Karşıyaka Şok Etti!
Takımı tanıyamadım. Geçen seneki, ısırarak oynayan, her topa basan, ikili mücadelelerde ayakta kalan takım, nereye gitti? Bu sahadaki oyuncular kim?
Etimesgut, çok iyi bir takım falan değil. Karşıyaka çok kötüydü. Bir tane ayağı ince, sağ açıkları var. Başka da hiçbir meziyeti olmayan sıradan bir takım. Hiçbir oyuncusu, bizde ilk 11 adayı bile olamaz. Ama disiplinli, istekli, yardımlaşarak oynayan bir takım. Orta sıraları zorlarlar. Fizik kaliteleri iyi.
Ankara'ya büyük beklentilerlerle gitmiştim. Geçen sene, pozisyon vermeyen, topu ayağında tutup, bol gol şansı yakalayan, çok koşan, mücadele eden takım korunmuş ve üzerine de eksik bölgelere, ele gelir takviyeler yapılmıştı. Bol gollü, rakiplere göz dağı verecek bir skor ve iyi futbol izlemeyi bekliyordum. Hiç öyle olmadı...
Karşıyakalı oyuncular ilk onbeş dakika, topa temas bile edemedi. Arka arkaya iki pas yapamadı. Birkaç tane de gol pozisyonu verdiler. İkili mücadelelerde yerde kalan, hep yeşil kırmızılı oyuncular oldu. Ayakta durmakta bile zorlandılar. İşini iyi yapan hiçbir oyuncu yoktu. Savunmadan, hücum hattına, hepsi tel tel döküldüler. Basatemur Hoca başa geldiğinden beri, bu takımı, hiç bu derece kötü görmemiştim. Kötü oynayabilirsin, bunu kabul ederim. Ama kötü koşamazsın! Kötü mücadele edemezsin. Üzerinde Karşıyaka forması varken olmaz!
Zaten ikinci yarı, bu durumu Karşıyakalı taraftarlar da gördü. Gerçekten de herkese nasip olmuyor o büyük forma! Futbolcuları biraz vurdumduymaz buldum. İlk yarı depara kalkan bir futbolcu görmedim desem, abartmış olmam. Büyük gol umudumuz Ömer Faruk terlediyse, sıcaktandır! Koşmaktan olamaz!
Ve Erhan... Bir diğer gol umudumuz...
Yazılarımı sürekli okuyanlar, Erhan'ı ne kadar beğendiğimi ve sevdiğimi bilir. Yetenekli bir delikanlı. Ama bir insan nasıl bu kadar yeteneğine ihanet eder? Erhan ne yaptın abicim bütün yaz? Havuz başında tatilde miydin? Hiç mi çalışmadın? Bu oyunun devam ederse, birkaç maç sonra, çok özlersin formanı. Kimse kendini bulunmaz Hint kumaşı sanmasın! Burası 115 yıllık Karşıyaka camiası. Sen gidersin, senden iyisi gelir. O forma, her zaman, çok isteyenin, çok çalışanın hakkıdır.
Takım hazır değil. Kondisyon sorunu çok bariz. İlk yarıdan takım yürümeye başladı! Kimse koşmadı. Ne hücumda ne de savunmada mücadele eden yok. İkili mücadeleye girdiğimiz hemen her top, rakibin ayağında kaldı. Atağa çıkarken ağır kalıyoruz.Hiç koşmadığımızdan, tek bir kontraatağımız yok! Tembel paslar, yerine ulaşmayan uzun paslar ve kornerlerde bile tek bir iyi orta yok!
Oysa geçen sene durum bunun tam tersiydi. Sezon başından itibaren, çok koşan ve iyi mücadele eden bir takım vardı. Taraftar, takım korundu, eksik bölgelere ele gelir takviyeler yapıldı, çok daha iyi olacağız diye düşünürken, karşılarına böyle bir tablo çıktı.
Bu takım bütün yaz ne yaptı? Kamplarda ne çalıştı? Gerçekten merak ediyorum şu an. Görünen sorunlar, üç günde halledilecek sorunlara benzemiyor. Takım olarak fizik kalite sorunu var! Bu iki sebeple olur. Takım kampta iyi çalışmamıştır, futbolcular kuvvetsizdir, yada isteksizlik, motivasyonsuzluk vardır. Ben her ikisi de diyorum. Çünkü dünkü ruhsuz oyun, sadece fizik kalite düşüklüğü ile açıklanamaz...
Umarım Basatemur hoca ilacı bir an önce hazırlar ve uygular.
Kaptan Ensar açıklama yapmış; Altay'ı yenip telafi edeceğiz diye...
Altay'ı biz tribünden bir takım yapsak, büyük ihtimal, biz de yeneriz! Bu mağlubiyet, Altay maçı ile telafi edilemez. Lig çok zayıf. Yukarıdaki birkaç kuvvetli takım, kendi aralarında oynayacağı maçlar hariç, puan kaybı yapmayacaklardır. Bu maçın telafisi, deplasmanda alınacak, Eskişehir yada Balıkesir galibiyeti ile olur ancak. Dün oynanan oyunla, bu takımların karşısına çıkarsa Karşıyaka, inanın tarihi skor olur!
Diyeceksiniz, sen de ilk maçtan amma gömdün takımı! Evet,öyle. Testi kırıldıktan sonra, çocuğu dövmenin anlamı yok derler! Ben testi kırılmadan, uyarıyorum sadece...
Bu futbol devam ederse, bırakın şampiyonluğu, kümede bile zor kalırız. Bütün maç aklımda kalan, ilk yarının son anlarında Ömer Faruk kardeşimin, bomboş pozisyonda auta giden kafa vuruşu ve Ensar'ın ikinci yarının ortalarında 30-35 metreden savurduğu şut! Başka da pozisyon yok! Son saniyelerde, karambolden bulduğumuz, verilmeyen gol için, bir şey söyleyemem. Bulunduğum açı, çok kötüydü. Sonra ağır çekimde defalarca izledim. Çok kritik bir pozisyondu. Ama hakem genel olarak çok iyiydi. Maçı oynatmak için elinden geleni yaptı. Kendini yere atanlara, ucuz faul bekleyenlere hiç prim vermedi. Bence iyi bir performans gösterdi.
Yukarıda bahsettiğim, bu iki pozisyon gol olsa ve maçı şansla berabere bitirsek veya kazansaydık, ben yine bunları yazardım. Skor yazarı değilim, asla da olmayacağım.
Şimdi sıradaki iç saha maçımıza bakacağız. Umarım bu maç tatil psikolojisi falandır! Kombine biletlerimizi aldık. Tabii ki iyi futbol bekliyoruz.
Basatemur hoca artık camiayı tanıyor. Anladığını umuyorum. Karşıyaka şampiyon olursa, herşeye ve herkese rağmen şampiyon olur! Her yerde yolumuzu kesmeye çalışacaklar. İşi baştan sıkı tutamazsa, bir sene daha ziyan olur!
Dün Ankara'da tek bir pozitif iş gördüm. O da hiç susmayan muhteşem Karşıyaka taraftarıydı. Onlara da tavsiyem, şampiyonluk besteleri söylemeleri. Yıllarca top oynamış bir abileri olarak söylüyorum, ben sahada olsam ve taraftar "Şampiyon olmasan da, kupayı almasan da" diye bağırsa, bu bende negatif motivasyona neden olur. Oyundan düşürür. Yine de siz bilirsiniz. Taraftar her zaman haklıdır...
Sevgi ve Saygılarımla
Bu Yazıyı Puanla
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yaz
Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.