çiçek CHP'den istifa etti: "Partim tarafından...
Menderes Belediyesi'ne yapılan operasyonda tutuklanan Belediye Başkanı İlkay Çiçek CHP'den...
CHP - YENİ Parti arasında 'Whatsapp' krizi: Cemil Tugay...
CHP'den istifa etmesinin ardından yoluna bağımsız devam edeceğini dile getiren İzmir Büyükşehir...