Eğitimcilerden dini vakıf protokollerine 'paralel yapı' tepkisi!
Eğitim İş Sendikası İzmir Şubesi, İzmir'de eğitim sisteminde yaşanan sorunlar ve eğitimcilerin yaşadıkları sıkıntılara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Eğitim İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Yılmaz Dalgalı, tarikat ve cemaatlerin eğitimde paralel bir yapı oluşturduğunu dile getirerek tepki gösterdi.
ÖMER FARUK ALTIN / EGE'YE BAKIŞ - Eğitim İş Sendikası İzmir Şubesi, bugün basın mensuplarıyla bir araya gelerek, İzmir'de eğitimcilerin yaşadıkları problemlere ve eğitim sistemindeki yanlış politikalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Toplantıda; Atatürk ve Atatürkçülüğün müfredattan eksiltilmesi, okullara liyakatsiz kadroların atanması ve eğitimdeki özelleştirme uygulamaları konuşulurken, ana gündemi TÜGVA, Ensar Vakfı ve İlim Yayma gibi dini değerleri ön planda tutan vakıf ve derneklerin eğitimdeki yapılanmaları oluşturdu.

Sendika adına konuşma yapan Eğitim İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Yılmaz Dalgalı, liyakatsiz ve torpil ile atanan yöneticilere yönelik eleştirilerde bulundu. Bu konuda zor bir dönemden geçtiklerini belirten Dalgalı, liyakatsiz yöneticilerin okullarda baskıcı yapılar oluşturduğuna dikkat çekti.
"YÖNETİCİLER, 'NASIL OLSA BANA BİR ŞEY OLMAZ' ANLAYIŞIYLA HAREKET EDİYORLAR"
Dalgalı, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bir yolsuzluğu ya da usulsüzlüğü ortaya çıkardığımızda, o idarecinin bir şekilde başka bir yerde yeniden görevlendirildiğini görüyoruz. Her türlü usulsüzlüğe rağmen sistem içinde korunabiliyorlar. Bu nedenle gerçekten çok zor bir dönemden geçiyoruz.
En büyük sorun olarak liyakatsiz yöneticileri görüyoruz. Yönetim bir vizyon ve misyon işidir. Ancak torpil ya da belli sendikalara mensubiyet üzerinden yapılan atamalar nedeniyle okullarda ciddi sorunlar yaşanıyor. Eskiden sadece mülakat vardı, sonra sınav artı mülakat geldi, şimdi sınav ve akademi modeli uygulanıyor. Ama sonuç değişmedi. Liyakatsiz yöneticiler okullarda baskıcı yapılar oluşturuyor.
Biz okullara gittiğimizde artık eğitimin sorunlarını konuşamaz hâle geldik. Öğretmenler odasında sürekli idarecilerin usulsüz uygulamaları konuşuluyor. Bu durum eğitimi doğrudan etkiliyor. Öğretmenin huzurlu olması gerekir ki sınıfa sağlıklı girsin. Ancak son dönemde baskılar o kadar arttı ki yöneticiler, “Nasıl olsa bana bir şey olmaz.” anlayışıyla hareket ediyor.
Bunu ülkenin en büyük sorunlarından biri olarak görüyoruz. Okul idaresi; öğretmenlerin ve çalışanların verimli olması, okul ortamının huzuru açısından çok kritik bir noktada. Buna rağmen yanlış uygulamalar devam ediyor"
"TEK TİP BİR MÜFREDAT DAYATILDI"
Konuşmasının devamında Dalgalı, eğitimdeki bir diğer önemli sorunun müfredatta yapılan değişiklikler olduğunu dile getirerek 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne yönelik eleştirilerde bulundu.
Dalgalı, öğrenci profilleri ve velilerin sosyoekonomik durumları gözetilmeden hazırlanan 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin eğitimcilere sorulmadan tek tip bir müfredat dayatıldığını belirterek, "Bir diğer büyük sorun yeni müfredat ve eğitim modeli. Tabanın, yani eğitim emekçilerinin görüşü alınmadan hazırlandı. Pilot uygulamalar yapılmadan hayata geçirildi ve şimdi sancılarını yaşıyoruz. İzmir’in merkezi bir okulu ile bir kenar mahallesindeki okulun koşulları aynı değil. Altyapılar, öğrenci profilleri ve velilerin sosyoekonomik durumu farklı. Bunlar gözetilmeden tek tip bir müfredat dayatıldı.
Müfredat yasalaştıktan sonra öğretmenlerden görüş alındı. Binlerce sayfa rapor hazırlandı ama iş işten geçmişti. En başta yapılması gereken en sona bırakıldı" diye konuştu.
"ATATÜRKÇÜLÜĞÜ EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIRMA ÇABASI"
Toplantının devamında, ortaokul 8'inci sınıfta okutulan Atatürk İlke ve İnkılapları derslerinde müfredatta eksiltmeler olduğunu ve bunu iktidarın yeni nesilleri Atatürkçü bir eğitimden uzaklaştırma çabası olduğunu dile getirerek, "Atatürk İlke ve İnkılapları derslerinde ciddi sadeleştirmeye gidildi. Ortaokul 8. sınıfta okutulan derslerde, “Lisede tekrar ediliyor.” gerekçesiyle içerik azaltıldı. Bu, Atatürkçülüğü eğitimden uzaklaştırma çabasının bir parçasıdır" ifadelerine yer verildi.
"ÖĞRETMEN OKULDA, İMAM CAMİDE OLUR"
Toplantının ana gündemini ise TÜRGEV, TÜGVA, Ensar, İlim Yayma gibi bilimsel eğitimden uzak maneviyatı ön plana alan vakıflarla Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokollere tepki gösterildi. Bu tür protokollerin cemaat ve tarikatları okullara sokmak olarak değerlendiren Dalgalı, “Değerler eğitimi” adı altında çevre ve doğa gibi kavramlar yok; imamlar, vaizler, manevi danışmanlar okullara giriyor. Eğitim psikolojisi ya da pedagojik formasyonu olmayan kişiler ders anlatıyor.
Bornova bu uygulamaların pilot ilçelerinden biriydi. İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü önünde büyük bir eylem yaptık. Öğretmenler birlik oldu. Dedik ki: Öğretmen okulda, imam camide olur. Bu kadar net" diye konuştu.
Bu tür protokollere tepki gösteren öğretmenlere yönelik baskılar olduğunu dile getiren Dalgalı, okullarda paralel birer yapı oluşturulduğunu vurguladı.
"BORNOVA'DA ŞU AN HİÇBİR OKULA İMAM GİREMİYOR"
Dalgalı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Bu protokollerin çoğu bakanlık düzeyinde yapıldığı için yerelde direnç gösteren öğretmenler baskı görebiliyor. Ama biz haberleştirdiğimizde, kamuoyu baskısı oluştuğunda geri adım atıldığını da gördük. Örneğin TÜGVA’nın bir okulda broşür dağıtması haber olduktan sonra, o okulda bir daha faaliyet gösteremediler.
Bornova’da şu an hiçbir okula imam giremiyor. Yasal dayanağı olmasına rağmen fiilen engellendi. Çünkü baskı oluşturduk.
Okullarda adeta paralel bir yapı oluşmuş durumda. Vakıf temsilcileri il millî eğitim müdürü gibi davranıyor, okul müdürleri korkudan boyun eğiyor. Bilal Erdoğan’ın eğitimle ilgili açıklamaları bile Millî Eğitim Bakanı gibi algılanıyor"
"KAYNAKLAR İMAM HATİPLERE AKTARILIYOR, DİĞER OKULLAR İHMAL EDİLİYOR"
Toplantıda, norm kadro mağru eğitimcilere değinen Dalgalı, "Bir diğer büyük sorun norm kadro mağduriyetleri. Öğretmenler, aile düzenleri hiçe sayılarak başka ilçelere gönderiliyor. Bununla ilgili defalarca eylem yaptık ama üyelerimizin dahi eylemlere katılmakta çekindiğini görüyoruz. Korku toplumu yaratıldı.
Bornova’daki okul dağılımı da adaletsiz. Bazı imam hatip okulları bomboşken, merkezi okullarda sınıflar tıklım tıklım. Kaynaklar imam hatiplere aktarılıyor, diğer okullar ihmal ediliyor" dedi.
"ÖDÜL VE CEZA SİSTEMİNDE SENDİKAL AYRIMCILIK VAR"
Dalgalı konuşmasının sonunda, iktidara yakın sendikaya üye olan eğitimcilerin cezalandırıldıklarını da dile getirdiği konuşmasında, "Ödül ve ceza sisteminde de sendikal ayrımcılık var. Yetkili sendikaya üye olanlar korunuyor, diğer sendikalara üye olanlar ise kolayca cezalandırılıyor. Ödüllerin büyük bölümü idarecilere ve belirli sendika üyelerine veriliyor.
Tüm bunlar öğretmenleri yalnızlaştırıyor, korkutuyor ve örgütlü mücadeleyi zorlaştırıyor. Velilerle ortak bir mücadele zemini oluşturmak istedik ancak ne yazık ki yeterli karşılık bulamadık. Oysa veliler işin içine girdiğinde tablo tamamen değişebilir" ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
İran’da yeni dini lider seçildi, isim açıklanmadı!
ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan savaşın dokuzuncu gününde İran’da kritik bir gelişme...
İzmir’de eğitimcilerden okul saldırılarına tepki:...
İzmir’de eğitimciler, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda meydana gelen silahlı saldırıların...
Zeki Karaoğlu'ndan ülke mirasına büyük hizmet: Zeki...
Buca’da uzun yıllardır yaşayan, iş insanı, koleksiyoner ve vakıf başkanı Zeki Karaoğlu ile...
Eğitim Haberleri
TümüYKS sürecinde hedef nasıl belirlenir? Eğitimci Üze'den...
YKS’de aynı netin her yıl aynı sıralamayı getirmediğine dikkat çeken...
YKS’de Çok Kaynak mı, Doğru Kaynak mı?
YKS hazırlığında çok sayıda kaynak kullanmak yerine öğrencinin seviyesine ve...
Sertan Üze’den YKS denemeleri için analiz uyarısı
YKS hazırlığında farklı yayınevlerinin denemelerini çözmenin önemine dikkat çeken Eğitimci...
Deneme sonuçları nasıl okunmalı? Eğitimci Çiğdem'den...
YKS ve LGS hazırlığında deneme sayısının tek başına yeterli olmadığını...
Eğitimci Üze’den sınav sürecinde odaklanma önerileri
YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrencilerin sık yaşadığı dikkat dağınıklığı ve...
2026 KPSS Ortaöğretim Sınavı Sona Erdi! 3 Milyona Yakın...
2026 KPSS Ortaöğretim sınavı sona erdi. Türkiye genelindeki 254 sınav merkezinde...
Maarif Modeliyle Sınava Hazırlıkta Deneme ve Kaynak...
Maarif Modeli’yle birlikte sınava hazırlıkta kaynak ve deneme seçimi yeniden önem kazanırken,...
Maarif Modeli YKS hazırlığını nasıl değiştiriyor? Konu...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte lise müfredatında beceri temelli...
2028 YKS nasıl olacak? Maarif Modeli sonrası bilinmesi...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan öğrenciler, 2028’de...
Dijital çalışmada yeni bir beceri: Doğrulama!
MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze, yapay zekâdan alınan...
Yapay zekâ YKS öğrencisinin çalışma asistanı olabilir mi?
Yapay zekâ, YKS hazırlığında soru çözümünden çalışma planına kadar...
Bir eğitim kurumunu uzman yapan nedir? Bilgisi, sistem ve...
Eğitimci Sertan Üze, bir eğitim kurumunu uzman yapan unsurların yalnızca öğretmen bilgisi ve...