Eğitimcilerden “Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi Kanunu” çıkışı: “Öğretmenler baskı altına alınacak”
Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi Kanunu taslak metninde tartışmalı düzenlemeler dikkat çekti. Mezunların kurulacak Milli Eğitim Akademisi’ndeki eğitimin ardından göreve atanması planlanıyor.
BirGün Gazetesi’nden Mustafa Bildircin’in haberine göre, TBMM’ye sunulması beklenen Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi Kanunu’nun taslak metninde sona gelindi.
Eğitimciler, eğitimdeki tahribatı daha da derinleştireceği öngörülen düzenlemelerin taslak metinde yer aldığını belirtti. Kanun ile öğretmen yetiştirmede eğitim fakültelerinin rolünün azaltılması, ağırlığın Milli Eğitim Akademisi’ne verilmesi planlandı.
Toplam 37 maddeden oluşan Öğretmenlik Mesleği ve Milli Eğitim Akademisi Kanunu’na yönelik taslak metin, son şeklini aldı. Kanun Teklifi’nin 3 Haziran haftasında TBMM’ye sunulacağı ifade edildi.
DÜZENLEMEDE ISRAR
Taslak metinde, eğitimcilerin tepkisine yol açan düzenlemeler yer aldı. Eğitim istihdamında ayrımcılığa yol açtığı gerekçesiyle tartışılan, “Öğretmenlikte kariyer basamakları” uygulamasından ise geri adım atılmadı. Öğretmenlik mesleği, “Öğretmen-Uzman Öğretmen” ve “Başöğretmen” olmak üzere üçe bölündü. Sözleşmeli öğretmenlik dahil, öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti olan ve “Kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası bulunmayan öğretmenlerin uzman öğretmenliğe başvurabileceği kaydedildi. Uzman öğretmenlik eğitimi için de Milli Eğitim Akademisi yetkili kılındı.
GÖREVE BAŞLAMAYA ENGEL
Kanuna yönelik hazırlanan taslak metindeki en tartışmalı madde, öğretmen yetiştirme uygulamasını düzenleyen madde oldu. Eğitim fakültelerinden ya da “MEB’in uygun bulduğu” bölümlerden mezun olanların direkt göreve başlamasının önü kapatıldı. Tartışmalı düzenlemede, mezunların Milli Eğitim Akademisi’ne alınarak iki sene eğitim verileceği bildirildi. Akademide eğitim alan öğretmenlerin, kurulacak komisyonun değerlendirmesinin ardından ancak göreve başlayabileceği vurgulandı. Milli Eğitim Akademisi’nden mezun olanların öğretmen değil, “Aday öğretmen” olarak atanabileceği, ancak üç yıl sonra, “Uygun bulunanların” kadro alabileceği öğrenildi.
ZORUNLU ROTASYON
Öğretmenlere zorunlu yer değişikliği dayatan düzenlemeye de taslak metinde yer verildi. Buna göre, öğretmenlerin atandıkları eğitim kurumunda en az üç, en fazla ise 12 eğitim yılı görev yapabileceği düzenlendi.
Eğitimci Yazar Ünal Özmen, taslak metindeki düzenlemelere yönelik BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. Kanun ile öğretmen yetiştirmenin eğitim fakültelerinin elinden alınacağını kaydeden Özmen, şunları söyledi:
“Bu düzenleme Anayasa’ya aykırı. Eğitimin teorik kısmı eğitim fakültelerine, mesleğin bilgi, beceri, tutum ve değer kısmı Milli Eğitim Bakanlığı'na bırakılıyor. MEB, yine bu kanunla kuracağı Milli Eğitim Akademisinde öğretmenleri yetiştirmeyi planlıyor. Ayrıca, Akademiden mezun olmayan öğretmenlik statüsüne sahip olamayacak. Bu durumda biyolojiden mezun olana biyolog, makine mühendisliği bölümünden mezun olana makine mühendisi diyebileceğiz fakat öğretmenlik bölümünden mezunu olana öğretmen diyemeyeceğiz. Böylece, ‘Atanamayan öğretmen’ sorunu da ortadan kalkmış olacak. Bu aynı zamanda özel okulların da öğretmenini Akademiden temin edeceği anlamına gelir.”
Özmen, MEB Akademisi’ndeki eğitimin ardından öğretmenlerin yine bir değerlendirmeye alınacak olmasına da tepki göstererek, “Yani öğretmen olabilmek yöneticinin onayına bağlı. Mülakat gibi keyfi değerlendirmenin adıdır” ifadelerini kullandı.
AHLAK BEKÇİLİĞİ
Taslağın, öğretmenlerin meslekten atılmasını gerektiren durumları düzenleyen 25’inci maddesindeki, "Müstehcenlik" ayrıntısı da dikkati çekti. Taslak metinde düzenlemeye ilgili, "657 sayılı Kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak kaydıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçları, hayâsızca hareketler, müstehcenlik, fuhuş suçları ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanların öğretmenliği sona erer" ifadesi kullanıldı. Maddede yer verilen, "Müstehcenlik" kelimesi, sınırları çizilmemesi itibarıyla "Öğretmenler sosyal yaşamlarında da baskı altına alınacak" yorumlarına yol açtı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Urla’da Gençlik ve Yaşam Akademisi için iş birliği
Urla Belediyesi ile Türk Eğitim Vakfı (TEV), gençlerin eğitim ve kişisel gelişim fırsatlarını...
İzmirli eğitimcilerden ortak yürüyüş: İl Milli Eğitim...
Şanlıurfa’da düzenlenen okul saldırısı sonrasında İzmir’de 7 sendika ortak basın açıklaması...
Menemen'de Öğretmenler Günü, dayanışma ve coşkuyla kutlandı
Öğretmenler Günü, Menemen'de dayanışma içinde kutlandı. Menemen Belediyesi tarafından öğretmenler...
Eğitim Haberleri
Tümü2026 KPSS Ortaöğretim Sınavı Sona Erdi! 3 Milyona Yakın...
2026 KPSS Ortaöğretim sınavı sona erdi. Türkiye genelindeki 254 sınav merkezinde...
Maarif Modeliyle Sınava Hazırlıkta Deneme ve Kaynak...
Maarif Modeli’yle birlikte sınava hazırlıkta kaynak ve deneme seçimi yeniden önem kazanırken,...
Maarif Modeli YKS hazırlığını nasıl değiştiriyor? Konu...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte lise müfredatında beceri temelli...
2028 YKS nasıl olacak? Maarif Modeli sonrası bilinmesi...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan öğrenciler, 2028’de...
Dijital çalışmada yeni bir beceri: Doğrulama!
MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze, yapay zekâdan alınan...
Yapay zekâ YKS öğrencisinin çalışma asistanı olabilir mi?
Yapay zekâ, YKS hazırlığında soru çözümünden çalışma planına kadar...
Bir eğitim kurumunu uzman yapan nedir? Bilgisi, sistem ve...
Eğitimci Sertan Üze, bir eğitim kurumunu uzman yapan unsurların yalnızca öğretmen bilgisi ve...
Başarının perde arkasını Eğitimci Çiğdem anlattı!
Eğitimci Emre Çiğdem, yüksek başarının yalnızca yetenekle açıklanamayacağını belirterek çalışma...
Değişen dünyada eğitim nasıl etkileniyor? Eğitimci Üze,...
Sınav sistemleri, soru biçimleri ve teknoloji değişse de öğrencinin...
YKS sürecinde hedef nasıl belirlenmeli? Velinin rolü ne...
Eğitimci Emre Çiğdem, YKS sürecinde hedef belirlerken öğrencilerin ilgi alanları ve...
Sınav kaygısı neden olur? Uzmanından öğrencilere uyarı!
Sınav kaygısının öğrencilerin günlük yaşamını, uykusunu ve sınavlara katılımını ciddi biçimde...
Eğitimci Çiğdem’den YKS adaylarına kritik uyarı: Zaman...
Eğitimci Emre Çiğdem, öğrencilerin YKS sürecinde uzun zaman masa başında oturmaktansa derin bir...