BIST 100 11.165,44 %0,13 Altın 6.450,91 ₺/gr %1,03 Bitcoin $79.976 %1,76 Dolar 49,84 ₺ %0,00 Euro 55,66 ₺ %0,14 Sterlin 66,51 ₺ %0,11 Gümüş 84,66 ₺/gr %2,15 Ethereum $2.317,82 %2,18 İsviçre Frangı 60,22 ₺ %0,03 Kanada Doları 35,63 ₺ %0,02 Avustralya Doları 35,09 ₺ %0,21 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,28 ₺ %0,00 BAE Dirhemi 13,58 ₺ %0,01 Rus Rublesi 0,62 ₺ %0,08 Çin Yuanı 7,49 ₺ %0,04
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Makaledetay

Tamam, Sen Atatürk Değilsin Ama...

Yorumlar
Tamam, Sen Atatürk Değilsin Ama...

Milletler A Liginde grup kuraları çekildiğinde, şu espri ortalığı kasıp kavurmuştu:  Bizi böyle bir gruptan, en son Atatürk çıkardı!  Gerçekten de, grup çok sert: Fransa, İtalya, Belçika!

Montella, kariyeri açısından, Türk Milli Takımının başına, çok doğru zamanda gelmişti. Büyük başarısızlıkların sonunda, neredeyse, "Enkaz Devraldım!" diyebileceği bir zamanda işbaşı yaptı. O yüzden de, işin başında çok başarılı göründü. Kolay maçları arka arkaya kazandı. Sonra, iş, sert takımlara geldi.

Fakat, bu noktada, Montella'nın futbol zekası, bizim milli takıma yetmedi! Dünya Kupası başlamadan, yolları ayırmak gerekirken, geç alınmış bir kararla da olsa, nihayet, milli takımın başına, bir Türk çocuğu, Sergen Yalçın getirildi.

Öncelikle, kendisine, bir kez daha, başarılar diliyorum. Çok güveniyorum.

Bizim halk, kendi evladına sallamaya, yabancıyı, bilhassa batı kökenlileri ise yükseğe koymaya meyilli görünür. Ama aslında öyle değildir...

Bu algıyı yaratan ise, satın alınmış medyadır. Sergen Yalçın'a ağır eleştiriler sarf edenlerin, hakaret edenleri,  hemen hemen hepsinin, zamanında, "Hoca efendi hazretleri!!! diye birilerinden bahsetmesi tesadüf müdür?

İkibinlerin başında, basında biat etmeyen herkesi yolladılar. Bütün önemli, basın organlarını, inorganik büyüttüler! Plazalara taşıdılar. Altı sıfırlı, maaşlara bağladılar. Bağımsız gazeteciliği bitirdiler. Bir çok iyi gazeteci, gazete bulamadı. Mecburen sosyal medyadan yoluna devam etti.

Bu kadar algı yaratmayı seven adam, bazı şeyleri, köşelerinde, ekran sürelerinde,sürekli tekrarlarsa, halkın belki hepsini değil ama, bir kısmının fikrini etkileyebilir.

Ama Türk halkının önemli bir kısmını, kandıramıyorlar!

Kiminle konuşsam, kiminle bu konu açılsa, yeni teknik patronumuzun, gece hayatından, at yarışı sevgisinden ve yorumculuk zamanı, milli futbolcularla ilgili, sözlerinden konu açıyor.

Ama hiçbiri dürüst değil, diyemiyor! Cesur değil, diyemiyor! Futboldan anlamaz, diyemiyor! O ne bilir ki Türk Futbolunu? diyemiyor! Ne başarısı varmış da, Milli Takımın, hocası olmuş? diyemiyor! Ne diyor?  -Ama, atları çok seviyor! diyor!

Hadi canım sende!

Bir röportajında dinledim. Sergen Yalçın'a soruyorlar:-Beşiktaş'a, ikinci sözleşmeyi imzalarken, neyi yanlış yaptınız da başarısız oldunuz?

Sergen de dürüstçe cevap veriyor: - Şampiyon olduktan sonra, bir ay tatil yaptık. Sonrasında, bize çok geç haber verdiler. Gerekli hazırlıkları yapamadık ve başarısız olduk!

Çok net, dobra ve içten bir özeleştiri. Kibarca, görevi kabul etmemeliydim! demiş.

Bütün Türk Milletini, etkileyeceği gibi, beni de bu samimiyet etkiledi.

Sergen Yalçın, bir Türk Futbolu efsanesidir. Lefter kadar, Metin Oktay kadar saygı duyulacak bir oyuncudur. Teknik Direktörlük ayrı şey, futbolculuk ayrı. Bir işi çok iyi bilmek ayrı şey, öğretmek başka bir şey, yönetmek ise bambaşka! Sergen'de hepsi var!

Milli takım, oyuncu yetiştirme yeri değildir. O günkü maçı, hangi kadro kazanabilecekse, o kadroyu bulup, sahaya süreceksin! Milli takım teknik direktörünün asli görevi budur...

Tamam, maç kolaysa, skoru bulduktan sonra, tabii ki, genç oyuncuları, takıma adapte etmek lazım. Ama ilk görevi, doğru onbir ile, sahada olmaktır.

Artık yeni bir dönem başladı. Sergen de, bu iş için, en doğru isim. Bu kadar önemli bir jenarasyon yakalamışız, heba etmemek gerekiyor.

Şimdi, doğrudan Sergen Hoca'ya sesleniyorum;

Hocam, dürüstlüğünüzden, forma adaletinizden, kimsenin şüphesi yok. Türkiye'deki futbolcu havuzunu, çok çok iyi biliyorsun. Akışı biliyorsun. Rakipleri biliyorsun.

Futbol bilgini, hiç kimse tartışamaz. Taktik bilgini, rakiplerinin, yarısı kadar bütçeyle şampiyon olarak ispatladın! Uzun süredir takım çalıştırmadın. Tatilini yaptın. Mentalin yerinde...

Yani rüzgar arkanda. Yelkenleri doldurdun. Şimdi ipler sende!

Kasım ayı içinde, iki maçımız kaldı Milletler Liginde. Belçika ve Fransa.

İlk dört maçta, 2 gol atıp, 11 gol yemişiz. Puanımız da yok.

Tamam, sen Atatürk değilsin! Kimse senden mucize beklemiyor. Ama ben, senden, puan yada puanlar bekliyorum! Puan alamasak bile, iyi futbol ve mücadele bekliyorum! Lütfen, benim gibi, seni çok sevenlerin, sana güvenenlerin, yüzünü yerde koyma! İyi futbol oynayalım ve ezilmeyelim yeter!

Ama sen bu iki maçtan, 6 puan çıkartırsan, buna hiç şaşırmayacak, birini tanıyorum!

Sevgi ve Saygılarımla



Bu Yazıyı Puanla

0/5 (0 oy)

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yaz

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu