Doğaseverler, ‘Kaz Dağları’ için bir araya geldi: Mücadeleye devam mesajı verildi!
Cengiz Holding'in iştiraki Truva Bakır Maden'in başlattığı maden projesine karşı mücadele devam ediyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu – Kazdağları Ekoloji Platformu bugün İzmir’de Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
PELİN ENGİN/EGE’YE BAKIŞ- Ege Çevre ve Kültür Platformu – Kazdağları Ekoloji Platformu bugün İzmir’de Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde Kaz Dağları için bir araya geldi. Kaz Dağları’ndaki usülsüzlüklere değinerek, mücadeleye devam edeceklerini açıkladı. Basın metnini doğa savunucuları adına Egeçep Eşsözcüsü Baha Okar okudu. Okar konuşmasında, “Ne yazık ki, bilirkişi raporu kamu yararı yoktur demesine rağmen, Çanakkale İdare Mahkemesi işletme iznine yürütmeyi durdurma kararı vermiş olmasına rağmen, maden durmadı” ifadelerini kullandı.

“YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ…”
Cengiz Holding’in gerçekleştirdiği ağaç kıyımlarının ve maden kazılarının hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Okar, “Kaz Dağları’nda Hacıbekirler ve Yanıklar köylerinde yaşayanlar ve Çanakkale'de çevre örgütleri birlik olup mücadele ederek, Kaz Dağları’nda ekosistemi ve yaşamı tahrip edecek bu ağaç kıyımını hukuk yoluyla durdurmak istediler. Tüm Türkiye’den yaşam savunucuları oradaki mücadeleye destek olabilmek için Kaz Dağları’na gittik. İstedik ki maden için bir milyon ağaç kesilmeden durdurabilelim, engelleyebilelim. Ama ne yazık ki, bilirkişi raporu kamu yararı yoktur demesine rağmen, Çanakkale İdare Mahkemesi işletme iznine yürütmeyi durdurma kararı vermiş olmasına rağmen, maden durmadı. Oysa bu maden projesinde ÇED kararı bulunmayan alanlara, mülkiyet izinleri alınmamış ve çalışma ruhsatı alınmamış alanlara işletme izni verilmiş durumdadır. ÇED alanı içinde kalan özel mülkiyete konu tarlaların kamulaştırma işlemleri daha tamamlanmamıştır. Köylülerin açtığı karşı davalar devam etmektedir. Maden ruhsatı içinde bulunan şantiye alanı için işletme izni bile bulunmamaktadır. Ama Maden Kanununu ve mahkeme kararını hiçe sayarak, yangından mal kaçırır gibi devam ettirdikleri orman kıyımı sonucunda bir milyonun üzerinde ağaç kesildi. Kaz Dağlarında kesilen her ağaçla birlikte, sadece binlerce canlının yaşam alanı değil, sadece Hacıbekirler ve Yanıklar köyü halkının yaşam alanı ve geçim kaynakları değil, sadece bütün bölgenin ekosisteminin, ikliminin temeli olan güzelim Kaz Dağları ormanları değil, hukuk da katledilmiş oldu. Ve son olarak tüm bu usulsüzlüklere göz yuman Danıştay, maden projesine onay verdi. Danıştay’ın Kazdağları'nın orman ekosistemlerini, köylülerin geçim kaynaklarını, tarım ve hayvancılığı yok edecek, su kaynaklarını gasp edecek projelere verdiği onay, Kazdağları’nın idam fermanı oldu” ifadelerini kullandı.

“BU YÜZDEN İZMİR HALKI SUYU EN PAHALI KULLANAN İLLERDEN BİRİ”
Okar, konuşmasının devamında Maden çalışmalarının sadece Kaz Dağları ile sınırlı kalmadığını, Uşak, İzmir ve Uşak’a da uzandığından bahsetti. Okar, “Ülkemizin her yanı bir maden ruhsat alanı. 1 milyon 697 bin hektarlık Kazdağları’nın yüzde 79’u, yani 1 milyon 294 bin hektarı maden ruhsat alanı olarak tanımlanmış durumda. Çanakkale’den Balıkesir’e Uşak’a İzmir’e Efemçukuru’na uzanan bölge altın ve diğer metal madencilerinin hizmetine sunulmuş. Şirketleri daha zengin etmek dışında ülke ekonomisine hiçbir gerçek katkısı olmayan bu madencilik faaliyetlerine karşı daha büyük bir mücadele vermemiz, sermayeyi zenginleştirmek uğruna gerçekleşen doğa talanına karşı daha duyarlı olmamız gerekiyor. İzmir'de yaşayan vatandaşların çoğunun bildiği gibi, İzmir'in su havzası Tahtalı Barajının yanı başındaki Efemçukuru'nda 2011 yılından beri bir altın madeni işletmesi bulunmaktadır. Bu maden yüzünden 200 bin kişinin içme suyunu karşılamak için planlanan Çamlı barajı yapılamamakta, bu yüzden İzmir’in içme suyu Marmara Gölünün kuruması pahasına ta Manisa’dan, Gördes barajından getirilmektedir. Bu yüzden İzmir halkı suyu en pahalı kullanan illerden biridir” dedi.
“ALTIN MADENLERİ, DOĞAYA EN ÇOK ZARAR VEREN MADEN İŞLETMELERİDİR”
Okar, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
Altın madenleri doğaya en çok zarar veren maden işletmeleridir. Azami yarım gram altın elde edebilmek için bir ton toprak kazılması, 4 ton su harcanması gerekmektedir. Yeraltından çıkan ağır metallerin yanı sıra, bazı madenlerde altının ayrıştırılması için siyanür kullanılmaktadır. İnsan sağlığına zararlı bu maddelerin havaya ve topraktan sızarak kaynak sularına karışması söz konusu olabilmektedir. Madenler açıldıktan sonra yok ettikleri doğanın rehabilite edilmesi mümkün değildir. Ve en acısı, geçen yıl bugünlerde, 13 Şubat 2024’te gerçekleşen Erzincan İliç Madenindeki kazayı unutmadık. 9 işçinin can kaybıyla sonuçlanan bu olay sonucunda ne kadar siyanürün ve tehlikeli ağır metalin yeraltı sularına ve Fırat nehrine karıştığı, bunun ekolojik sonuçlarının ne olacağı bilinmiyor bile. Ülkemizde şu an 19’u aktif aktif 22 altın madeni işletmesi bulunmaktadır ve daha onlarcasının açılması söz konusudur. Şirketleri zengin etmekten başka katkısı olmayan bu madenlerin açılmasını, genişlemesini, kapasite artışını engelleyemezsek birçok ormanlık alanımızı, su kaynaklarımızı, köylerimizi, tarım alanlarımızı, meraları kaybetmeye devam edeceğiz. Ormanlarımızı, doğanın mevcut dengesini koruyamadıkça iklim krizinin etkilerini, olumsuz sonuçlarını daha çok yaşayacağız.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Güç'ten örgüte birlik çağrısı: Biz umudun partisiyiz
YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe kongrelerinin ikinci gününde altı ilçede...
Otoyol özelleştirmelerine tepki büyüyor: Hukuki yolu...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Çeşme-İzmir-Aydın Otoyolu’nun da aralarında bulunduğu 2...
Çiğli'de doğaseverler trekking etkinliğinde bir araya geldi
Şehrin stresinden uzaklaşmak isteyen doğaseverler, Çiğli Belediyesi'nin düzenlediği trekking...
Çevre Haberleri
TümüKarşıyaka'da çöp toplama sorunu devam ediyor
Karşıyaka'da yaşanan çöp sorunu devam ediyor.
İzmir Valiliği'nden sağanak yağış uyarısı
İzmir Valiliği sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kent genelinde yağış beklentisi...
Bakan Kurum COP31’in Önceliklerini Açıkladı! Sıfır Atık...
Bakan Murat Kurum, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31’in “uygulama COP’u”...
İzmir'e sarı kodlu uyarı
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İzmir'de kuvvetli yağış beklendiğini belirterek sarı kodlu uyarıda...
İzmir'de sağanak yağış beklentisi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 26 Ekim Pazartesi günü İzmir'e sağanak yağış uyarısında bulundu....
Buca Belediyesi iklim panelinden uyarı: Gıda krizi ve...
Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İZ- AFED iş birliğiyle düzenlenen İklim Eylemi...
Limak’tan Cengiz Holding’e... COP31 sponsorlarına...
Antalya’da düzenlenecek COP31’in sponsorları arasında yer alan Limak, IC,...
Dikili Belediyesi'nden zeytinliklere komşu taş ocağı...
Dikili Belediyesi’nin Madra Çayı’na 124 metre, Madra Baraj Gölü’ne 1,1 kilometre mesafede...
Aliağa'daki hava kirliliği meclis gündemine taşındı
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın Aliağa ve yakın çevresindeki hava kirliğine dikkat...
İzmir'de sağanak yağış beklentisi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre İzmir’de yarın sağanak yağış bekleniyor.
Mordoğan'da ÇED süreci başladı: TMMOB'dan 'kent suçu'...
Mordoğan’da 240 odalı tatil köyü projesi için ÇED süreci başlatıldı. İmar planlarına karşı dava...
TAYKAR'ı mahkeme kararı durdurmadı: GES'e karşı eylemler...
Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş...