Aliağa’da karbonmonoksit alarmı: Bir yılda yüzde 368 arttı!
Aliağa’da karbonmonoksit oranının bir yılda yaklaşık yüzde 368 arttığına dikkat çeken DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, sanayi, enerji, liman, depolama ve ulaşım faaliyetlerinin oluşturduğu toplam çevresel yükün dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

EGE'YE BAKIŞ - DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan Temmuz 2026 Hava Kalitesi Bülteni'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İzmir genelindeki hava kirliliğindeki artışın Aliağa'da da dikkat çekici boyutlara ulaştığı ifade edilen açıklamada, karbonmonoksit oranının bir yıl içerisinde yaklaşık yüzde 368 arttığını ifade etti.
Yenifoça ve Menemen'deki artışa da dikkat çekilen açıklamada, yükselen karbonmonoksit oranının Aliağa ile sınırlı olmadığının ve Bakırçay Sanayi Havzası'nın havza ölçeğinde bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Aliağa İlçe Örgütü, Aliağa'nın yıllardır deneyimlediği bu tehlikeye dikkat çekilen açıklamada, gemi sökümünden, çok sayıda sanayi ve lojistik faaliyetin aynı coğrafyada bu kadar yoğunlaşmasının bir sonucu olduğuna dikkat çekti.
Açıklamanın devamında AK Parti iktidarına ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, "Aliağa’nın daha ne kadar sanayi yükü taşıyabileceği hiç hesaplanıyor mu?" sorusu yöneltilerek, aynı bölgede biriken sanayi faaliyetlerinin toplam etkisinin yeterince dikkate alınmadığı ifade edildi.
Bölgedeki çevresel yükün birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, "Bir tesisin mevzuat şartlarını karşılaması, bütün Aliağa’nın maruz kaldığı toplam yükün kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez" denildi.
"ALİAĞA'DA ÇIKAN BU TABLO SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR!"
Bakanlığa ve AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerin devam ettiği açıklamada Aliağa'daki tablonun sürdürülebilir olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Bakanlığın sorumluluğu yalnızca ölçüm yapmak değildir. Hava kirliliğindeki artışın nedenleri ve kaynakları açıklanmalı; tesislerin nasıl denetlendiği, hangi yaptırımların uygulandığı ve bundan sonra hangi önlemlerin alınacağı kamuoyuna açık biçimde ortaya konulmalıdır. “Ölçüyoruz, takip ediyoruz” demek tek başına kamu sorumluluğunu yerine getirmek değildir.
Çevre konusunda sorumluluk yalnızca Bakanlığa da ait değildir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Aliağa Belediyesi de kendi yetki alanlarında sorumluluk üstlenmelidir. Ulaşım kaynaklı kirliliğin azaltılması, ağır vasıta trafiğinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi, kent planlamasında sanayi ve yerleşim ilişkilerinin gözetilmesi, yerel ölçekte çevre izleme çalışmalarının güçlendirilmesi ve halkın düzenli bilgilendirilmesi konusunda daha etkin adımlar atılmalıdır.
Ak Parti iktidarının yıllardır uyguladığı sanayi politikası açısından Aliağa önemli bir örnektir. Sanayi ve enerji yatırımları belirli bölgelerde yoğunlaştırılırken, bu yoğunlaşmanın çevresel maliyeti çoğu zaman bölgede yaşayan insanların üzerine bırakılmaktadır. Yatırım ve istihdam öne çıkarılırken hava, su, toprak ve yaşam alanları üzerindeki birikimli etkiler geri plana itilmektedir. Aliağa’da ortaya çıkan tablo, bu anlayışın sürdürülebilir olmadığını göstermektedir"
"İHTİYACIMIZ OLAN, EMEĞİ DE ÇEVREYİ DE KORUYAN BİR ÜRETİM ANLAYIŞIDIR"
Sanayinin karşısında olmadıklarını ancak hem emeğin hem de çevreyi koruyan bir üretim anlayışını desteklediklerini ifade eden DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü yeni yatırımların ve kapasite artışlarının yalnızca proje bazında değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade ederek şunları söyledi:
"Burada açıkça belirtmek isteriz: Sanayinin ve üretimin kendisine karşı değiliz. Aliağa’da binlerce emekçinin sanayi tesislerinde çalıştığını ve insanların geçimlerini bu alandan sağladığını biliyoruz. Ancak çalışma ve gelir hakkı ile sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı birbirinin karşıtı değildir. İstihdam gerekçesi, çevresel maliyetlerin halka yüklenmesini meşrulaştıramaz. İhtiyacımız olan, emeği de çevreyi de koruyan bir üretim anlayışıdır.
Bu nedenle Aliağa’nın ve Bakırçay Sanayi Havzası’nın mevcut çevresel yükü bütüncül biçimde ortaya konulmalıdır. Hava, su, toprak ve deniz üzerindeki etkiler birlikte incelenmeli; sanayi, enerji, liman, depolama ve ulaşım faaliyetlerinin toplam etkisi değerlendirilmelidir. Bu tablo ortaya konulmadan yeni yatırımların ve kapasite artışlarının yalnızca proje bazında değerlendirilmesi doğru değildir"
NELER YAPILMALI?
Hava kirliliğinin arttığı bölgede yapılması gerekenlere yönelik tavsiyelerde bulunan ilçe örgütü, "Hava kalitesi izleme ağı güçlendirilmeli, özellikle yerleşim alanlarına yakın bölgelerde ölçüm kapasitesi artırılmalıdır. Ölçüm sonuçları halkın kolayca ulaşabileceği ve anlayabileceği biçimde düzenli olarak açıklanmalıdır. Bakırçay Sanayi Havzası için oluşturulacak izleme ve değerlendirme süreçlerine meslek odaları, sendikalar, üniversiteler, çevre örgütleri, yerel yönetimler ve bölge halkı dahil edilmelidir" dedi.
"BAKIRÇAY SANAYİ HAVZASI'NIN TOPLAM YÜKÜNE BAKILMALI!"
Açıklamada bakanlıktan büyükşehir belediyesine kadar yetkili tüm kurumlara seslenilierek, mevcut tesislerin etkin biçimde denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması gerektiği ifade edildi. Yeni yatırımlar ve kapasite artışları değerlendirilirken de yalnızca projenin değil Bakırçay Sanayi Havzası'nın taşıdığı toplam sanayi yüküne bakılmasına yönelik çağrıda bulunuldu.
"EKONOMİK BÜYÜMENİN BEDELİ, HALK SAĞLIĞI VE DOĞA ÜZERİNDEN ÖDETİLEMEZ"
Açıklamanın son bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:
"Aliağa’nın ülke ekonomisine sunduğu katkı inkâr edilemez. Ancak bunun karşılığında Aliağa halkından temiz hava hakkından vazgeçmesi beklenemez. Bir bölgenin sanayi merkezi haline getirilmesi, orada yaşayan, çalışan insanların sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını ortadan kaldırmaz. Ekonomik büyümenin bedeli işçi, halk sağlığı ve doğa üzerinden topluma ödetilemez.
DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü olarak merkezi yönetimden yerel yönetimlere kadar bütün kamu kurumlarını Aliağa’nın ve Bakırçay Sanayi Havzası’nın çevresel yükünü birlikte ele almaya, halkın ve çalışanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını korumaya ve sanayi politikalarını kamu yararı temelinde yeniden değerlendirmeye çağırıyoruz.
Aliağa’nın geleceği, daha fazla yatırımın hangi hızla gerçekleştirileceği üzerinden değil; burada yaşayan insanların sağlıklı, güvenli ve insanca bir yaşam sürüp süremeyeceği üzerinden belirlenmelidir"
Benzer Haberler
Tabela Kurultay Yapılmadan Değişebilir: YENİ Parti'de...
Siyaset sahnesine taze kan olarak giren YENİ Parti, henüz ilk kurultayını bile yapmadan...
Büyükşehir’den sigarayı bırakmak isteyenlere destek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında belediye personeline...
Karabük'te otelde karbonmonoksit paniği: 42 kişi...
Karabük’ün Safranbolu ilçesinde bir otelde meydana gelen karbonmonoksit gazı sızıntısından...
Çevre Haberleri
TümüAkbelen için kritik viraj: Kömür mü, yaşam mı?
Akbelen Ormanı ile simgeleşen İkizköy ve çevresindeki yaşam mücadelesinde gözler Danıştay’a...
Greenpeace'ten 'pestisit' karnesi: Ürünlerin yüzde 15'i...
Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasında İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20...
ÇEŞÇEP’ten Enerjisa’nın Çeşme projesine tepki: 200...
Çeşme’nin merkezindeki güneş enerjisi projesi tartışma yarattı. ÇEŞÇEP, 49 yıllığına...
GES davasında karar bekleniyordu: Dikkat çeken Ankara...
Uşak’ın Bağbaşı Köyü’nde planlanan iki GES projesi için bilirkişilerin “kurulmamalı” yönünde...
Çanakkale'nin tek su kaynağında maden tehdidine yargı freni!
Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında planlanan altın-gümüş madeni...
Kışladağ’da dikkat çeken değişiklik: 8 milyon ton ek pasa...
Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni’nde 2026 yılı için öngörülen pasa kaldırma miktarı 6 ila 8...
Karaburun’da tartışmalı plan: Zeytinliklerin yapılaşma...
Karaburun Belediyesi tarafından İnecik Mahallesi’nde çok sayıda parseli kapsayan 128...
Uşak'taki GES projesine bilirkişi freni: Proje zararlı,...
Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik...
YENİ Partili Saatlı'dan Altınkum planlarına tepki: Rant...
Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilerek imara açılmasıyla...
Ödemiş'te orman yangını: Ekipleri müdahale ediyor!
İzmir'in Ödemiş ilçesinde orman yangını başladı. Alevlere, havadan ve karadan müdahale ediliyor.
MSB’den Manisa’ya izin çıkmadı, Efkaftepe RES Kınık’a...
İzmir’in Kınık ilçesinde 405 hektarlık alanda kurulması planlanan Efkaftepe RES’e ÇED Olumlu...
Kiraz'daki yangına müdahale sürüyor!
İzmir Orman Bölge Müdürlüğü, Kiraz’da ziraat arazisinden ormanlık alana sıçrayan yangınla...