Egeli bilim insanları yıldızlararası ortamda bol miktarda yağ olduğunu keşfetti
Ege Üniversitesi, Avustralya’nın University of New South Wales (UNSW) ve Birleşik Krallık’ın Armagh Observatory and Planetarium (AOP) kurumlarından araştırmacılar işbirliğinde yapılan yeni bir çal
Ege Üniversitesi, Avustralya’nın University of New South Wales (UNSW) ve Birleşik Krallık’ın Armagh Observatory and Planetarium (AOP) kurumlarından araştırmacılar işbirliğinde yapılan yeni bir çalışmada, yıldızlararası karbonun ne kadarının alifatik formda olduğu belirlendi. TÜBİTAK desteği ile yapılan çalışmada yıldızlararası toz bünyesinde daha önce düşünülenden çok daha fazla “yağ benzeri” moleküller olduğu ortaya kondu. Araştırmanın bilimsel makalesi MNRAS’da (Monthly Notices of the Royal Astronomical Society) yayınlanarak, sonuç uluslararası basın kaynakları ve sosyal medya aracılığı ile duyuruldu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “İçinde yaşadığımız evren keşfedilmeyi bekliyor. Günümüzde gelişen teknolojiye bağlı olarak artan araştırma imkanlarıyla her gün astronomi ve uzay bilimleri alanında keşifler yapılıyor. Temel bilimlere büyük önem veren Üniversitemiz de bu alanda faaliyet göstermeye ve keşif yapmaya devam edecektir. Uluslararası kuruluşlarla üniversitemiz bilim insanlarının birlikte yürüttükleri bu proje dünya üniversitesi olma hedefinde yaptığımız çalışmaların bir örneği olmuştur. Sonuçları uluslararası basınında yankı oluşturmuş bu çalışmada yer alan Egeli bilim insanlarımızı kutluyor, UNSW ve AOP araştırmacılarına da üniversitemiz adına teşekkür ediyorum. Bu tür çalışmaların devamlılığı için her zaman destek vermeye hazırız” diye konuştu.
"İnsanlar, uzayda yaşam konulu çalışmaları çok merak ediyor”
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Başkan V. Prof. Dr. M. Serdar Evren, “Bölümümüz ilgi çekici çalışmalar yapıyor ve bu çalışmaların birçoğu toplumu doğrudan ilgilendiriyor. İnsanlar, uzayda yaşam konulu çalışmaları çok merak ediyor. Bölümümüz öğretim üyesi Prof. Dr. Melike Afşar’ın ve danışmanı olduğu doktora öğrencisi Burcu Günay’ın yer aldığı çalışmanın ilgi çekici içeriği birçok uluslararası haber ajansında yer almaya başladı. Üniversitemizin ve bölümümüzün adının bilimsel çalışmalarla yurt dışında bu şekilde duyuruluyor olması çok mutluluk verici. Dünya üzerinden başka bir gezegende hayat olup olmadığını anlayabilmek adına bu tür çalışmalar çok önemli” diye konuştu. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Astrofizik Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi Burcu Günay, karbonun, bilimsel modellere göre, evrende en bol bulunan dördüncü element olduğunu ifade etti. Günay, “Yıldızlararası ortamda bulunması gerektiğini düşündüğümüz karbonun yaklaşık yarısı; basit moleküller, serbest atomlar ve iyonlar olarak bulunmaktadır. Kalan kısım kimyasal olarak alifatik (örn. yağ) ve aromatik (örn. naftalin) hidrokarbonlar olmak üzere iki ana formda katı halde toz parçacıkları bünyesinde bulunmaktadır. Ancak yıldızlararası ortamdaki toz parçacıklarının içinde ne kadar karbon bulunduğu, gözlemsel olarak doğrudan saptanmasının zor olması nedeniyle tartışmalıdır. Gökadamızın evriminde gaz ve yıldızlar arasındaki malzeme döngüsü önemli rol oynamaktadır. Yıldız ve gezegen sistemleri oluşumu için hammadde, önceki nesil yıldızlar tarafından yıldızlararası ortama aktarılmıştır. Karbon, bu döngü içerisinde yaşamla ilişkili temel element olduğu için özel bir öneme sahiptir” dedi. Laboratuvarda yıldızlararası ortamda toz oluşumu koşullarına yakın koşullar oluşturarak, yıldızlararası tozla benzer özelliklere sahip malzeme üreten araştırmacılar, belirli bir kızılötesi dalga boyundaki ışığın (3.4 µm) her bir alifatik karbon atomu tarafından ne kadar güçlü bir şekilde soğurulduğunu belirlemek için kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ile nükleer manyetik rezonans spektroskopisini (NMR) birleştirdiler.
“Uzay, organik maddeler açısından oldukça zengin”
Burcu Günay, “Laboratuvarda bulduğumuz 3.4 µm alifatik karbon soğurma katsayısını kızılötesi teleskoplarla elde edile gözlemsel sonuçlara uyguladığımızda, yıldızlararası ortamda her bir milyon hidrojen atomu için 100 tane alifatik karbon atomu olduğunu yani Gökadamızda mevcut karbonun çeyrek ila yarısının yıldızlararası toz parçacıkları bünyesinde “yağ benzeri” moleküller halinde bulunduğunu saptadık. İçinde bulunduğumuz Samanyolu Gökadası için bu yaklaşık 1034 ton yağlı maddeye denk geliyor (10 milyar trilyon trilyon ton yağ). Bu sonuç, yıldızlararası karbonlu toz tanelerinin yapışkan özellikleri ile yıldız ve gezegen oluşumundaki rolleri ve hatta yaşamın kökeni için gerekli olan organik malzemelerin gezegen yüzeylerine dağılması ile ilişkilerini içeren soruları da beraberinde getirdi. Kendi yıldızımız Güneş’in varlığından önce, başka yıldızların varlığına bağlı olarak oluşmuş toz taneciklerinin günümüz Güneş Sisteminde meteorlar bünyesinde kalıntı halinde bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca NASA, yakın zamanda, 3 milyar yaşındaki Mars kayaçlarında organik moleküller keşfetmiştir. Güneş Sistemimiz oluştuktan sonra, yaşamı besleyen organik maddelerin, meteor ve kuyruklu yıldızlar tarafından genç gezegenlere taşınmış olma olasılığı düşünülmektedir. Ancak, şimdilik bu çalışma bizlere, derin uzayın yaşamla bağlantılı organik maddeler açısından oldukça zengin olduğunu göstermektedir. Bu organik maddelerin yıldızlararası ortamdaki madde döngüsü ile başka yıldız ve gezegen sistemlerine de taşınmış olması mümkündür” dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Buca’da çevre dostu adım
Buca Belediyesi’nin, çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla başlattığı bitkisel atık yağ...
Egeli madenciler ihracatını yılın ilk yarısında yüzde 12...
Egeli maden ihracatçıları 2026 yılının ilk altı ayını yüzde 12 artışla 767 milyon dolar...
Egeli yaş meyve sebze sektörü ihracatını 572 milyon...
Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran...
Eğitim Haberleri
Tümü2026 KPSS Ortaöğretim Sınavı Sona Erdi! 3 Milyona Yakın...
2026 KPSS Ortaöğretim sınavı sona erdi. Türkiye genelindeki 254 sınav merkezinde...
Maarif Modeliyle Sınava Hazırlıkta Deneme ve Kaynak...
Maarif Modeli’yle birlikte sınava hazırlıkta kaynak ve deneme seçimi yeniden önem kazanırken,...
Maarif Modeli YKS hazırlığını nasıl değiştiriyor? Konu...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte lise müfredatında beceri temelli...
2028 YKS nasıl olacak? Maarif Modeli sonrası bilinmesi...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan öğrenciler, 2028’de...
Dijital çalışmada yeni bir beceri: Doğrulama!
MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze, yapay zekâdan alınan...
Yapay zekâ YKS öğrencisinin çalışma asistanı olabilir mi?
Yapay zekâ, YKS hazırlığında soru çözümünden çalışma planına kadar...
Bir eğitim kurumunu uzman yapan nedir? Bilgisi, sistem ve...
Eğitimci Sertan Üze, bir eğitim kurumunu uzman yapan unsurların yalnızca öğretmen bilgisi ve...
Başarının perde arkasını Eğitimci Çiğdem anlattı!
Eğitimci Emre Çiğdem, yüksek başarının yalnızca yetenekle açıklanamayacağını belirterek çalışma...
Değişen dünyada eğitim nasıl etkileniyor? Eğitimci Üze,...
Sınav sistemleri, soru biçimleri ve teknoloji değişse de öğrencinin...
YKS sürecinde hedef nasıl belirlenmeli? Velinin rolü ne...
Eğitimci Emre Çiğdem, YKS sürecinde hedef belirlerken öğrencilerin ilgi alanları ve...
Sınav kaygısı neden olur? Uzmanından öğrencilere uyarı!
Sınav kaygısının öğrencilerin günlük yaşamını, uykusunu ve sınavlara katılımını ciddi biçimde...
Eğitimci Çiğdem’den YKS adaylarına kritik uyarı: Zaman...
Eğitimci Emre Çiğdem, öğrencilerin YKS sürecinde uzun zaman masa başında oturmaktansa derin bir...