BIST 100 10.759,56 %3,64 Altın 6.222,90 ₺/gr %3,56 Bitcoin $77.706 %0,27 Dolar 49,96 ₺ %0,07 Euro 55,81 ₺ %0,26 Sterlin 67,01 ₺ %0,11 Gümüş 78,92 ₺/gr %5,74 Ethereum $2.256,07 %0,18 İsviçre Frangı 60,59 ₺ %0,02 Kanada Doları 35,75 ₺ %0,17 Avustralya Doları 35,14 ₺ %0,12 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 13,31 ₺ %0,22 BAE Dirhemi 13,61 ₺ %0,08 Rus Rublesi 0,62 ₺ %1,09 Çin Yuanı 7,51 ₺ %0,13
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Çevre JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok

JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, deprem haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Oda, alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Yapılan açıklamada "Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir." denildi ve kaybedilecek zamanın olmadığına vurgu yapıldı. Metinde 6 maddelik öneri de kamuoyu ile paylaşıldı.

0Yorumlar
JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.
Türkiye'nin deprem kuşağında olduğu belirtilen metinde bina yapılarına dikkat çekilirken, Bayraklı'da ağır bir şekilde tahribata neden olan depremin, İzmir depremi olmadığı belirtildi.

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi imzası ile yayınlanan metinde depremin afete dönüşmesinin ancak insan eli ile olabileceği vurgulanırken, "Bilindiği üzere ülkemiz dünyanın en aktif dağ oluşum kuşağı olan ALP-HİMALAYA orojenik sistemi üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, tarih boyunca ülkemizin bulunduğu coğrafyayı şekillendirmiş ve buna paralel olarak Anadolu toprakları içerisinde üç farklı ana diri fay sistemi gelişmiştir. Bu diri fay sistemleri üzerinde gerek tarihsel gerek aletsel dönemde yıkıcı depremler meydana gelmiş ve gelmeye de devam etmektedir. Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir. Dünyanın bilinçli ülkelerinde, depremin engellenemeyeceği ancak, depremle yaşamanın mümkün olduğu gerçeğinden hareketle bilimin ışığında önlemler alınmaya, mal ve can kayıplarını en aza indirmeye dönük çalışmalar tüm hızı ile devam etmektedir. Güncel bilimsel gelişmeler 7 ve üzerinde büyük depremlere dayanacak bina tasarımlarını olanaklı kılarken ,ülkemizde bu büyüklüğün çok daha altında gerçekleşen depremlerde mal ve can kayıplarının devam etmesi düşündürücüdür" ifadelerine yer verildi.

KAYBEDECEK ZAMAN YOKTUR
30 Ekim 2020 tarihindeki depremin de hatırlatıldığı metinde yıkımın büyük olmasına rağmen kentin altından geçen fay hatlarında sarsıntının yaşanmadığına vurgu yapılırken, "1999 Marmara depremi sonrası gelişen süreç, gerek yapının kendisinde, gerekse yapı-yer etkileşiminde geçmişten bugüne kadar yapılan yanlışların giderilmesi için dinamik bir döneme evrilse de, hemen her yıl, ülkenin değişik bölgelerinde gerçekleşen yeni depremlerde meydana gelen kayıplar, önümüzde hala alınması gereken uzun bir yol olduğunu göstermektedir; kaybedecek zaman yoktur.  Bilim insanları, Marmara denizinde meydana gelecek olası depremin ayak seslerininin artık duyulduğunu hemen her gün, gerek yazılı gerekse görsel medyada dile getirmektedir. Ne yazık ki, onbeş milyonu aşan İstanbul için vahim sonuçlara açık bu olası doğa kaynaklı afet için kullanılması gereken kamusal kaynaklar tüm uyarılara rağmen kentsel yenileme yerine, bu büyük metropol için başka vahim sonuçlar doğuracak çok başka “mega projelere” harcanmaktadır.  Diğer yandan,30 Ekim 2020 tarihinde Sisam açıklarında meydana gelen 6.6 (AFAD) büyüklüğündeki depremin,70 km. uzakta, Bayraklı baseninde 8 şiddetinde yıkıma neden olması, yerleşim yeri seçiminin hatalarını çok acı deneyimler ile bir kez daha gözler önüne sermiştir. Hal böyleyken, aynı bölgede hem de emsal artışı verilerek yeni yerleşim alanlarının yaratılması son derece vahimdir. Unutulmamalıdır ki, Bayraklı’da yıkıma neden olan depremin nedeni, İzmir’in kent sınırları içerisinden geçen diri faylardan herhangi biri değildir" denildi.

JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ İÇİNDE…
Metinde ayrıca alınması gereken önlemlere ve mevcut fay hatları hatırlatılarak şunlara dikkat çekildi:

"Ülkemizde en son 2012 yılında güncellenen “Türkiye Diri fay Haritası” verilerine göre, deprem üretme potansiyeli taşıyan 485 adet diri fay olduğu belirlenmiştir. 24 kentimiz ve yüzlerce yerleşim merkezi bu fayların üzerinde veya yakınındadır.  Yerleşim merkezlerinin bir çoğu, tarım alanlarına doğru genişlemesini sürdürürken öncelikli yerleşim alanlarının belirlenmesi amacı ile yapılması gereken İmar planına esas jeolojik jeoteknik etütler ve mikro bölgeleme çalışmaları henüz tamamlanmamış ve/veya güncellenmemiştir.  Ülkemizde yapı güvenliği zemin ve temel etüt hizmetleri bakımından denetim dışıdır. Her ilin veya ilçenin kendi inisiyatifi ile geliştirdiği denetim mekanizmaları, bir süre sonra yasal altyapının olmaması nedeni ile çözülmekte, özellikle arazi çalışmaları denetim dışı kalmaktadır. Yapı denetim şirketleri içinde jeoloji mühendisliği meslek disiplininin kadrolu olarak yer almaması, denetim sisteminde büyük bir boşluk oluşturmaktadır. 

Tüm bunlar ortadayken, Jeoloji mühendisleri olarak diyoruz ki; 

-Deprem ve doğa kaynaklı diğer afetlerde can ve mal kaybı bu ülkenin kaderi olmaktan acilen çıkarılmalıdır, 

-Ülke kaynakları, vakit kaybetmeden kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmalarına aktarılmalıdır, 

-Birçok ilimizin ve irili ufaklı yerleşim merkezinin üzerinde bulunduğu diri faylar, konusunda uzman jeoloji mühendisleri tarafından “paleosismoloji” çalışmaları ile araştırılmalı, imar planlarına işlenmeli ve “fay yasası” acilen çıkarılmalıdır. 

-Tarım arazileri, sulak alanlar ve ovalar zorunlu haller dışında imar planları dışına alınarak nitelikleri korunmalı, öncelikli yerleşim alanları için “İmar Planına Esas Jeolojik

-Jeoteknik Etütler” ve “Mikro Bölgeleme Etütleri” tamamlanmalı, var olanlar güncellenmelidir. 

-Zemin ve temel etütlerinin denetimi için gerekli yasal altyapı tamamlanarak, jeoloji mühendislerinin “Yapı Denetim Sistemi” içerisinde kadrolu olarak yer alması sağlanmalıdır. Jeoloji Mühendisleri, sınırları yasalar ile çizilmiş “Yapı Denetim Sistemi”nin içinde yer almadığı sürece, Yapı güvenliği denetim dışı olmaya devam edecektir."



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Çevre Haberleri

Tümü

Karşıyaka'da çöp toplama sorunu devam ediyor

Karşıyaka'da yaşanan çöp sorunu devam ediyor.  

4 gün önce

İzmir Valiliği'nden sağanak yağış uyarısı

İzmir Valiliği sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kent genelinde yağış beklentisi...

4 gün önce

Bakan Kurum COP31’in Önceliklerini Açıkladı! Sıfır Atık...

Bakan Murat Kurum, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31’in “uygulama COP’u”...

5 gün önce

İzmir'e sarı kodlu uyarı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İzmir'de kuvvetli yağış beklendiğini belirterek sarı kodlu uyarıda...

5 gün önce

İzmir'de sağanak yağış beklentisi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 26 Ekim Pazartesi günü İzmir'e sağanak yağış uyarısında bulundu....

6 gün önce

Buca Belediyesi iklim panelinden uyarı: Gıda krizi ve...

Buca Belediyesi, Buca Kent Konseyi ve İZ- AFED iş birliğiyle düzenlenen İklim Eylemi...

8 gün önce

Limak’tan Cengiz Holding’e... COP31 sponsorlarına...

Antalya’da düzenlenecek COP31’in sponsorları arasında yer alan Limak, IC,...

9 gün önce

Dikili Belediyesi'nden zeytinliklere komşu taş ocağı...

Dikili Belediyesi’nin Madra Çayı’na 124 metre, Madra Baraj Gölü’ne 1,1 kilometre mesafede...

9 gün önce

Aliağa'daki hava kirliliği meclis gündemine taşındı

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın Aliağa ve yakın çevresindeki hava kirliğine dikkat...

10 gün önce

İzmir'de sağanak yağış beklentisi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre İzmir’de yarın sağanak yağış bekleniyor.

10 gün önce

Mordoğan'da ÇED süreci başladı: TMMOB'dan 'kent suçu'...

Mordoğan’da 240 odalı tatil köyü projesi için ÇED süreci başlatıldı. İmar planlarına karşı dava...

11 gün önce

TAYKAR'ı mahkeme kararı durdurmadı: GES'e karşı eylemler...

Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, Bağbaşı Köyü Muhtarı Ahmet Karakuş...

13 gün önce