DEÜ Rektörlüğü'nden Barış Akademisyenleri hakkında flaş açıklama!
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörülüğü, Anayasa Mahkemesi'nin Barış İçin Akademisyenler Bildirisine imza atan akademisyen hakkında aldığı karar için yazılı bir açıklama yapıldı
Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından, Anayasa Mahkemesi'nin Barış İçin Akademisyenler Bildirisine imza atan akademisyen hakkında aldığı kararı eleştiren bir açıklama yapıldı. Üniversiteden gönderilen açıklama şu şekilde:
"Barış İçin Akademisyenler Bildirisine imza atan akademisyen kimliğine sahip bazı kişilerin terör örgütü propagandası yapma suçundan aldıkları cezaları ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendiren Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, hem hukukun özgürlük adına koyduğu sınırları ortadan kaldırmış hem de aziz milletimizi derinden üzecek bir karara imza atmıştır. Konuya ilişkin düşüncemiz özetle şöyledir:
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele kapsamında 2015 ve 2016 yıllarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı şehirlerde PKK ve benzeri terör örgütlerine yönelik yürüttüğü operasyonlara ilişkin olarak akademisyen kimliğine sahip bazı kişiler, ‘Barış İçin Akademisyenler Bildirisi veya Bu Suça Ortak Olmayacağız Bildirisi’ni yayınlanmıştır. İki binden fazla kişinin imzaladığı bu metin ile yapılan operasyonların gerekçesine ve amacına bakmaksızın devletin çatışma, operasyon ve sokağa çıkma yasaklarına derhal son vermesi çağrısında bulunulmuştur. Sonrasında ise bu kişilerden bazıları hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan davalar açılmış ve bunlara çeşitli cezalar verilmiştir. Bu noktada söz konusu kişilerin ifade özgürlüğünün ihlali iddiasıyla yaptıkları başvuruları değerlendiren Anayasa Mahkemesi’, Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir. Toplum nezdinde vicdanları rahatsız eden bu kararın gerekçesi ise bize göre son derece düşündürücüdür.
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki yapılan açıklamadaki, “Anayasa Mahkemesi son kırk yıldır ülkenin büyük kısmında olağanüstü hâl ilan edilmesini gerektiren, can kayıplarına yol açan terör olaylarının meydana geldiği bölgedeki, güvenlik durumunu ciddileştirecek sözler ve eylemler konusundaki endişelerin bilincindedir” ifadesi, yapılan değerlendirmenin başlangıç noktası ile alınan kararın arasındaki uyumsuzluğu açıkça ortaya koymaktadır. Bir mahkeme, fikirlerin insan hayatını tehdit etmediği varsayımına dayanarak birey ve toplum hayatını doğrudan etkileyen gerçekleri, göz ardı etmemelidir. Hal böyleyken; güvenlik riski ve terör tehdidi altında bulunan insanların hayatını korumakla mükellef olan devletin aldığı bir takım önlemleri yok saymak; masum insanları ve devletin güvenlik güçlerini hedef gösteren çağrıları ifade özgürlüğü sınırlarında kabul etmek mantıklı değildir. Bunu ifade özgürlüğü altında düşünmek, eylemi gösterilmeyen davranışı kelimelerle yönlendirmektir. Diğer bir husus ise bu açıklamaya imza atan kişiler, bağlı oldukları kanunlarla zaten devletin tarafında olduklarını; aklın ve bilimin yolunda insanlığın geleceği için çalışacaklarını hukuken kabul etmişlerdir. Bunu bilerek, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde akademisyen olarak çalışmak; sonrasında ise bu yapıyı yok saymak, iddia sahipleri açısından zaten başlı başına tutarsızlıktır. Bu durumu kendine göre yorumlamak ise adaleti sağlamaz ve kişiyi haklı da çıkarmaz. Anayasa Mahkemesinin aldığı karar da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.
Binlerce vatandaşımızın hayatına mal olan ve yıllardır süregelen bir durumu, ifade özgürlüğü içinde düşünmek ve o metindeki satır arasına gizlenmiş ‘derhal’ kelimesi gibi ifadeleri yok saymak, hayatın olağan akışına uygun değildir. Devlet, kendisini var eden bütün vatandaşların temsilcisidir. Bu yapıya kelimeler üzerinden şart koşmak, açık ve net bir tehdit ifadesidir. Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye’nin bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü hüküm altına almaya çalışan ve kendini devlet ile eş sayan ifadeyi, bu noktada özgürlük olarak değerlendirmesi son derece yanlıştır.
Aziz milletimizin binlerce şehit verdiği bu topraklarda; ifade özgürlüğü altında insanların varlığını yok sayacak; halkımıza tehdit oluşturacak bütün eylemleri, fikirleri ve kararları şiddetle kınadığımızı bir kez daha belirtmek istiyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bu karara rağmen birlik ve beraberliğimize her zaman sahip çıkmaya devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
DEÜ'ye siber saldırı girişimi: Rektörlükten açıklama geldi!
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), bilgi sistemlerine yönelik siber saldırı girişiminin...
Latife Hanım Köşkü için Karşıyaka Belediyesi'nden flaş...
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka Belediyesi’ni karşı karşıya getiren Latife Hanım Köşkü...
Ceza, İzmir’den barış mesajı verdi
İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Çim Konserleri serisi, ünlü rap sanatçısı Ceza...
Eğitim Haberleri
TümüRandevusu Olmayan Okula Giremeyecek: Veliler İçin Yeni...
Milli Eğitim Bakanlığı, velilerin okul yönetimi ve öğretmenlerle daha düzenli iletişim...
Deneme sınavı sonrası neler yapılmalı? Eğitimci Üze’den...
YKS’ye hazırlık sürecinde öğrenciler pek çok deneme sınavına giriyor. Bu deneme sınavlarında...
AYT hazırlığında kritik uyarı: Konuyu bitirmek yetmiyor!
AYT hazırlığında konu anlatımını tamamlamanın tek başına yeterli olmadığını belirten...
TYT netleri neden ilerlemez? Çok soru her zaman çözüm değil!
TYT hazırlığında netlerin belirli bir seviyede takılması öğrencilerin en sık yaşadığı...
YKS’de ilk 90 gün uyarısı: Konu değil sistem kurun!
YKS hazırlığında ilk 90 günün yalnızca konu yetiştirme dönemi olarak görülmemesi gerektiğini...
Eğitimci Üze uyardı: Kurum seçerken 'yorum' tuzağına dikkat!
Eğitim kurumu seçerken Google yorumları ve başarı sıralamalarının tek başına yeterli...
MBA Dokuz Eylül Kampüsü yeni eğitim yılına muhteşem başladı
MBA Dokuz Eylül Kampüsü, 2026-2027 eğitim öğretim yılına öğrencilerin yüzünü güldüren renkli bir...
Kurs mu özel ders mi? Eğitimci Çiğdem'den velilere uyarı!
YKS ve LGS hazırlığında kurs ve özel ders tercihinin öğrencinin ihtiyaçlarına göre...
Eğitimci Üze'den 'öğrencilere' çağrı: Kurs yeri seçerken...
Kurs görüşmelerinde velilerin sorduğu ücret, program ve başarı sorularının yanı sıra öğrencinin...
Eğitim-Bir-Sen’den MEB’e çağrı: Zorlama ve dayatmalardan...
Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Ali Kaya, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması...
Eğitimci Üze’den velilere LGS uyarısı: Kurum seçerken...
LGS hazırlık sürecinde kurum seçiminin yalnızca akademik başarıyla değerlendirilmemesi...
İzmir’de yeni eğitim yılı öncesi dikkat çeken tablo: 3...
Eğitim Sen İzmir Şubeleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde kentteki okulların...