BIST 100 13.892,30 %2,41 Altın 6.761,28 ₺/gr %0,70 Bitcoin $75.782 %2,29 Dolar 48,66 ₺ %0,06 Euro 56,24 ₺ %0,03 Sterlin 65,66 ₺ %0,06 Gümüş 101,01 ₺/gr %1,44 Ethereum $2.402,72 %3,55 İsviçre Frangı 59,46 ₺ %0,05 Kanada Doları 34,95 ₺ %0,02 Avustralya Doları 34,70 ₺ %0,01 Japon Yeni 0,00 ₺ %0,00 Suudi Riyali 12,96 ₺ %0,04 BAE Dirhemi 13,25 ₺ %0,04 Rus Rublesi 0,58 ₺ %0,17 Çin Yuanı 7,25 ₺ %0,09
Foto Galeri Video Yazarlar
Anasayfa Çevre JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok

JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, deprem haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Oda, alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Yapılan açıklamada "Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir." denildi ve kaybedilecek zamanın olmadığına vurgu yapıldı. Metinde 6 maddelik öneri de kamuoyu ile paylaşıldı.

0Yorumlar
JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.
Türkiye'nin deprem kuşağında olduğu belirtilen metinde bina yapılarına dikkat çekilirken, Bayraklı'da ağır bir şekilde tahribata neden olan depremin, İzmir depremi olmadığı belirtildi.

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi imzası ile yayınlanan metinde depremin afete dönüşmesinin ancak insan eli ile olabileceği vurgulanırken, "Bilindiği üzere ülkemiz dünyanın en aktif dağ oluşum kuşağı olan ALP-HİMALAYA orojenik sistemi üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, tarih boyunca ülkemizin bulunduğu coğrafyayı şekillendirmiş ve buna paralel olarak Anadolu toprakları içerisinde üç farklı ana diri fay sistemi gelişmiştir. Bu diri fay sistemleri üzerinde gerek tarihsel gerek aletsel dönemde yıkıcı depremler meydana gelmiş ve gelmeye de devam etmektedir. Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir. Dünyanın bilinçli ülkelerinde, depremin engellenemeyeceği ancak, depremle yaşamanın mümkün olduğu gerçeğinden hareketle bilimin ışığında önlemler alınmaya, mal ve can kayıplarını en aza indirmeye dönük çalışmalar tüm hızı ile devam etmektedir. Güncel bilimsel gelişmeler 7 ve üzerinde büyük depremlere dayanacak bina tasarımlarını olanaklı kılarken ,ülkemizde bu büyüklüğün çok daha altında gerçekleşen depremlerde mal ve can kayıplarının devam etmesi düşündürücüdür" ifadelerine yer verildi.

KAYBEDECEK ZAMAN YOKTUR
30 Ekim 2020 tarihindeki depremin de hatırlatıldığı metinde yıkımın büyük olmasına rağmen kentin altından geçen fay hatlarında sarsıntının yaşanmadığına vurgu yapılırken, "1999 Marmara depremi sonrası gelişen süreç, gerek yapının kendisinde, gerekse yapı-yer etkileşiminde geçmişten bugüne kadar yapılan yanlışların giderilmesi için dinamik bir döneme evrilse de, hemen her yıl, ülkenin değişik bölgelerinde gerçekleşen yeni depremlerde meydana gelen kayıplar, önümüzde hala alınması gereken uzun bir yol olduğunu göstermektedir; kaybedecek zaman yoktur.  Bilim insanları, Marmara denizinde meydana gelecek olası depremin ayak seslerininin artık duyulduğunu hemen her gün, gerek yazılı gerekse görsel medyada dile getirmektedir. Ne yazık ki, onbeş milyonu aşan İstanbul için vahim sonuçlara açık bu olası doğa kaynaklı afet için kullanılması gereken kamusal kaynaklar tüm uyarılara rağmen kentsel yenileme yerine, bu büyük metropol için başka vahim sonuçlar doğuracak çok başka “mega projelere” harcanmaktadır.  Diğer yandan,30 Ekim 2020 tarihinde Sisam açıklarında meydana gelen 6.6 (AFAD) büyüklüğündeki depremin,70 km. uzakta, Bayraklı baseninde 8 şiddetinde yıkıma neden olması, yerleşim yeri seçiminin hatalarını çok acı deneyimler ile bir kez daha gözler önüne sermiştir. Hal böyleyken, aynı bölgede hem de emsal artışı verilerek yeni yerleşim alanlarının yaratılması son derece vahimdir. Unutulmamalıdır ki, Bayraklı’da yıkıma neden olan depremin nedeni, İzmir’in kent sınırları içerisinden geçen diri faylardan herhangi biri değildir" denildi.

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ İÇİNDE…
Metinde ayrıca alınması gereken önlemlere ve mevcut fay hatları hatırlatılarak şunlara dikkat çekildi:

"Ülkemizde en son 2012 yılında güncellenen “Türkiye Diri fay Haritası” verilerine göre, deprem üretme potansiyeli taşıyan 485 adet diri fay olduğu belirlenmiştir. 24 kentimiz ve yüzlerce yerleşim merkezi bu fayların üzerinde veya yakınındadır.  Yerleşim merkezlerinin bir çoğu, tarım alanlarına doğru genişlemesini sürdürürken öncelikli yerleşim alanlarının belirlenmesi amacı ile yapılması gereken İmar planına esas jeolojik jeoteknik etütler ve mikro bölgeleme çalışmaları henüz tamamlanmamış ve/veya güncellenmemiştir.  Ülkemizde yapı güvenliği zemin ve temel etüt hizmetleri bakımından denetim dışıdır. Her ilin veya ilçenin kendi inisiyatifi ile geliştirdiği denetim mekanizmaları, bir süre sonra yasal altyapının olmaması nedeni ile çözülmekte, özellikle arazi çalışmaları denetim dışı kalmaktadır. Yapı denetim şirketleri içinde jeoloji mühendisliği meslek disiplininin kadrolu olarak yer almaması, denetim sisteminde büyük bir boşluk oluşturmaktadır. 

Tüm bunlar ortadayken, Jeoloji mühendisleri olarak diyoruz ki; 

-Deprem ve doğa kaynaklı diğer afetlerde can ve mal kaybı bu ülkenin kaderi olmaktan acilen çıkarılmalıdır, 

-Ülke kaynakları, vakit kaybetmeden kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmalarına aktarılmalıdır, 

-Birçok ilimizin ve irili ufaklı yerleşim merkezinin üzerinde bulunduğu diri faylar, konusunda uzman jeoloji mühendisleri tarafından “paleosismoloji” çalışmaları ile araştırılmalı, imar planlarına işlenmeli ve “fay yasası” acilen çıkarılmalıdır. 

-Tarım arazileri, sulak alanlar ve ovalar zorunlu haller dışında imar planları dışına alınarak nitelikleri korunmalı, öncelikli yerleşim alanları için “İmar Planına Esas Jeolojik

-Jeoteknik Etütler” ve “Mikro Bölgeleme Etütleri” tamamlanmalı, var olanlar güncellenmelidir. 

-Zemin ve temel etütlerinin denetimi için gerekli yasal altyapı tamamlanarak, jeoloji mühendislerinin “Yapı Denetim Sistemi” içerisinde kadrolu olarak yer alması sağlanmalıdır. Jeoloji Mühendisleri, sınırları yasalar ile çizilmiş “Yapı Denetim Sistemi”nin içinde yer almadığı sürece, Yapı güvenliği denetim dışı olmaya devam edecektir."



Yorumlar (0)

Yorumlar yükleniyor...

Yorum Yaz

Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.

0/1000
Güvenlik Kodu

Çevre Haberleri

Tümü

Aliağa’da karbonmonoksit alarmı: Bir yılda yüzde 368 arttı!

Aliağa’da karbonmonoksit oranının bir yılda yaklaşık yüzde 368 arttığına dikkat çeken DEM Parti...

11 saat önce

Akbelen için kritik viraj: Kömür mü, yaşam mı?

Akbelen Ormanı ile simgeleşen İkizköy ve çevresindeki yaşam mücadelesinde gözler Danıştay’a...

22 saat önce

Greenpeace'ten 'pestisit' karnesi: Ürünlerin yüzde 15'i...

Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasında İstanbul'da 5 market zincirinden alınan 20...

1 gün önce

ÇEŞÇEP’ten Enerjisa’nın Çeşme projesine tepki: 200...

Çeşme’nin merkezindeki güneş enerjisi projesi tartışma yarattı. ÇEŞÇEP, 49 yıllığına...

6 gün önce

GES davasında karar bekleniyordu: Dikkat çeken Ankara...

Uşak’ın Bağbaşı Köyü’nde planlanan iki GES projesi için bilirkişilerin “kurulmamalı” yönünde...

10 gün önce

Çanakkale'nin tek su kaynağında maden tehdidine yargı freni!

Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında planlanan altın-gümüş madeni...

10 gün önce

Kışladağ’da dikkat çeken değişiklik: 8 milyon ton ek pasa...

Uşak’taki Kışladağ Altın Madeni’nde 2026 yılı için öngörülen pasa kaldırma miktarı 6 ila 8...

10 gün önce

Karaburun’da tartışmalı plan: Zeytinliklerin yapılaşma...

Karaburun Belediyesi tarafından  İnecik Mahallesi’nde çok sayıda parseli kapsayan 128...

13 gün önce

Uşak'taki GES projesine bilirkişi freni: Proje zararlı,...

Uşak'ın Bağbaşı Köyü'nde yapılması planlanan Karacahisar Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik...

13 gün önce

YENİ Partili Saatlı'dan Altınkum planlarına tepki: Rant...

Çeşme Altınkum’da 13,6 hektarlık alanın “rezerv yapı alanı” ilan edilerek imara açılmasıyla...

16 gün önce

Ödemiş'te orman yangını: Ekipleri müdahale ediyor!

İzmir'in Ödemiş ilçesinde orman yangını başladı. Alevlere, havadan ve karadan müdahale ediliyor.

19 gün önce

MSB’den Manisa’ya izin çıkmadı, Efkaftepe RES Kınık’a...

İzmir’in Kınık ilçesinde 405 hektarlık alanda kurulması planlanan Efkaftepe RES’e ÇED Olumlu...

19 gün önce