JMO deprem için uyardı: Kaybedecek zaman yok
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, deprem haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Oda, alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Yapılan açıklamada "Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir." denildi ve kaybedilecek zamanın olmadığına vurgu yapıldı. Metinde 6 maddelik öneri de kamuoyu ile paylaşıldı.
Türkiye'nin deprem kuşağında olduğu belirtilen metinde bina yapılarına dikkat çekilirken, Bayraklı'da ağır bir şekilde tahribata neden olan depremin, İzmir depremi olmadığı belirtildi.
Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi imzası ile yayınlanan metinde depremin afete dönüşmesinin ancak insan eli ile olabileceği vurgulanırken, "Bilindiği üzere ülkemiz dünyanın en aktif dağ oluşum kuşağı olan ALP-HİMALAYA orojenik sistemi üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, tarih boyunca ülkemizin bulunduğu coğrafyayı şekillendirmiş ve buna paralel olarak Anadolu toprakları içerisinde üç farklı ana diri fay sistemi gelişmiştir. Bu diri fay sistemleri üzerinde gerek tarihsel gerek aletsel dönemde yıkıcı depremler meydana gelmiş ve gelmeye de devam etmektedir. Deprem bir doğa olayıdır. Depremin afete dönüşmesi ise ancak insan varlığı ile mümkün olabilmektedir. Dünyanın bilinçli ülkelerinde, depremin engellenemeyeceği ancak, depremle yaşamanın mümkün olduğu gerçeğinden hareketle bilimin ışığında önlemler alınmaya, mal ve can kayıplarını en aza indirmeye dönük çalışmalar tüm hızı ile devam etmektedir. Güncel bilimsel gelişmeler 7 ve üzerinde büyük depremlere dayanacak bina tasarımlarını olanaklı kılarken ,ülkemizde bu büyüklüğün çok daha altında gerçekleşen depremlerde mal ve can kayıplarının devam etmesi düşündürücüdür" ifadelerine yer verildi.
KAYBEDECEK ZAMAN YOKTUR
30 Ekim 2020 tarihindeki depremin de hatırlatıldığı metinde yıkımın büyük olmasına rağmen kentin altından geçen fay hatlarında sarsıntının yaşanmadığına vurgu yapılırken, "1999 Marmara depremi sonrası gelişen süreç, gerek yapının kendisinde, gerekse yapı-yer etkileşiminde geçmişten bugüne kadar yapılan yanlışların giderilmesi için dinamik bir döneme evrilse de, hemen her yıl, ülkenin değişik bölgelerinde gerçekleşen yeni depremlerde meydana gelen kayıplar, önümüzde hala alınması gereken uzun bir yol olduğunu göstermektedir; kaybedecek zaman yoktur. Bilim insanları, Marmara denizinde meydana gelecek olası depremin ayak seslerininin artık duyulduğunu hemen her gün, gerek yazılı gerekse görsel medyada dile getirmektedir. Ne yazık ki, onbeş milyonu aşan İstanbul için vahim sonuçlara açık bu olası doğa kaynaklı afet için kullanılması gereken kamusal kaynaklar tüm uyarılara rağmen kentsel yenileme yerine, bu büyük metropol için başka vahim sonuçlar doğuracak çok başka “mega projelere” harcanmaktadır. Diğer yandan,30 Ekim 2020 tarihinde Sisam açıklarında meydana gelen 6.6 (AFAD) büyüklüğündeki depremin,70 km. uzakta, Bayraklı baseninde 8 şiddetinde yıkıma neden olması, yerleşim yeri seçiminin hatalarını çok acı deneyimler ile bir kez daha gözler önüne sermiştir. Hal böyleyken, aynı bölgede hem de emsal artışı verilerek yeni yerleşim alanlarının yaratılması son derece vahimdir. Unutulmamalıdır ki, Bayraklı’da yıkıma neden olan depremin nedeni, İzmir’in kent sınırları içerisinden geçen diri faylardan herhangi biri değildir" denildi.

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ İÇİNDE…
Metinde ayrıca alınması gereken önlemlere ve mevcut fay hatları hatırlatılarak şunlara dikkat çekildi:
"Ülkemizde en son 2012 yılında güncellenen “Türkiye Diri fay Haritası” verilerine göre, deprem üretme potansiyeli taşıyan 485 adet diri fay olduğu belirlenmiştir. 24 kentimiz ve yüzlerce yerleşim merkezi bu fayların üzerinde veya yakınındadır. Yerleşim merkezlerinin bir çoğu, tarım alanlarına doğru genişlemesini sürdürürken öncelikli yerleşim alanlarının belirlenmesi amacı ile yapılması gereken İmar planına esas jeolojik jeoteknik etütler ve mikro bölgeleme çalışmaları henüz tamamlanmamış ve/veya güncellenmemiştir. Ülkemizde yapı güvenliği zemin ve temel etüt hizmetleri bakımından denetim dışıdır. Her ilin veya ilçenin kendi inisiyatifi ile geliştirdiği denetim mekanizmaları, bir süre sonra yasal altyapının olmaması nedeni ile çözülmekte, özellikle arazi çalışmaları denetim dışı kalmaktadır. Yapı denetim şirketleri içinde jeoloji mühendisliği meslek disiplininin kadrolu olarak yer almaması, denetim sisteminde büyük bir boşluk oluşturmaktadır.
Tüm bunlar ortadayken, Jeoloji mühendisleri olarak diyoruz ki;
-Deprem ve doğa kaynaklı diğer afetlerde can ve mal kaybı bu ülkenin kaderi olmaktan acilen çıkarılmalıdır,
-Ülke kaynakları, vakit kaybetmeden kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmalarına aktarılmalıdır,
-Birçok ilimizin ve irili ufaklı yerleşim merkezinin üzerinde bulunduğu diri faylar, konusunda uzman jeoloji mühendisleri tarafından “paleosismoloji” çalışmaları ile araştırılmalı, imar planlarına işlenmeli ve “fay yasası” acilen çıkarılmalıdır.
-Tarım arazileri, sulak alanlar ve ovalar zorunlu haller dışında imar planları dışına alınarak nitelikleri korunmalı, öncelikli yerleşim alanları için “İmar Planına Esas Jeolojik
-Jeoteknik Etütler” ve “Mikro Bölgeleme Etütleri” tamamlanmalı, var olanlar güncellenmelidir.
-Zemin ve temel etütlerinin denetimi için gerekli yasal altyapı tamamlanarak, jeoloji mühendislerinin “Yapı Denetim Sistemi” içerisinde kadrolu olarak yer alması sağlanmalıdır. Jeoloji Mühendisleri, sınırları yasalar ile çizilmiş “Yapı Denetim Sistemi”nin içinde yer almadığı sürece, Yapı güvenliği denetim dışı olmaya devam edecektir."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Büyükşehir’in afet hazırlığına ulusal standart onayı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yürütülen Beslenme...
Konaklı çocuklara Afet Farkındalık Atölyesi
Konak Belediyesi Çocuk Yaz Programı kapsamında Konaklı çocuklar için Afet Farkındalık Atölyesi...
Karşıyaka’da afetlere karşı gönüllü seferberliği büyüyor
Karşıyaka Belediyesi tarafından yürütülen “Karşıyaka Afet Gönüllüleri” projesinde 4. dönem için...
Çevre Haberleri
TümüBakan Yumaklı acı bilançoyu paylaştı: 3 günde 260 yangın!
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 29 Temmuz'dan bu yana ülke genelinde çıkan 260 yangına...
Kozak'ta başlayıp İzmir'e sıçramıştı: Son durum ne?
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Kozak bölgesinde başlayarak İzmir’e yayılan...
İzmir için alarm verildi: Orman yangını riski en yüksek...
İletişim Başkanlığı, yüksek hava sıcaklığı ve kuvvetli rüzgar nedeniyle orman yangını riskinin...
Bakan Yumaklı'dan müjde: Gömeç'teki yangın kontrol altında!
Balıkesir'in Gömeç ilçesinde üç gün önce başlayan orman yangını büyük oranda söndürüldü. Tarım...
Aydın'da yanan ormanda sıcaklık 440 dereceye ulaştı!
Aydın’ın Çine ilçesindeki orman yangınları ile mücadele sürüyor. Termal kameraların alevlerin...
Balıkesir Gömeç'te başlayan yangın, İzmir Bergama'ya ulaştı!
Balıkesir’in Gömeç ilçesinde başlayan orman yangını, kuvvetli rüzgarla İzmir’in Bergama ilçesi...
Yunanistan'daki orman yangınlarında can kaybı arttı: 3...
Yunanistan'da günlerdir devam eden orman yangınlarıyla mücadelede hayatını kaybeden...
Çeşmeliler, Sabancı'nın projesini yargıya taşıyacak!
Çeşme’de doğal sit ve tarım arazileri üzerinde kurulması amaçlanan GES projesine verilen “ÇED...
İzmir'e yağmur geliyor: İşte hafta sonu hava durumu...
Kuzeybatıdan gelen yağışlı sistem hafta sonu yurdun büyük bölümünde etkisini gösterecek. İzmir'e...
Datça’da yangına hızlı müdahale
Datça Emecik’te çıkan yangın ekiplerin ve vatandaşların ortak müdahalesiyle kontrol altına...
Başkan Tugay'dan iklim krizi çağrısı: Sorumluluk hepimizin
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay,...
İzmir'de Homeros Vadisi çevresinde yangın!
Bornova'da Homeros Vadisi çevresinde bulunan bir ormanda yangın çıktı.
