Kırtasiye fiyatları cep yakmaya devam ediyor: Eğitimcilerden hükümete 'eşit eğitim' çağrısı!
Okulların açılmasına sayılı günler kala kırtasiye fiyatlarındaki artış vatandaşların cebini yakmaya devam ediyor. Artan kırtasiye masraflarına karşılık Eğitim Sen, İzmir’de İl Milli Eğitim Bakanlığı önünde bir araya gelerek konuya ilişkin eleştirilerde bulunarak taleplerini sıraladı.
ÖMER FARUK ALTIN/EGE’YE BAKIŞ - Eğitim-Sen, okulların açılmasına iki gün kala artan kırtasiye fiyatlarına tepki göstermek amacıyla İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın metnini sendika adına Eğitim-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Zeliha Danyeli okudu.

"BİRÇOK VELİ EN TEMEL İHTİYAÇLARI BİLE KARŞILAYAMAZ HALE GELMİŞ DURUMDADIR"
Fiyatların geçen yıla oranla yüzde 60'ı aşan bir artış meydana geldiğini dile getiren Danyeli şu ifadeleri kullandı:
“2025-26 eğitim-öğretim yılında velilerin en büyük kaygılarından biri, çocuklarının okul çantalarını kaç TL’ye doldurabilecekleri sorusudur. Geçtiğimiz yıl zaten yüksek olan kırtasiye fiyatları, bu yıl da yüzde 60’ları aşan artışlarla daha da ağırlaşmıştır. Defterden kaleme, boyadan çantaya kadar her kalem ürün aile bütçesini zorlarken, ilkokul seviyesindeki bir öğrencinin çantası ortalama 2.800–3.800 liraya, ortaokul ve lise seviyesindeki bir öğrencinin çantası ise 4.000–5.800 liraya dolmaktadır. Bu rakamlar, dar gelirli ailelerin çocukları açısından eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirirken, kamusal destek olmadan nitelikli ve eşit eğitim hakkının her geçen gün daha da zorlaştığını göstermektedir.
2024/25 ve 2025/26 eğitim-öğretim yıllarına ait kırtasiye sepeti karşılaştırması, aileler üzerindeki yükün her geçen yıl nasıl ağırlaştığını göstermektedir. Detaylara bakıldığında, özellikle ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin ihtiyaçları maliyeti daha da yukarı çekmektedir. Çanta, defter ve kalem gibi temel malzemeler her iki düzeyde de bulunurken; lise öğrencileri için dosya-klasör, daha fazla defter ve farklı kalem türleri gibi ek gereksinimler bütçeyi katlamaktadır. İlkokul sepetinde 2.800–3.800 TL arasında seyreden maliyet, lisede 4.000 TL’yi aşmakta ve 5.800 TL’ye kadar çıkabilmektedir. Bu tablo, çocuk büyüdükçe ve eğitim kademesi yükseldikçe ailelerin maruz kaldığı maddi yükün de katlanarak arttığını göstermektedir.
TÜİK’e göre resmi enflasyon Ağustos 2024’te yüzde 51,97 iken Ağustos 2025’te yüzde 33’e gerilemiştir. Ancak eğitim masraflarındaki ortalama artış %60’ın üzerindedir. Özellikle birden fazla çocuğu olan aileler için yük katlanarak büyüyor. Birçok veli en temel ihtiyaçları bile karşılayamaz hale gelmiş durumdadır. Büyükşehirlerde masraflar çok daha da yüksektir. Veliler her geçen yıl ağırlaşan eğitim masraflarını karşılayabilmek için ya borçlanmakta ya da başka temel ihtiyaçlarından feragat etmektedir.
Eğitim masraflarında yaşanan artışların ekonomik boyutu son derece çarpıcıdır. Asgari ücretli bir aile için sadece bir öğrencinin kırtasiye masrafı, aylık gelirinin yüzde 15-20’sine denk gelmektedir. Üstelik bu hesaplamalara okul servisi, yemek, kıyafet gibi ek giderler dahil değildir. Dolayısıyla, kamusal ve eşitlikçi bir eğitim hakkı, en temel düzeyde bile ailelerin omuzlarına ağır bir maliyet yüklenerek fiilen ortadan kaldırılmaktadır. Çocukların defter ve kalem gibi en basit ihtiyaçlarını karşılamak dahi ciddi bir ekonomik planlama gerektirir hale gelmiştir.
Yukarıdaki tablolar kırtasiye masraflarındaki artışın sadece ekonomik bir mesele olmadığını, aynı zamanda çocukların eğitim hakkından eşit koşullarda yararlanmadığını gösteren ve eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştiren politik bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Eğer devlet kamusal bir sorumluluk üstlenmez, öğrencilere ücretsiz veya destekli kırtasiye sağlamazsa, düşük gelirli ailelerin çocukları okula eksik malzemelerle gitmek zorunda kalacak ve bu durum onların eğitim sürecinde geri kalmalarına neden olacaktır. Kamusal eğitim anlayışı gereği, her öğrencinin eşit koşullarda eğitim görmesi bir hak, bu hakkı garanti altına almak da devletin temel sorumluluğudur"
"HER ÖĞRENCİYE EŞİT, ÜCRETSİZ VE NİTELİKLİ EĞİTİM İMKANI SUNULMAKTADIR"
Açıklamasının devamında, eşit eğitim vurgusu yapan Danyeli, "Eğitim, her çocuğun anayasal hakkıdır ve bu hak hiçbir koşulda velilerin ekonomik gücüne bağlı hale getirilemez. Ancak bugün gelinen noktada, en temel okul ihtiyaçlarının dahi fahiş fiyatlara ulaşması, çocukların eğitim hakkını fiilen tehdit eder hale gelmiştir. Devletin görevi, bu hakkı sadece kâğıt üzerinde tanımak değil, gerçek yaşamda da güvence altına almaktır. Bu nedenle kırtasiye, okul çantası ve diğer eğitim giderleri konusunda kamusal destek sağlanmalı; her öğrenciye eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim imkânı sunulmalıdır. Aksi halde eğitimde var olan eşitsizlikler daha da derinleşecek, çocuk ve gençlerin geleceği tamamen piyasaya teslim edilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı.
"AİLE İÇİN BÜYÜK BİR YÜK HALİNE GELMİŞTİR"
Öğrencilerin temel ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurgulayan Danyeli, "Eğitim, anayasal bir hak olduğuna göre öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılanması da devletin asli görevidir. Bugün veliler, okul kıyafetinden deftere, kalemden beslenme çantasına kadar en temel masrafları kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kalmaktadır. Artan enflasyon ve derinleşen yoksulluk koşullarında bu durum milyonlarca aile için büyük bir yük haline gelmiştir. Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklar için kırtasiye malzemeleri, okul çantası ve temel ihtiyaçların ücretsiz sağlanması devletin sorumluluğu olmalıdır. Bu adım hem velilerin ekonomik yükünü hafifletecek hem de her çocuğun eşit şartlarda eğitim alabilmesinin önünü açacaktır. Eğitim, hiçbir biçimde piyasa kurallarına terk edilemeyecek kadar temel ve yaşamsal bir haktır. Ne yazık ki yıllardır uygulanan piyasacı eğitim politikaları, okulları ticarethane, velileri ise müşteri konumuna itmiştir. Oysa eğitim ticari bir faaliyet değil, toplumsal bir hizmettir. Bu nedenle eğitimin her kademesinde kamu hizmeti anlayışı esas alınmalı, devlet tüm yurttaşlara eşit, ücretsiz ve nitelikli eğitim sunma sorumluluğunu yerine getirmelidir. Ancak bu şekilde farklı toplumsal kesimlerden çocuklar eşit koşullarda eğitim görebilir ve fırsat eşitsizliği ortadan kaldırılabilir" diye konuştu.

"EĞİTİME YETERLİ KAYNAK AYIRMAK SADECE BİR EĞİTİM POLİTİKASI DEĞİLDİR"
Eğitime ayrılan bütçenin en az iki katına çıkarılması gerektiğin ifade eden Danyeli, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı:
"Bugün eğitime ayrılan bütçe, öğrencilerin ve okulların ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzaktır. Kaynak yetersizliği nedeniyle birçok okul, velilerden “bağış” adı altında para toplamaya zorlanmakta; bu da eğitimde eşitsizlikleri derinleştirmektedir. Eğitim hakkı, velilerin maddi katkılarına değil, devletin bütçeden ayırdığı kaynağa dayanmalıdır. Bunun için eğitim bütçesi acilen en az iki kat artırılmalı, her okulun ihtiyacına uygun ödenek sağlanmalı ve bağış uygulamaları kesin biçimde yasaklanmalıdır. Ancak bu şekilde velilerin sırtına yıkılan ekonomik yük hafifletilebilir ve kamusal eğitim anlayışı güçlendirilebilir.
Kamusal eğitimin güçlendirilmesi, velilerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Eğitime yeterli kaynak ayırmak sadece bir eğitim politikası değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur"
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Çiğli Belediyesi’nden Öğrencilere Kırtasiye Desteği
Çiğli Belediyesi, çocukların eğitim yolculuğunu destekleyen çalışmalarına bir yenisini daha...
Efes Selçuk’ta Eğitim Dayanışması Büyüyor: Öğrencilere Ve...
Efes Selçuk Belediyesi, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı’nda da sosyal belediyecilik...
Büyükşehir’den 100 milyon TL’lik kırtasiye desteği
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik kırtasiye desteğini bu...
Eğitim Haberleri
TümüYKS sürecinde hedef nasıl belirlenir? Eğitimci Üze'den...
YKS’de aynı netin her yıl aynı sıralamayı getirmediğine dikkat çeken...
YKS’de Çok Kaynak mı, Doğru Kaynak mı?
YKS hazırlığında çok sayıda kaynak kullanmak yerine öğrencinin seviyesine ve...
Sertan Üze’den YKS denemeleri için analiz uyarısı
YKS hazırlığında farklı yayınevlerinin denemelerini çözmenin önemine dikkat çeken Eğitimci...
Deneme sonuçları nasıl okunmalı? Eğitimci Çiğdem'den...
YKS ve LGS hazırlığında deneme sayısının tek başına yeterli olmadığını...
Eğitimci Üze’den sınav sürecinde odaklanma önerileri
YKS ve LGS’ye hazırlanan öğrencilerin sık yaşadığı dikkat dağınıklığı ve...
2026 KPSS Ortaöğretim Sınavı Sona Erdi! 3 Milyona Yakın...
2026 KPSS Ortaöğretim sınavı sona erdi. Türkiye genelindeki 254 sınav merkezinde...
Maarif Modeliyle Sınava Hazırlıkta Deneme ve Kaynak...
Maarif Modeli’yle birlikte sınava hazırlıkta kaynak ve deneme seçimi yeniden önem kazanırken,...
Maarif Modeli YKS hazırlığını nasıl değiştiriyor? Konu...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile birlikte lise müfredatında beceri temelli...
2028 YKS nasıl olacak? Maarif Modeli sonrası bilinmesi...
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile lise eğitimine başlayan öğrenciler, 2028’de...
Dijital çalışmada yeni bir beceri: Doğrulama!
MAKSİMUM VİP Akademi Kurucusu Eğitimci Sertan Üze, yapay zekâdan alınan...
Yapay zekâ YKS öğrencisinin çalışma asistanı olabilir mi?
Yapay zekâ, YKS hazırlığında soru çözümünden çalışma planına kadar...
Bir eğitim kurumunu uzman yapan nedir? Bilgisi, sistem ve...
Eğitimci Sertan Üze, bir eğitim kurumunu uzman yapan unsurların yalnızca öğretmen bilgisi ve...